"Duyduğum kahkahalar gerçek miydi?" Kapıyı biraz daha açtım ve görüş açıma beyaz deri bir koltuğun üzerinde oturan yirmiye yakın kadın girdi. Kaşlarımı çatarak odadan çıktım ve kadınlara doğru ilerlemeye başladım. Biri burada ne olduğunu açıklamalıydı. Kadınlara yaklaşınca bir kız hemen neşeli bir çığlık atıp "Bakın, D-10 gelmiş! Hoş geldiniz!" diye cıvıldadı. Ne olduğunu anlamlandırmadan kız elini uzatıp "Ben A-3. Seninle tanıştığıma çok sevindim," dedi. Kaşlarımı mümkünmüş gibi daha çok çatarak "Ne diyorsunuz siz? Buradan nasıl çıkabiliriz? Hemen bana söyleyin!" dedim. Arkası dönük kadınlar birden arkalarını döndüler. Yüzleri yoktu, yemin ederim yüzleri yoktu. Bana doğru korkutucu bir ses ile "Buradan çıkış yok," diyerek üzerime yürüdüler. Çığlık atarak uyandım. Her yerim ter içindeydi. Ne olmuştu bana? Sonradan hemşire ve kahkahalar aklıma geldi ve kulaklarımda yankılandı. Kulaklarımı ellerimle kapayarak bu sesleri susturmaya çalıştım. Gerçeklik algımı yitirmiştim resmen. Kolumun sızısıyla koluma baktım. Serum bağlıydı koluma ve kan yürüyordu. Gözlerimi kocaman açarak hemen serumu kolumdan söktüm. Ne serumuydu bu? Ben burada ne arıyordum? Hiçbir fikrim yoktu. Odayı taradı gözlerim. Oda gayet boş ve sadeydi: beyaz duvarlar, beyaz çalışma masası ve onlara tezat oluşturan demir kapı ile hapishaneyi andırıyordu. Odanın demir kapısı tekrardan açıldı ve içeriye dünkü hemşire girdi. Beni görünce sakin bir ses tonu ile "Dün sinir krizi geçirdikten sonra kapının önünde bayılmışsın. Şanslıymışsın ki A-3 bulup haber verdi. Neyse, iyi gibisin. Aşağıya gelip kendi yemeğini ye," dedikten sonra dışarıya çıktı. Kafamı toplamaya çalıştım fakat düşündükçe beynim bulanıyordu ve çok pis ağrı yapıyordu. Birden hemşirenin dediği o kelime aklıma geldi: A-3 demişti. Rüyadamda da duymuştum bu kelimeyi. Birden rüyadaki kızın siluetini hatırlamaya çalıştım ama bulamadım, hatırlamıyordum. Ayağa kalkıp kapının oradaki hastane terliklerini giyerek odanın demir kapısını ittirdim ve dışarı çıktım. Kapıya daha iyi bakınca kapının üstünde rüyamda da duyduğum o kelime yazılıydı: D-10. Tekrar ettim sessizce, "D-10." Koridora göz gezdirince beyaz duvarlar ve metal kapılar ile hepsi birbirinin aynıydı. Tek fark kapıların üstünde yazan o anlamsız ifadeydi. Gözüm koridorun sonunda bulunan o kapıya kaydı: A-3 yazıyordu kapının üstünde. Birden kolumdan çekilince irkilerek sıçradım. Kolumu çeken şeye bakınca bunun yeşil kıyafetler giymiş bir adam olduğunu gördüm. O da arabada bulunan adam gibi siyah bir ten rengine sahipti. Adam "Dolanma alanı aşağıda, şu merdivenlerden iniliyor," diyerek köşedeki merdivenleri gösterdi. Ben ise sonunda bu saçmalıkları açıklayacak birini buldum umudu ile sorularımı sıraladım: "Beni ne diye buraya getirdiniz? Amacınız ne? Neden müdüre para verdiniz? En önemlisi..." Burada gözlerim dolu dolu iken "Kızıma ne olacak?" diye sordum. Kızım Ahu daha üç yaşındaydı ve ben onu kurtarmak için çok büyük bir suç işlemiş, o yüzden hapse atılmıştım. Şu an çocuk esirgeme yurdunda benim hapisten çıkmamı bekliyor. Kızım aklıma gelince yüreğim acıyla doldu. Adam hiçbir cevap vermeden "Bu soruları aşağıda olan görevliye sorabilirsin," diyerek içimi rahatlatmaya çalıştı. Adamın bu tavrına karşı daha fazla zorluk çıkarmadan merdivenlere yöneldim ve dolu gözlerimi sildim. Merdivenlerde son basamaktan karşıdaki koridorda "Yemekhane" yazısını görünce oraya yöneldim ve içeriye girdim. İçeride otuz kırk kadar kadın oturmuş yemek yiyorlardı. Yemeğe bakınca bunun kahvaltı olduğunu gördüm. İçeriye girmem ile tüm kalabalığın susması bir oldu. Herkes elindeki kaşığı çatalı bırakmış beni inceliyordu ve tabii ki ben de dünkü rüyanın etkisinden çıkmadığım için onlardan az biraz korkuyordum. Birden biri öne çıkarak "Yeni hayatına hoş geldin, D-10!" dedi.
Bölüm 3
D-10'un uyanışı
Bölüm sonu
3 yorum
mukkkkkkemmmmellll
Yazım yanlısları var biraz rahatsız etti ama onun dışında anlatım şeklini cok begendim
1YanıtBölümün heyacanı ve gerilimi çok iyi betimlemelerde yerinde tebrik ederim yeni bekliyoruz aşk 😘
1Yanıt


