İçeriğe geç

KAYIP YOL

Bölüm 4 · 2 dk okuma

KAYIP YOL

Bölüm 4

Bölüm 4-ORMANIN KALBİ

Ela, pencereden Aras'ı gördüğünde kalbi hızla çarpmaya başlamıştı. O karanlıkta, ay ışığı bile çekilmiş gibiydi. Aras'ın yüzü seçilmiyordu ama varlığı...sanki gökyüzü kadar gerçekti. Feneriyle kısa bir işaret verdi. Ardından yürümeye başladı. Ela tereddüt etmedi.

Ayaklarına sessizce spor ayakkabılarını geçirdi. Annesinin odasından bir ses gelmediğini kontrol etti. Uyuyordu.

Ela kapıyı aralayıp dışarı çıktı. Hava serindi. Yüzüne çarpan rüzgar taze ama içindeki heyecanın yanında sönük kalıyordu.

Ormana vardığında Aras onu bekliyordu.

''Hazır mısın?'' diye sordu.

Ela başını salladı. ''Ne için olduğunu bilmesem de...evet.''

Aras kısa bir süre gözlerine baktı. Sonra yürümeye başladı. Ela da onun peşinden gitti.

SESSİZLİKTE YÜRÜYENLER

Ormanın içine girdiklerinde, ağaçlar gittikçe sıklaştı .Yol yoktu artık, sadece kuru dalların kırılma sesi vardı ayaklarının altında. Her adım bir hatıraya benziyordu-unutulmuş, gömülmüş, üzeri yapraklarla örtülmüş...

''Burası,'' dedi Aras sonunda, bir ağacın önünde durarak.

Ağaç...diğerlerinden farklıydı. Gövdesinde bir işaret vardı: bir daire ve onun içinde bir ok.

''Bu işareti...günlüğün bir sayfasında gördüm,'' dedi Ela fısıltıyla.

Ela şaşırdı. ''Ne denek istiyorsun?''

''Yıllardır aynı rüya'', dedi Aras. ''Ormanın ortasında bir ev. Taş duvarlı. İçeride biri var . Bana hep diyor ki: ''Senin adın bu değil. Buraya ait değilsin.''

Ela'nın elleri üşümeye başladı. ''Peki...o ev gerçekten var mı?''

Aras başını kaldırdı. ''Bilmiyorum . Ama bu gün öğrenmeye geldik.''

TAŞ EV

Bir saat kadar yürüdüler. Ay ışığı ağaçların arasından süzülüyor, zemine bıçak gibi düşüyordu. Sonunda, ağaçların arasından bir yapı belirdi. Küçük, tek katlı, taş duvarlı bir ev.

Ela durdu. ''Bu...gerçek.''

Evin pencereleri yoktu. Kapısı yarı aralıktı. Birden Aras'ın elleri titremeye başladı. ''Buraya daha önce geldiğimi hissediyorum . Ama hiçbir şey hatırlayamıyorum.''

Ela kapıya yaklaştı. Ardından Aras da.

İçeri girdiklerinde, yerlerde eski örtüler, duvarlarda solmuş çizimler vardı. Ortada yuvarlak bir masa, masanın üzerinde bir kutu. Ahşap, kapalı ve tozlu.

İçinde bir günlük vardı. Ama bu Aras'ın günlüğünden farklıydı. üzerinde şu yazılıydı.

''Aras artık bizim değil. Ama dönerse...her şey yeniden başlayacak. Gölgeler onu bekliyor.''

Aras okudukça gözbebekleri büyüdü. Sanki bir şeyleri hatırlamaya başlıyordu.

Yavaşça geri çekildi. Ellerini başına götürdü. Nefes nefese kaldı.

'' Ela...burası...burada...''

Sonra bir ses duyuldu.

Kapı gıcırdadı.

Biri ya da bir şey.. dışarıdaydı.

Ela gözlerini Aras'a çevirdi. ''Kimse bilmiyordu ki buraya geldiğimizi...''

Aras, bir duvara yaslanarak fısıldadı:

''Onlar biliyor.''

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.