İçeriğe geç

Kefen ve Kadife

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Kefen ve Kadife

Bölüm 7

6. BÖLÜM: EN KARANLIK PLAN VE RESMİ SAVAŞ

Mila’nın o minicik, fırfırlı sarı elbiseleriyle bahçede koşuşturduğu o huzurlu yaz günleri hızla akıp giderken, benim dünyamdaki tehlike çanları hiç susmuyordu. İstihbarat ağım güçlüydü. Moskova’daki diğer çetelerin, o acımasız düşmanlarımın kulağına malikanemde sakladığım bir "zayıf noktam" olduğu fısıltısı gitmişti. Nikolai Petrov’un hayatında ilk kez değer verdiği bir canlının olduğunu öğrenmişlerdi.

Çalışma odamda, masamın başında oturmuş viskimi yudumlarken sağ kolum Dimitri içeri girdi. Yüzü kireç gibiydi. "Efendim," dedi çekinerek. "Sokaktaki adamlarımızdan haber geldi. Petrov çetesi malikanenin çevresinde dolanıyor. Mila Hanım’ı sormaya başlamışlar. İşin kötüsü... Kızın reşit olmadığını, 16 yaşında olduğunu öğrenmişler. Polise ya da çocuk esirgeme kurumlarına ihbar edip onu elinizden yasal yollarla almakla tehdit ediyorlar."

Elimdeki viski bardağını masaya öyle bir vurdum ki, kalın cam çatırdadı. "Benim olanı benden yasal yollarla mı alacaklar?" diye kükredim. 2 metre 34 santimlik cüssemle ayağa kalktığımda odadaki hava buz kesti. "O daha bir bebek! Onun zihni çocuk! Onu o şerefsizlerin eline mi bırakacağım?"

Mila daha 16 yaşındaydı. Resmiyet, kanunlar, devlet... Benim gibi yeraltı dünyasının kralı olan bir adam için bile bu yaş sınırı büyük bir sorundu. Eğer düşmanlarım devleti ve çocuk esirgeme kurumlarını devreye sokarsa, Mila’yı bu malikaneden, o çok sevdiği pembe beşiğinden koparıp alırlardı. O yabancıların arasında, o bebek haliyle ne yapardı? Korkudan ölürdü. Buna asla izin veremezdim. Onu korumamın tek bir yolu vardı: Onu tamamen, yasal olarak kendi soyadıma geçirmek. Kendi üzerime almak.

"Mila bu işe hiç girmeyecek," dedim Dimitri’ye dönerek, buz mavisi gözlerimi dikerek. "Onun ruhu bile duymayacak. Gelinlikmiş, düğünmüş, nikah masasıymış... Bunların hiçbirini görmeyecek. O odasında oyuncaklarıyla oynarken, ben bu işi resmiyette bitireceğim."

Ertesi gün, Moskova’nın en yüksek rütbeli, parayla satın aldığım resmi memurlarını ve avukatlarımı malikaneye çağırttım. Ne bir davetli vardı, ne de lüks bir organizasyon. Sadece benim büyük çalışma masamın üzerinde duran resmi evraklar vardı. Mila’yı yasal olarak tamamen korumam altına alacak, onu benim "resmi eşim" yapacak ama aslında onu sadece benim soyadımla koruyacak o kağıtlar masadaydı. 16 yaşında olduğu için araya soktuğum rüşvetler ve sahte mahkeme izinleri de hazırdı.

Mila o sırada üst katta, yeni alınan fırfırlı pembe tulumunun içinde, ağzında emziğiyle dev tavşanına mama yedirmeye çalışıyordu. Dünyadan, dışarıdaki o kirli yasal savaşlardan tamamen habersizdi.

Aşağıda ise ben, o dev ellerimle kalemi kavradım. Sert bir hamleyle imzamı nikah kağıdına attım. Resmi mühürler basıldı. O andan itibaren Mila, resmiyette benim korumam altındaydı. Artık ne bir polis, ne bir çocuk esirgeme kurumu ne de bir düşman ona elini sürebilirdi. Ona dokunmaya kalkan, Rusya'nın en tehlikeli mafya babasını karşısında bulurdu.

Evrakları kaldırttıktan sonra yavaş adımlarla üst kata çıktım. Mila’nın odasının kapısını araladım. Beni görünce emziğini ağzından çıkarıp o minicik ellerini havaya kaldırdı: "Niko! Bak, tavşan acıkmış, süt içiyor!"

Yanına gittim, o 1.42’lik minnoş gövdesini kucağıma alıp göğsüme bastırdım. Saçlarının arasına derin bir öpücük kondurdum. "Sütünü içsin bakalım ufaklık," dedim içimden gelen bir rahatlamayla. "Artık seni benden kimse alamaz. Kimse."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.