Eymen, ne olduğunu anlamak için Elif’in evine gitmeye karar verdi. İçinde hem korku hem de öfke vardı. Birkaç kez kapıyı çaldı. Elif, kapıyı açtığında gözleri doluydu ama bakışları sertti.
“Ne istiyorsun, Eymen?” diye sordu soğuk bir sesle.
Eymen, içeri girmek için izin beklemeden “Bunu açıklamama izin ver,” dedi. “Nazlı, bizi ayırmak için her şeyi yapıyor. Fotoğraflar seni kandırmak için çekildi!”
Elif başını iki yana sallayarak güldü. “Gerçekten mi, Eymen? İkinizi yan yana, kahve içerken gören birinin inanacağı şey bu mu olacak? Nazlı ile hâlâ görüşüyorsun ve bana dürüst olmadın!”
Eymen, çaresizlikle ellerini saçlarına götürdü. “Ben sana dürüsttüm, Elif! O fotoğraflar yanlış anlaşıldı. Sadece konuşmak için geldi, ama ben hiçbir şey yapmadım.”
Elif’in sesi titriyordu, ama öfkesi dinmemişti. “Sana güvenmiştim, Eymen. Ama artık güvenemem.”
O an, Eymen bir şeylerin gerçekten koptuğunu fark etti. Elif’in gözlerinde hem öfke hem de hayal kırıklığı vardı. Ne kadar açıklamaya çalışsa da Elif’in kalbinde oluşan kırılma kolay kolay onarılamazdı.
---
Bu noktada ilişkileri ciddi bir krizin eşiğine gelmiş oldu. Nazlı’nın planı, Elif’in güvenini yıkmakta başarılı oldu. Şimdi, Eymen’in Elif’in güvenini nasıl yeniden kazanacağı ve Nazlı’nın oyunlarının nasıl ortaya çıkacağı hikâyenin önemli bir dönüm noktası olacak.
Hikâyeyi nasıl devam ettirelim? Eymen, Nazlı’nın planlarını ortaya çıkarıp Elif’le aralarındaki bağı tekrar kurabilecek mi, yoksa Elif bu güven krizinin ardından tamamen uzaklaşacak mı?