Elif, o akşam telefonuna gelen bildirimle irkildi. Bir mesaj... Yine o tanımadığı numaradan:
“Eymen bugün yine benimleydi. İşte kanıtlar.”
Mesajda, Eymen’in ve Nazlı’nın kafede oturduğu fotoğraflar vardı. Her şey tam da Nazlı’nın istediği gibiydi; fotoğraflar, Eymen’i suçlu gösterecek kadar iyi planlanmıştı. Elif’in içi paramparça oldu.
Eymen’e mesaj atmayı düşündü, ama sinirleri buna izin vermedi. Zihni allak bullak halde telefonu fırlattı. O an öfkeyle dolup taştı. İçi, kandırıldığına dair güçlü bir hisle dolmuştu. Oysa ki Eymen’e güvenmişti, değil mi?
Telefonu tekrar eline aldı ve kısa, keskin bir mesaj yazdı:
“Benimle dalga mı geçiyorsun, Eymen? Bu muydu bana dürüst olmak?”
Eymen mesajı aldığında şok oldu. Nazlı’nın hamlesinin düşündüğünden çok daha hızlı gerçekleştiğini fark etti. Elif’in kalbini kazanmak için sarf ettiği çabaların, Nazlı’nın oyunuyla bir anda yok olduğunu hissetti. Hemen Elif’i aradı, ama Elif telefonu açmadı. Onun yerine bir mesaj daha geldi:
“Bu iş bitti, Eymen. Bana yalan söyleyen biriyle asla olamam.”