İçeriğe geç

KAYIP OLAY

Bölüm 10 · 14 dk okuma

KAYIP OLAY

Bölüm 10

-10-

Sabah gökgürültüsü ile uyandım banyoya gidip yüzümü yıkadım dişlerimi fırçaladım saçlarımı tarayıp doğal haline bıraktım

Yeni formalarımız daha verilmemişti bu yüzden eski okul formamı giydim çantamı ve telefonumu alıp aşağıya indim

Olivia çoktan uyanmıştı Cris ve Jake’i uyandırmaya çalışıyordu yanına gittim

“Günaydın” dedim

“Günaydın yardım etmek istermisin” dedi

Mutfağa gittim Olivia kahvaltı hazırlamıştı bir tencere ve tahta kaşık alıp salona geri döndüm tahta kaşığı tencereye vurmaya başladım

Cris yerinden zıplamıştı Jake koltukta doğruldu hızlıca kaşığı elimden aldı

“Noluyo ya” dedi Jake

“Nerdeyiz lan” dedi Cris

“Günaydınn sevgilimmm” dedi Olivia bağırarak

“Aaaa sevgilim uyanır uyanmaz seni görmek ne güzel” dedi Cris ve ayağa kalktı

Mutfağa doğru yürüyorduk Olivia ‘biraz daha gelmezsen aç kalıcaksın Jake’ diye bağırdı

Masaya oturduğumuzda Jake mutfağa girdi tahta kaşığı tezgaha bıraktı yüzünü yıkadı peçete ile kurutup masaya oturdu

Beraber kahvaltı yapmıştık kahvaltımız bitince biz mutfağı topladık onlar da koltukların üzerindeki battaniyeleri topladılar

Herkesten önce Evden çıktım yolun kenarında Felix’in ailesinin arabasını bekliyordum felix bu gün gidiyordu

Sabah ona mesaj atmıştım benimle vedalaşmadan gitmiycekti bu yüzden onu bekliyordum

O gelince arabadan indi yanıma geldi ona sımsıkı sarıldım daha sonra elinde getirdiği kitabı bana uzattı

“Beni unutmaman için sana hediye ediyorum” dedi

“Teşekkür ederim Felix” dedim

Ben de ona rastgele bir bilekliğimi hediye ettim tekrardan sarıldıktan sonra arabaya bindi ve gittiler

Elimdeki kitaba baktım kitabın adı ‘sıkı dosttum’ du kitabı çantama koyup tekrardan bizimkilerin yanına gittim

okula gittik daha doğrusu koleje

“Kasaba koleji mi” dedim şaşkınlıkla

“Müdür kolej demişmiydi” dedi Olivia

Eski formamızı giyen bir kaç kişi görünce içeriye girdik eski okulumuzdan çok büyüktü çok daha fazla koridor ve daha çok merdiven vardı

Merdivenden çıkınca Andres’i gördük Andres çoktan yeni formalarını giymişti açık kahve kumaş pantalon beyaz gömlek koyu kahve okul ceketi ve pantalonun renginde kıravat

“Günaydın” dedi Andres

“Okul forması bu mu lan” dedi Cris

“Günaydın Andres müdürün odası nerde” dedim

Andres bizimle beraber müdürün yanına gelmişti müdür sınıflarımızı söyledi ve formalarımız ile kitaplarımızı verdi

Andres, Jake ve ben aynı sınıftaydık

Cris, Olivia ve Luna da başka bir sınıftaydı

Luna Luca ile beraber geliceği için arkadan gelicekti giyinme odasına gidip üzerimizi değiştirdik kızların forması da

Açık kahve ve koyu kahve karışık kareli bir etek beyaz gömlek koyu kahve okul ceketi eteğin deseninde kıravat

Giyinme odasından çıkıp kantine gittik kantinin bir kaç yerinde geniş koltuklar bir kaç yerinde de sandalye ve masalar vardı

Birde büyük kantin tezgahı onun önünde de bir kaç sandalye vardı

Biz geniç koltuklardan birisine oturduk

“Bu ne biçim okul forması böyle” dedi Cris

“Güzel bence” dedi Olivia

“Güzel mi sevgilim senin tarzını yansıtmıyor gibi sanki” dedi Cris

“Buranın kütüphanesi nerde” dedim

“İkinci katta çok hüyük bir kütüphanesi var istersen tenefüste gidebiliriz” dedi Andres

Olumlu bir şekilde kafa salladım ders zili çalmıştı bizim sınıfımız ikinci kattaydı Oliviaların sınıfı da birinci kattaydı

Sınıfa girdiğimde çok az sıra vardı ve herkes tekli oturuyordu sınıfta olan herkes bize bakıyordu kafamı çevirdiğimde Tylor’ı gördüm

Oda bizi görmüştü yanımıza geldi

“Vay vay vay bizim okulun prens ve prensesi de bu sınıftaymış” dedi

“Sen de mi bu sınıftasın” dedim

“Hayır yan sınıftayım arkadaşımı görmeye geldim” dedi

Arkasında duran açık mavi saçları olan çocuğu kolundan tutup önüne geçirdi

“Selam ben Robert” dedi elini uzatarak

Benden önce Jake elini uzatıp sıktı ardından Andres sıktı isimlerini söyleyerek

“Senin adın ne deniz kızı” dedi

“İsmim Stella” dedim

Elini sıkarak, deniz kızını neden bana yakıştırdığını anlamamıştım ortadaki boş bir sıraya oturdum Jake sol tarafımda Andres de sağ tarafımda oturuyordu

Ders başlamıştı hoca sınıftakilere genel açıklamaları yapıp bizi tanıttı daha sonra derse döndük

Ders sıkıcı geçti öğretmenler çok kötü ders anlatıyorlardı tenefüs zili çalınca Andres ile beraber kütüphaneye gittik çok fazla kalmadan

Diğerlerinin yanına kantine gittik kantinde otururken Yuna’yı gördüm oda bizim okula gelmişti

“Bizim sınıfımız iğrenç çok fazla kız var” dedi Olivia

“Bizim sınıf normal” dedi Jake

“Stella iyi misin” dedi Olivia

Ona döndüm

“İyiyim okuldan bi kaç kişi gördüm de” dedim

“Ay evett Edwin ve Herbert bizim sınıfımızda inanabiliyormusunuz” dedi Luna

“Ama ikisi hiç konuşmuyor galiba küsmüşler” dedi Cris

“Derse girmeden önce de Tylor vardı bizim sınıfta arkadaşını görmeye gelmiş” dedi Jake

Tekrardan ders zili çalınca sınıfa çıktık ikinci tenefüste Yuna’ya her şeyi sormayı düşünüyordum ikinci tenefüs zili çalışca kütüphaneye gittim

Jake ve Andres’e lavaboya gidiceğimi söyledim Yuna’nın kütüphane de olacağına o kadar emindim ki onu orda bulmak zor olmadı

Yunayı gördüğümde elim ile gelmesini işaret ettim yanıma geldi onu ilerideki rafların arasına çektim

“Yuna sana bi kaç soru sormam lazım” dedim etrafımı konturol ederken

“Ne sorusu” dedi Yuna

“Tylor senden ne istiyor” dedim gözlerinin içine bakarak

“T-Tylor mı oda kim” dedi kekeleyerek

“Yuna Tylor’ı sen de bende gayet iyi tanıyoruz dün seni arka bahçeye götürdü zorla , neler oluyor bana anlat” dedim

“Bir şey olmuyor rahat bırak beni” dedi

Oradan ayrılıcakken kolundan tuttum

“Dur lütfen seni tehtit mi etti” dedim

“Beni rahat bırak dedim sana” dedi

Tekrardan engel olucakken Tylor’ı gördüm ve onu rahat bıraktım kütüphaneden çıkıcakken birisinin ismim ile seslendiğini duydum

Arkama baktığımda Tylor olduğunu gördüm onu hiç aldırmadan yürümeye devam ettim fakat Tylor’ın yeni çete üyeleri yolumu kesti

Derin bir nefes alıp arkama döndüm Tylor, Herbert ve sınıftaki yeni tanıdığım Robert bana doğru geliyorlardı

Tylor önümde durdu

“Ne istiyorsun” dedim

“Bir şey istemiyorum asıl sen okuldaki küçük kızları rahat bırak” dedi Tylor

“Bu seni hiç ilgilendirmez” dedim

“Onu ilgilendirmez evet ama beni ilgilendirir” dedi yeni çocuk

“Neden bizim okuldaki kızlar seni ilgilendirsin” dedim

“Eğer o kız benim canımdan benim kanımdansa ilgilendirir” dedi Robert

“Anlamadım Yuna senin kardeşin mi” dedim

“Evet aynen öyle deniz kızı bir daha kardeşimi rahatsız etme” dedi Robert

“Yunayı rahatsız eden ben değilim Tylor” dedim ve arkamdaki çocukları itip kütüphaneden çıktım

Koridorda yürürken aklımda Robert’ın söyledikleri vardı Yuna onun kardeşiydi peki Tylor onun kardeşinden ne istiyordu

Bunun ne olduğunu öğrenmek istiyordum ama Yuna konuşmuyordu onun korkmuş olduğunu anlayabiliyordum

————

Öğle arası yemeğimizi yedikten sonra bahçeye oturmak için gidiyorduk Tylor’ın tekrardan Yunayı kolundan tutmuş götürdüğünü gördüm

Hemen arkalarından gitmek için telefonumu sınıfta unutmuşum deyip yanlarından ayrıldım ve Tylor’ı takip etmeye başladım

Biraz uzağından gidiyordum bu okulun da arka bahçesi vardı ve Tylor her zaman ki gibi Yunayı oraya götürüyordu

Arka bahçeye girdiğimde Tylor ve Yunayı gözden kaçırdım etrafıma bakarken birisi kolumdan tutup beni duvara itti bu Tylor’dı

Elini duvara yasladı duvar ve Tylor’ın arasındaydım yüzünü yüzüme yaklaştırdı

“Beni takip etmeyi kes” dedi Tylor

“Yuna nerde naptın ona” dedim sesimi yükselterek

“Kes sesini” dedi ve geriye çekildi

Kapıya doğru giderken Herbert’ın yanında ki iki çocuğa eli ile komut verdi ve ikisi de gelip kollarımdan tuttular

“Noluyor Tylor” dedim bağırarak

Ama Tylor beni takmadan kapıdan çıktı Herbert sadece bana bakıyordu ardından Herbert’ın arkasında ki duvardan atlayan birisini gördüm

Kafasında kapşonu vardı ama kız olduğunu anlamıştım üzerinde ki okul forması bu okulun formasıydı demek ki bu okulda okuyordu

Ayrıca da eteği vardı burdan da kız olduğu anlaşılıyordu kız hızlıca gelip Herbert’a tekme attı Herbert yere düşmüştü

Kız kollarımdan tutan iki çocuğa da tekmeler atıp yere düşürmüştü kapşonunu çıkartıp bana baktı

Omuzlarına kadar uzanan siyah saçları vardı boyu da benden biraz uzundu Herbert ve diğerleri ayağa kalktı ve Tylor içeriden geri geldi

Kız yerde bulduğu odun parçası ile onları bayılttı Tylor yavaş yavaş kıza yaklaşıyordu önüne geçtim

“Tylor dur kıza dokunma” dedim

Kız omuzumdan tutup beni kenara itti daha sonra elindeki odunu havaya kaldırdı ‘Durr’ diye bağırdım Tylor kızın bileğinden tutup geriye büktü Kızın elinde ki odun yere düştü

Tylor kıza tokat atıcakken ileriden Tylor’ın adını söyleyerek bağıran Andres’i gördük Andres Tylor’ın yanına geldi

Tylor’ın göğüsünden itti

“Defol git şurdan” dedi Andres

“Peki tekrar görüşücez” dedi Tylor giderken

Andrese döndüm

“Ne işin var burda” dedim

“Asıl senin ne işin var burda telefonumu alıp gelicem dedin kaç saat oldu hala gelmedin” dedi Andres

Yeni kıza bakarak

“Sanada teşekkür ederim ismin neydi” dedim

Kız yanımıza yaklaştı ilk önce Andres’e sonra da bana baktı

“İsmim Emily” dedi

“Stella, bu arkadaşım da Andres” dedim

“Memnun oldum bu arada ben de sana teşekkür ederim” dedi Emily

“Rica ederim, hadi gidelim artık bizi bekliyorlar” dedi Andres

“Sende gelmek istermisin Emily seni arkadaşlarımla tanıştırmak isterim” dedim

Emily kabul etti arka bahçeden çıkıp ön bahçeye doğru gidiyorduk Andres’i durdurdum Emily de durdu

“Bunu kimseye söyleme” dedim

“Tamam peki” dedi Andres

“Merak etme ben zaten söylemem” dedi Emily

Ve yanlarına gittik Olivia Emily’i görünce ona sarıldı ne olduğunu anlamamıştım galiba birbirlerini tanıyorlardı

“Emily senin okulun burasımıydı” dedi Olivia mutlulukla

“Aynen öyle sen nasıl düştün buraya” dedi Emily

“Uzun hikaye seni sevgilim ve arkadaşlarım ile tanıştıriyim” dedi Olivia bize bakarak

“Bu sevgilim Cris” diyerek ekledi Olivia

“Memnun oldum sen de Olivia’nın biricik kuzeni Emily değil mi” dedi Cris elini uzatarak

Kuzeni mi dedi o nasıl yani Emily Olivia’nın kuzeni mi gerçekten , Olivia sonra hepimizi tanıtınca Emily bizimle zaten tanıştığını söyledi

“Siz nasıl tanıştınız” dedi Olivia

“Ee şey ya okula garip bi tip gelmiş rahatsız etti bizi Stellayla , Andres de sağolsun kurtardı bizi” dedi Emily daha biz konuşamadan

“Aynen Tylor’dan bahsediyor” dedim telaşla

“Tylor mı ne istiyormuş ki o sizden” dedi Cris

“Bilmem ki ya normal halleri işte boşver” dedim

O sırada zil çaldı hemen sınıflarımıza çıkmıştık son derslerimizi işlerken yeni eklendiğimiz okul gurubumuza bir mesaj geldi

Gece okulda yeni gelenler partisi düzenlenicekmiş bunun için herkesin okulda olmasını istiyorlarmış

Son dersimizi işleyip okuldan çıktık yağmur yağmaya devam ediyordu motorların yanına gittik

“Ya ben arka bahçeden gizlice girmiştim o yüzden motorum orda kaldı siz gidin ben size yetişirim” dedi Emily

“Motor mu sen motor mu aldın” dedi Olivia şaşkınca

“Evet sonunda babamı ikna edip bir motor alabildim” dedi Emily

İleriden motoru ile gelen Luca’yı gördük o Lunayı almaya gelmişti

“Akşam görüşürüz okulda” dedi Luna

“Luna bana gelsene beraber hazırlanırız” dedi Olivia

“Haa o zaman ben evden elbisemi alıyim size geçerim tamam mı” dedi motora binip el salladı ve gittiler

“O kim sevgilisi falan mı” dedi Emily

“Yok o ikiz kardeşi” dedim

“Ha neyse detayları evde konuşuruz ben gidiyorum görüşürüz” dedi ve gitti Emily

Bizde Olivia’nın evine doğru gitmeye başladık Andres evine gitti bizde Olivia nın evinin önünde durup tekrardan Cris’in vedalaşmasını bekliyorduk

O sırada Emily geldi motorunu garaja koyup yanımıza geldi

“Niye bekliyorsunuz içeriye geçsek ya” dedi Emily

“Cris’in vedalaşmasını bekliyoruz gece yine görüceksin ama ya ayrıca evin iki adım ileride” dedim

“Ay yine kıskanıyorsun” dedi Cris

“Size doyum olmaz gençler ama ben gidiyorum” dedi Jake

O gittikten sonra Cris de gitti ve ardından Luna geldi

Kızlarla hazırlanırken sohbet de ediyorduk elbiselerimizi giymiştik

Emily daha önce de burda kaldığı için çokça kıyafeti varmış onların içinden bir elbise giymişti

*RESİMMMMMMM*

“Andres kim” dedi Emily maskarasını sürerken

“Andres benim kız kardeşimin sevgilisinin kardeşi” dedim

“Hmm çok hoş bir çocuk” dedi tekrardan konuşarak

“Yani Andres iyi bir çocuk ama benim kanım ısınamadı” dedi Olivia

“Bence de yakışıklı ama ben de ısınamadım ona” dedi Luna

“Ben sevdim Andresi” dedim sadece , Andres hakkında çok da bir düşüncem yoktu çünkü

Hazırlandığımızda erkekler çoktan gelmişti fakat Jake hala gelmemişti hepimiz onu bekliyorduk

“İstersen sen benimle gel Stella Jake sonradan katılır bize” dedi Andres

“Gerek yok Andres zaten Jake geldi” dedi Olivia

Sonra da Jake’in motor sesini duyduk ve yola çıktık Luna Emily’in arkasına binmişti

Hava yavaştan kararmıştı parti okulun ön bahçesindeki büyük futbol sahasındaydı

Hepimiz bir masaya geçtik nerdeyse herkes gelmişti

“Hava gerçekten soğukmuş” dedim

“Evet ya yağmur da yağmıyor ama soğuk” dedi Olivia

“İstersen ceketimi verebilirim Stella” dedi Andres

“Yok sağol iyiyim böyle” dedim

“Andres iki tane su alabilirmisin rica etsem” dedi Olivia

Andres oradan ayrıldığında Olivia yanıma geldi kulağıma eğilerek konuştu

“Bu çocuk senden mi hoşlanıyor” dedi

“Ne yok artık” dedim şaşkınlıkla

“Olivia haklı Stella” dedi Cris

Bizi duymuştu

“Hayır ya çocuk sadece ceketini vermek istedi abartmayın” dedim

“Evde ‘istersen benimle gel Jake sonradan katılır’ derken neysi peki” dedi Olivia

“Öyle mi söyledi” dedi Jake bana bakarak

Andres’in geldiğini görünce bir şey söylemedim Luna Lucaya bakmak için yanımızdan ayrıldı

Emily de pek konuşmuyordu parti devam ediyordu Luna da gideli çok olmuştu Luca yanımıza geldi ama yanında Edwin yoktu

“Lunayı göreniniz oldu mu” dedi Luca

“Hayır o sana bakmaya geliyordu” dedim

“Yanıma uğramadı” dedi Luca

“Nasıl ya bize öyle söylemişti” dedim

Lunayı aramak için etrafa dağıldık hepimiz bir tarafa bakıyorduk ben ise futbol sahasının arka tarafında ki ağaçlık alana bakmaya gittim

Etrafta Luca’nın da Luna’yı aradığını duyabiliyordum etraf karanlık olduğu için telefonumun flaşını açtım

Ve yere tuttum yerde kırmızı lekeler vardı onun kan olabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti yere eğildim yerde bulduğum bir yaprak ile

Lekeyi sildim ve kokladım daha sonra yaprağı hızlıca yere attım bu kandı hızla lekeleri takip ettim

Orada ölü gibi yatan Lunayı gördüm o sadece yatıyordu kıpırdamıyordu

“Luna” dedim sesim titriyordu

Hızlıca telefonda ki ilk kişiyi aradım bu Olivia’ydı onların buraya gelmesini söyledim Lunanın yanına gidip çöktüm karnında kanayan bir yer vardı

İlk önce oraya daha sonra da yüzüne baktım iki elim ile yüzünü avuçlarımın içine aldım göz yaşlarımı tutamıyordum saçlarını okşadım ellerim titriyordu

“Luna beni duyuyormusun” dedim

Ama o kıpırdamıyordu bile iki elimi de yüzünden çekip karnında ki yaraya bastırmaya başladım bir anda yanımda birisi belirdi

Bu Lucaydı ona baktım ayakta duramıyordu ağlamasını iki dakika bile tutamadan ağlamaya başladı ve yanıma çöktü

Boynunda atkı olduğunu gördüm

“Luca atkıyı çıkar ve yarayı bastır” dedim ona bağırarak

Ama tamamen Lunaya odaklanmış ağlıyordu ‘LUCA’ dedim tekrardan bağırarak hala beni duymuyordu iki elim ile omuzlarından tutup onu sarstım

Gözleri benimkilere baktığında tekrardan atkıyı çıkartıp yaraya basmasını söyledim o dediğimi yaparken Luna’nın nabzına baktım

Nabzı hala atıyordu ama çok azdı ayağa kalkıp ambulansı aradım bıçaklanmış olduğunu ve nabzının çok az attığını söyledim telefonu kapattım

Ambulansı beklerken deliye dönüyorduk ellerim kıyafetim ayakkabılarım yüzüm her yerim kan içindeydi ağlamamı durduramıyordum

Luca’nın yanına döndüm ve çöktüm Luca ağlayarak konuşuyordu

“Bunu kim yapar ya kim kardeşimden ne ister” dedi bağırarak

Olivia ve diğerleri de çoktan gelmişlerdi Olivia Lunayı öğle görünce dayanamayıp ağlamaya başladı

Luca artık dayanamıyor gibiydi kafamı kaldırdığımda Jake’in daha soğuk kanlı olduğunu gördüm

“Jake Luca’nın yerine geçer misin o iyi değil” dedim

Jake Luca nın elinde ki atkıyı alıp yaraya bastırmaya başladı Luna’nın bedenini kontrol ederken bacaklarından kan aktığını gördüm

Hemen gidip kontrol ettim Luna’nın bacakları tamamen kandı ama bunun ne olduğunu anlamamıştım

Bunu ben değil Jake de görmüştü birbirimize baktık ne olduğunu ikimiz de anlamamıştık

Çok bir zaman geçmeden anbulans geldi anbulansın sesini duyan tüm okul etrafımızda toplanmıştı anbulans Lunayı aldı ben Luna nın yanında ambulans da gidiyordum

Diğerleri de arkamızdan motor ile takip ediyorlardı hastaneye geldiğimizde Lunayı acilen ameliyata aldılar

Hastane koridorunda bekliyordum diğerleri de çok geçmeden gelmişlerdi Luca koşarak yanıma geldi neolduğunu sordu

Ameliyata aldıklarını söyledim hepimizin gözünde yaş ile oturmuş bekliyorduk Luca ile ikimizin üzeri eli yüzü her yeri kandı

Jake yanımıza geldi elinde ki iki şişe suyun birisini bana birisini de Luca ya uzattı

“Teşekkür ederim” dedim

Suyu içerken ellerim hala titriyordu

“Sen iyi misin” dedi Jake

“Onun o hali bir türlü aklımdan çıkmıyor kim yapmış olabilir anlamıyorum” dedim elimde ki su şişesini kapatırken

Luca’ya baktığımda yerde çökmüş kafasını ellerinin arasına almış sallanıyordu onu ilk defa böyle görüyordum

Bize doğru yaklaşan tylor,Herbert ve Robet’ı gördük yanımıza geldiler

“Ne işiniz var sizin burda” dedim sinirle

“Sakin ol prenses eski arkadaşımızın ikiz kardeşi yaralanmış ziyaret etmeyelim mi” dedi sırıtarak

Luca ayağa kalkıp Tylor ın yakasına yapıştı ve onu duvara itti

“Oğlum sen beni kışkırtmak için mi geldin”dedi Luca

Tylor Luca’yı geriye itip cevap verdi

“Hayır ben ifade vermeye geldim” dedi Tylor

“Nasıl yani neden” dedim merakla

“Çünkü Luna’yı en son gören kişi benim” dedi Tylor

“Ne demek lan bu neden senin yanındaydı kardeşim” dedi Luca

“Kardeşin bana aşıktı oğlum kız arkadaşım ile beni görünce yanımıza geldi kız arkadaşım ile kavga etti sonra da sinirle uzaklaştı şimdi sevgilim ifade veriyor” dedi Tylor

“Yalan söyleme Luna senden nefret eder” dedi Olivia sinirle

“Öyle değilmiş be canım” dedi Tylor

Tylor’ın yanına gittim bacağına bir tekme attım Jake gelip kolumdan tuttu ve Tylor dan uzaklaştırdı

“Bana bak Tylor eğer yalan söylüyorsan seni gebertirim duydun mu” dedim bağırarak

O sırada ameliyathaneden doktor çıktı yüzünde pekte mutluluk ifadesi yoktu hepimiz etrafına toplandık

“Arkadaşınız bi tecavüze uğramış çocuklar” dediğinde kendimi tutamadım elimi duvara yasladım Jake kolumdan tutuyordu ona bakıp sessizce konuştum

“Demek ki o kanlar o yüzden di” dedim

Jake sadece bakıyordu tekrardan doktora döndüm

“Ona bunu kim yaptıysa ölmeme ihtimaline karşı onu bıçaklamış bu yüzden de kanaması çok fazlaydı biz elimizden geleni yaptık ama başınız sağolsun hastayı kaybettik”

Herkes ağlıyordu iki elim ile gözlerimi kapattım arkama döndüm ellerimi Jake’in omuzuna yasladım Jake elini belime koymuştu

Sadece ağlıyordum çok şiddetli bir şekilde ağlıyordum abim ve annemden sonra en yakın arkadaşımı da kaybetmiştim

Bunu ona kim yaptıysa bir an önce bulunup cezasını çekmesini istiyorum

Ellerimi açıp Jake in boynuna sarıldım bunu yaparken mantıklı düşünemiyordum abim öldüğünde Wendy ile birbirimize böyle sarılmıştık

Hastaneye ne zaman gelsem aklıma onların ölümü geliyor

Bir kaç dakika sonra hastaneden çıktık kendimize gelemiyorduk yarın Luna’nın cenazesi vardı o yüzden okula gitmiycektik

Eve geldiğimizde duşa girdim neredeyse elbisem komple kandı onları da makineye attım duştan çıkınca üzerimi değiştirdim

Tüm bu olanlar yüzünden uyuyamıyordum Lunayı kim öldürdü ondan ne istediler ya da kim ona dokundu kim bunu yapabildi

Tüm bu sorular ardından yorgunluk üzerine uykuya daldım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.