"Yeni hayatına hoş geldin, D-10!" Şaşkınlıkla kadına baktım. Ne diyordu bu kadın? "Biri neden burada olduğumu açıklamaz ise, buradan çıkar çıkmaz sizi polise şikayet ederim!" Kadın dudaklarını büzüp başını yana yatırdı. "Ah canım, hâlâ buradan çıkacağını zannediyor," diyerek saçlarını karıştırdı. Sinirden kıpkırmızı kesilip, "Bana burada neler olduğunu açıklayın," ve ekledim, "lütfen." Kadın yan masadaki elmayı alıp üstüyle temizleyip bir ısırık aldı. Bu kadın sakın halı beni dedirtecek ti! Isırığı yutup elmayı bana doğru uzattı. "Bu ne sence?" Tek kaşımı kaldırıp, "Elma," diye yanıtladım. Bir ısırık daha aldı. "Nerede yetişir?" diye sordu bu kez. "Ağaçta," ve bir ısırık daha. "Kim yetiştirir?" Artık bu saçma sorulardan bıkmıştım ve sesimi yükselterek, "Ne saçmalıyorsun sen?" dememle o da tekrardan sorusunu yöneltmesi bir oldu. "Sana kim yetiştirir dedim?" Oflayarak, "Çiftçi," dedim. "O ağaç sensin, elma bizim sayemizde oluşturulacakları şeyler ve ağaç ise," burada durup etrafında döndü, "burası." Sinirden kıpkırmızı kesilirken bu sefer alaycı tavrı kusan bendim. "Çiftçi kim oluyor o zaman?" Kadın şuh bir kahkaha atıp elini uzattı. "Sevdim seni, D-10!" Uzattığı eline ters ters baktım. Bu kadın beni psikolojik olarak yıpratmak için bilerek D-10 lakabına baskı yapıyordu ve beni manipüle ederek kendimi kötü hissettirmeye çalışıyordu. Kadın birden sanki çok büyük bir hata yapmış bir yüz ifadesi ile benden af dileyerek, "Ah, çok üzgünüm. Ben C-6, tanıştığıma çok sevindim, D-10!" Elini sıkarak onun gibi, "Ben de hiç sevinmedim tanıştığımıza, C-6," dedim. (Yazardan olaydan iki ay önce, istihbarat teşkilatı) Gözlerimi şaşkınlıkla sonuna kadar açtım. "Nasıl yani, iki aydır hapishaneden kadınlar kaçırılıyor ve bir deneyden dolayı kaçırıldığını öngörüyorsunuz? Şimdi olay bu, demi?" Sercan Bey bir sabır çekerek, "Seni bu zekayla nasıl istihbarat ajanı yaptık, hâlâ aklım almıyor! Ay Ziyaaa, buraya gel, tansiyonum fırladı! Ziyaaa, neredesin ulan?" Sercan Bey aslında şeker gibi adamdır ama bayat şeker işte. Sakince, "Peki, Sercan Bey, ben nasıl oraya sızacağım?" haklı bir soru sormuştum. "Emir, işin neydi senin?" "Ne bu yanıltıcı sorum? İstihbarat özel adamıyım efendim!" Ayağa kalkıp omuzlarımdan tuttu. "Hayır Emir, sen biyokimya mühendisisin artık!" Yanağıma bir şaplak atıp, "Anladın mı koçum?" Başımı sallayıp, "Anladım efendim," dedim. "Ziya kapıda, ondan bu kayıp kadınların dosyalarını iste, verir. Hadi aslanım, göreyim seni!" Ayağa kalkıp giderken, "Ziyaaaa, nerede lan benim dil altı haplarım?" Odadan çıkıp zavallı Ziya'ya baktım. Sercan Bey'den çok çekmişti. Ziya abiye biraz utana sıkına, "Abi, kayıp kadınların dosyalarını isteyecektim," dedim. Alnındaki teri silip masanın üzerinde bulunan bir tomar dosyayı gösterdi. "Al Emir'im, senindir. Ben tansiyon aletini bulup gelirim. Hadi Allah'a emanet ol," diyerek yanımdan ayrıldı. Elimdeki bir ton ağırlığındaki dosyalar ile hızla piramidinin tepsiyle eşdeğer yükseklikteki odama gittim. Kapıyı zorlukla açarak sonunda Survivor 2026 All Star birincisi oldum! Tamam, abartmayacağım. Bundan sonra dosyaları masama istifleyip içinden bir tanesini seçip deri koltuğa oturdum. "Alança Koyuncu, hmm, güzel isim," diyerek dosyayı okumaya başladım. Hırsızlıktan altı yıl hüküm yemişti. Acaba neden?
Bölüm 4
Yeni hayatına hoş geldin D-10!
Bölüm sonu
4 yorum
survivor FNCJHVBFSJÖBVHÖZFDJ ay cok cok mukemmel
Emir'im >>>
Kalemine sağlık 🌸🩶
1YanıtEmir'im mi? 🤭 çok iyi olmuş geçmiş zaman sahnesi olaya uymuş
1Yanıt



