İçeriğe geç

Kedi Kız

Bölüm 30 · 2 dk okuma

Kedi Kız

Bölüm 30

Bölüm 30- Dert Ortakları

Eve gitmek istemedim.

Ayaz bir süre yanımda yürüdü ama kapının önüne gelince durdum.

“Tamam,” dedim yavaşça. “Buradan sonra giderim.”

Kaşını kaldırdı.

“Emin misin benekli?”

“Evet.”

Bir an baktı bana.

Sanki bir şey diyecekmiş gibi oldu… ama demedi.

“Tamam,” dedi sonunda. “Ama yarın okulda yoksan gelip alırım.”

Gözlerimi devirdim.

“Tehdit mi bu?”

“Yok,” dedi sırıtıp. “Söz.”

İstemeden hafifçe gülümsedim.

“İyi geceler Ayaz.”

“İyi geceler benekli.”

Arkamı döndüm.

Ama eve girmek yerine…

Ayaklarım beni başka bir yere götürdü.

Kapıyı çaldım.

Daha ikinci tıkta kapı açıldı.

“LARAAAAA!”

Neşe üstüme atladı resmen.

“LAN NEREDEYDİN SEN, TELEFONUNA ULAŞAMIYORUM, ÖLDÜM SANDIM—”

“Neşe…” dedim yorgun bir sesle.

Bir anda sustu.

Yüzüme baktı.

Gözleri büyüdü.

“Sen… ağladın mı?”

Cevap vermedim.

Sadece sarıldım.

Sıkıca.

Neşe bir saniye dondu.

Sonra o da sarıldı.

“Kim yaptı?” dedi hemen. “Söyle, saçını başını yolayım.”

İçeri girdik.

Salonda biri daha vardı.

Eymen.

Her zamanki gibi sakin, koltuğa yaslanmış, ama bakışları direkt üzerimde.

“Hoş geldin Lara,” dedi kısa bir şekilde.

Başımı salladım.

“Hoş bulduk.”

Neşe beni koltuğa oturttu.

“Anlat,” dedi hemen. “Kim? Ne oldu? Nerede? Detay ver.”

Derin bir nefes aldım.

“Yıldız…” dedim.

Neşe’nin gözleri parladı.

“O çocuk mu? AY NİHAYET BULUŞTUNUZ MU? NASILDI? YAKIŞIKLI MIYDI? BOYU KAÇTI—”

“Baran’mış.”

Sessizlik.

Neşe dondu.

“...ne?”

Eymen doğruldu.

“Tekrar söyle.”

Gözlerimi kapattım.

“Yıldız… Baran.”

Neşe’nin ağzı açık kaldı.

“ŞAKA YAPIYORSUN.”

Başımı salladım.

“Keşke.”

Eymen’in çenesi gerildi.

“Yani,” dedi yavaşça, “sana zorbalık yapan çocuk… ortaokuldan beri seninle konuşan çocuk.”

“Evet.”

Neşe bir anda ayağa fırladı.

“BEN ONU ÖLDÜRÜRÜM.”

“Neşe—”

“YOK GERÇEKTEN ÖLDÜRÜRÜM LARA BU NE YA?!”

Kapı bir anda açıldı.

“Kim kimi öldürüyo lan, beni de çağırın!”

Karza.

Her zamanki gibi elinde cips, ağzında yarım gülüş.

“Ben geldim sarışın bomb—”

Neşe’nin bakışını görünce durdu.

“...tamam şu an yanlış zaman galiba.”

Eymen sertçe baktı.

“Gir içeri.”

Karza hemen ciddileşti.

“Abi bak ben bir şey yapmadım ha—”

“OTUR.”

Karza usulca oturdu.

Bana baktı.

“Lara sen niye ağlamışsın?”

Neşe patladı:

“BARAN YÜZÜNDEN!”

Karza kaşlarını çattı.

“O uzun boylu egoist var ya?”

“EVET O!”

“Ne yaptı lan yine?”

Derin bir nefes aldım.

“Beni… kandırdı.”

Ve her şeyi anlattım.

Mesajlaşmaları.

Buluşmayı.

Gerçeği.

Konuşmamızı.

Sessizlik oldu.

Karza bile susmuştu.

Bu büyük olaydı.

Eymen ayağa kalktı.

“Ben gidiyorum.”

Neşe hemen döndü.

“Nereye?!”

“Baran’la konuşmaya.”

“Konuşmaya mı?” dedi Neşe. “Ben direkt dövmeye gidecektim.”

Karza el kaldırdı.

“Ben de katılabilirim bu etkinliğe.”

“Kimse bir yere gitmiyor!” dedim aniden.

Üçü de bana baktı.

“Yeter,” dedim. “Zaten… yeterince oldu.”

Sesim titredi.

“Ben sadece… biraz normal hissetmek istiyorum.”

Neşe hemen yanıma geldi.

“Tamam,” dedi yumuşayarak. “Tamam, kimse gitmiyor.”

Karza da başını salladı.

“Evet… bugünlük öldürme yok.”

Eymen bana baktı.

Uzun uzun.

Sonra yavaşça oturdu.

“Peki,” dedi. “Ama bu burada kalmaz.”

Biliyordum.

Kalmazdı.

Ama şu an…

Sadece yalnız olmamak yetiyordu.

Neşe omzuma yaslandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.