İçeriğe geç

Kayıp ruh

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Kayıp ruh

Bölüm 4

Kayıp ruh 4)

Sessizliğin Altındaki Ses – 4. Bölüm (Hatırlayan Ev)

Annesi o gece uyumadı.

Uyuyamazdı.

Mutfakta gördüğü şey… küçük ama korkunç bir detaydı.

İki bardak.

Biri Deniz’in önünde.

Diğeri… karşısında.

Ve hâlâ sıcaktı.

Ama evde yalnızca bir Deniz vardı.

—

Gece ilerledikçe ev daha da sessizleşti.

Saatler geçti.

03:16.

Annesi koltukta oturuyordu. Gözleri saate kilitlenmişti.

03:17.

Tık.

Ses bu sefer yukarıdan değil…

Duvarların içinden geldi.

Annesinin nefesi kesildi.

Başını yavaşça çevirdi.

Ses… salonun duvarından geliyordu.

Sürtünme… tık…

Sanki bir şey… evin içinde dolaşıyordu.

Ama odaların içinde değil.

Duvarların arasında.

—

“Beni hatırladın…”

Ses çok yakındı.

Ama kimse yoktu.

Annesi ayağa kalktı. “Kimsin sen?” dedi titreyerek.

Cevap gecikmedi.

“Beni yıllardır kapalı tuttun.”

Annesinin yüzü bembeyaz oldu.

“Ben… hiçbir şeyi kapatmadım…”

“Yalan.”

Duvarın içinden bir çizik sesi geldi.

Yavaşça, uzun bir çizik.

“Onu yukarıda bıraktın.”

Annesi geri çekildi.

“Ben… onu korumaya çalıştım…”

“Hayır,” dedi ses. “Kendini korudun.”

—

Annesinin zihninde eski bir anı canlandı.

Yıllar önce…

O kapı ilk kez kilitlenmişti.

Çünkü Deniz bir gün o odada ağlayarak bulunmuştu.

“Orada biri var,” demişti küçük Deniz.

“Benim gibi… ama değil.”

Annesi korkmuştu.

Ve kapıyı kapatmıştı.

Bir daha açmamıştı.

Unutmayı seçmişti.

—

“Unutmak… onu yok etmedi,” dedi ses.

“Büyüttü.”

Evin içindeki ışıklar bir anlığına söndü.

Sonra geri geldi.

Ama artık her şey… biraz daha karanlıktı.

—

Mutfaktan bir ses geldi.

“Anne?”

Deniz’in sesi.

Annesi dondu.

Yavaşça mutfağa yürüdü.

Deniz masada oturuyordu.

Ama bu sefer…

Başını kaldırmadı.

Sadece konuştu:

“Onu neden yalnız bıraktın?”

Annesinin gözleri doldu. “Sen… benim kızımsın…”

Deniz yavaşça başını kaldırdı.

Gözleri…

Bir anlığına değişti.

Boşlaştı.

Sonra tekrar normale döndü.

“Ben yalnız kalmayı öğrendim,” dedi.

“Şimdi sen öğreneceksin.”

—

O an…

Evin her yerinden sesler gelmeye başladı.

Tık…

Sürtünme…

Fısıltılar…

Sanki duvarların içinde birden fazla kişi vardı.

Hepsi aynı anda konuşuyordu.

“Yukarı…”

“Kapı…”

“Aç…”

Annesi kulaklarını kapattı.

“Yeter!”

Ama sesler durmadı.

Daha da yükseldi.

—

Sonunda…

Annesi koştu.

Merdivenlere.

Üst kata.

Kapının önüne geldi.

Bu sefer durmadı.

Kapıyı açtı.

—

Oda artık aynı oda değildi.

Duvarlar karanlıktı.

Derin.

Sanki sonsuz bir boşluğa açılıyordu.

Ve içeride…

Birden fazla Deniz vardı.

Farklı yaşlarda.

Farklı ifadelerde.

Korkan.

Ağlayan.

Sessiz.

Hepsi ona bakıyordu.

Aynı anda.

“Anne…” dediler.

Annesi dizlerinin üzerine çöktü.

“Ben ne yaptım…”

—

Arkasından bir ses geldi.

“Onları ben yapmadım.”

Annesi yavaşça döndü.

Kapının önünde…

Deniz duruyordu.

Ama artık saklamıyordu.

Gözleri tamamen boştu.

Yüzünde o karanlık gülümseme vardı.

“Sen yaptın.”

—

Annesi başını salladı. “Hayır… hayır…”

“Her korktuğunda,” dedi o şey, “bir parça bıraktın.”

“Her görmezden geldiğinde…”

Odanın içindeki Denizler yaklaşmaya başladı.

“…onlar çoğaldı.”

—

Annesi ağlamaya başladı.

“Gerçek olan hangisi…?”

O şey gülümsedi.

“Artık fark etmez.”

Bir adım attı.

“Çünkü hepsi burada kalacak.”

—

O an…

Odadaki tüm Denizler aynı anda elini uzattı.

Ve ışıklar söndü.

—

Ertesi sabah.

Ev sessizdi.

Kapı açıktı.

Üst kat boştu.

Alt kat boştu.

Hiç kimse yoktu.

—

Ama duvarların içinden…

Hâlâ bir ses geliyordu.

Zayıf.

Uzak.

Ama bitmeyen:

“Beni çıkarın…”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.