İçeriğe geç

KAYIP YOL

Bölüm 3 · 3 dk okuma

KAYIP YOL

Bölüm 3

Bölüm 3- BODRUMDAKİ GÜNLÜK

Ela, Aras'ın o sabahki gülümsemesini bütün gün düşündü. O soğuk, mesafeli çocuk birdenbire neden gülümsemişti?

Bir meydan okuma mıydı bu?

Yoksa bir davet mi?

Ders boyunca aklı başka yerdeydi. Tahtada yazılanları duymadı, yanındaki kızın sorularını fark etmedi. Sınıf dağıldığında, herkesin tersine bir yol izledi: Arşiv odasına değil, kütüphanenin arka tarafındaki kullanılmayan eski merdivenlere yöneldi.

Bu merdivenler, okulun yıllardır kullanılmayan bodrumuna iniyordu. O bodrum, herkesin korktuğu, uğursuz dedikoduların döndüğü bir yerdi. Bir zamanlar orada yangın çıktığı, bir öğrencinin orada kilitli kaldığı söylenirdi. Ama Ela korkmuyordu. Ya da en azından, merak korkudan daha ağır basıyordu.

İNİŞ

Merdivenler karanlıktı. El fenerini telefonundan açtı. Nemli taş duvarlara dokunarak yavaşça indi. Ayak sesleri yankılandı. Kül kokusu, toz ve geçmişin çürümüş anıları vardı bu bodrumda.

Köşede, üstü örtülü birkaç sandık dikkatini çekti. İçlerinden biri kilitli değildi. Açtığında, sararmış defterler, eski dosyalar, kırık bir fotoğraf çerçevesi ve...deri kaplı, eski bir günlük buldu.

Üzerinde isim yoktu. Ama ilk sayfasında kurumuş mürekkep lekeleriyle şunlar yazılıydı:

''Her şeyi hatırlamaya başladım. Adımı, yüzümü, ormandaki sesi. Ama en çok da onların beni neden unuttuğunu.''

Ela'nın tüyleri diken diken oldu. Sayfaları çevirdikçe, satırlar gittikçe tuhaflaşmaya başladı.

''Ben onlardan kaçmadım . Onlar beni oraya bıraktı. Çünkü ben bir tehlikeydim. Ama şimdi döndüm. Ama artık adım Aras değildi. Ama herkes bana öyle diyor.''

Ela kalakaldı. Kalbi göğsünü döver gibi atıyordu. ''Adım artık Aras değil. Ama herkes bana öyle diyor.''

Yani...Aras, kaybolan çocuk olabilir miydi?

Ama nasıl? Ve neden ?

YAKALNMA

Bir ses duyuldu. Merdivenlerin başında biri vardı.

Ela refleksle ışığı kapattı, nefesini tuttu.

Ayak sesleri yavaşça indi. Tanıdı bu adımları. Sert ama temkinli.

Aras.

''Burada ne yapıyorsun?'' dedi karanlığın içinden.

Ela cevap vermedi. Günlüğü çantasına sıkıştırdı. Aras yaklaştı. Gözleri karanlığa alışmıştı artık. Yüzü göründü. gölge gibi, sessiz ve tehditkar.

''Bazı şeylere burnunu sokmamalısın,'' dedi. Ama sesi sert değildi. Daha çok...üzgün gibiydi.

Ela, başını eğdi. ''Sadece öğrenmek istiyorum. Eğer sen o çocuksan..ne oldu sana? Neden kayboldun? Ve şimdi neden hiçbir şey hatırlamıyormuşsun gibi davranıyorsun?''

Aras bir an sustu. Sonra yere çömeldi. Eliyle zemindeki bir çizimi sildi: bir daire, ortasında çapraz bir işaret.

''Bazı şeyleri hatırlamak.. daha çok acı verir,'' dedi. ''O dosayı neden bulduğunu bilmiyorum. Ama bulduysan...artık geri dönemezsin.''

Ela iç çekti. ''Zaten dönebileceğim bir yer yok.''

O an , birbirlerinin gözlerine baktılar. İlk defa gerçekten...anlaştılar.

KASABANIN SIRRI

O gün akşam Ela günlüğü baştan sona okudu. Her sayfa, kasabanın üzerine çöken sis gibi, giderek daha da gizemli ve karanlık bir hal alıyordu.

Yalnızca kaybolmuş bir çocuk hikayesi değildi bu.

Bahsedilen ''Orası'' diye bir yer vardı. Hep oraya dönüyordu anlatı. Ormanın derinliklerinde bir taş ev...

Ve orada ''gölgeler'' diye bahsettiği varlıklar.

''Geceleri sesleniyorlar. Beni geri istiyorlar. Onlara ait olduğumu söylüyorlar.''

''Ama ben insanım. Bunu onlara nasıl anlatacağım bilmiyorum.''

Ela'nın zihni alt üst olmuştu.

Aras gerçekten orada ne yaşamıştı?

Ve...hala o yerle bir bağlantısı var mıydı?

BÖLÜM SONU-GECENİN SESİ

Gece , Ela tam uykuya dalmak üzereyken bir sesle uyandı.

Bir tıklama sesi...

Pencereye geldi. Perdeleri araladı.

Bahçede biri duruyordu.

ARAS.

Elinde tuttuğu fenerle yukarı baktı. Sonra başıyla bir yeri işaret etti: ormanı.

Ela yutkundu. Biliyordu.

Artık geri dönüş yoktu.

O ormana gitmeliydi.

Aras'la birlikte geçmişin gölgelerine yürümeliydi.

Ve belki de, her şey o gece başlayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.