Sabah gökgürültüsü ile uyandım banyoya gidip yüzümü yıkadım dişlerimi fırçaladım saçlarımı tarayıp doğal haline bıraktım
Yeni formalarımız daha verilmemişti bu yüzden eski okul formamı giydim çantamı ve telefonumu alıp aşağıya indim
Olivia çoktan uyanmıştı Cris ve Jake’i uyandırmaya çalışıyordu yanına gittim
“Günaydın” dedim
“Günaydın yardım etmek istermisin” dedi
Mutfağa gittim Olivia kahvaltı hazırlamıştı bir tencere ve tahta kaşık alıp salona geri döndüm tahta kaşığı tencereye vurmaya başladım
Cris yerinden zıplamıştı Jake koltukta doğruldu hızlıca kaşığı elimden aldı
“Noluyo ya” dedi Jake
“Nerdeyiz lan” dedi Cris
“Günaydınn sevgilimmm” dedi Olivia bağırarak
“Aaaa sevgilim uyanır uyanmaz seni görmek ne güzel” dedi Cris ve ayağa kalktı
Mutfağa doğru yürüyorduk Olivia ‘biraz daha gelmezsen aç kalıcaksın Jake’ diye bağırdı
Masaya oturduğumuzda Jake mutfağa girdi tahta kaşığı tezgaha bıraktı yüzünü yıkadı peçete ile kurutup masaya oturdu
Beraber kahvaltı yapmıştık kahvaltımız bitince biz mutfağı topladık onlar da koltukların üzerindeki battaniyeleri topladılar
Herkesten önce Evden çıktım yolun kenarında Felix’in ailesinin arabasını bekliyordum felix bu gün gidiyordu
Sabah ona mesaj atmıştım benimle vedalaşmadan gitmiycekti bu yüzden onu bekliyordum
O gelince arabadan indi yanıma geldi ona sımsıkı sarıldım daha sonra elinde getirdiği kitabı bana uzattı
“Beni unutmaman için sana hediye ediyorum” dedi
“Teşekkür ederim Felix” dedim
Ben de ona rastgele bir bilekliğimi hediye ettim tekrardan sarıldıktan sonra arabaya bindi ve gittiler
Elimdeki kitaba baktım kitabın adı ‘sıkı dosttum’ du kitabı çantama koyup tekrardan bizimkilerin yanına gittim
okula gittik daha doğrusu koleje
“Kasaba koleji mi” dedim şaşkınlıkla
“Müdür kolej demişmiydi” dedi Olivia
Eski formamızı giyen bir kaç kişi görünce içeriye girdik eski okulumuzdan çok büyüktü çok daha fazla koridor ve daha çok merdiven vardı
Merdivenden çıkınca Andres’i gördük Andres çoktan yeni formalarını giymişti açık kahve kumaş pantalon beyaz gömlek koyu kahve okul ceketi ve pantalonun renginde kıravat
“Günaydın” dedi Andres
“Okul forması bu mu lan” dedi Cris
“Günaydın Andres müdürün odası nerde” dedim
Andres bizimle beraber müdürün yanına gelmişti müdür sınıflarımızı söyledi ve formalarımız ile kitaplarımızı verdi
Andres, Jake ve ben aynı sınıftaydık
Cris, Olivia ve Luna da başka bir sınıftaydı
Luna Luca ile beraber geliceği için arkadan gelicekti giyinme odasına gidip üzerimizi değiştirdik kızların forması da
Açık kahve ve koyu kahve karışık kareli bir etek beyaz gömlek koyu kahve okul ceketi eteğin deseninde kıravat
Giyinme odasından çıkıp kantine gittik kantinin bir kaç yerinde geniş koltuklar bir kaç yerinde de sandalye ve masalar vardı
Birde büyük kantin tezgahı onun önünde de bir kaç sandalye vardı
Biz geniç koltuklardan birisine oturduk
“Bu ne biçim okul forması böyle” dedi Cris
“Güzel bence” dedi Olivia
“Güzel mi sevgilim senin tarzını yansıtmıyor gibi sanki” dedi Cris
“Buranın kütüphanesi nerde” dedim
“İkinci katta çok hüyük bir kütüphanesi var istersen tenefüste gidebiliriz” dedi Andres
Olumlu bir şekilde kafa salladım ders zili çalmıştı bizim sınıfımız ikinci kattaydı Oliviaların sınıfı da birinci kattaydı
Sınıfa girdiğimde çok az sıra vardı ve herkes tekli oturuyordu sınıfta olan herkes bize bakıyordu kafamı çevirdiğimde Tylor’ı gördüm
Oda bizi görmüştü yanımıza geldi
“Vay vay vay bizim okulun prens ve prensesi de bu sınıftaymış” dedi
“Sen de mi bu sınıftasın” dedim
“Hayır yan sınıftayım arkadaşımı görmeye geldim” dedi
Arkasında duran açık mavi saçları olan çocuğu kolundan tutup önüne geçirdi
“Selam ben Robert” dedi elini uzatarak
Benden önce Jake elini uzatıp sıktı ardından Andres sıktı isimlerini söyleyerek
“Senin adın ne deniz kızı” dedi
“İsmim Stella” dedim
Elini sıkarak, deniz kızını neden bana yakıştırdığını anlamamıştım ortadaki boş bir sıraya oturdum Jake sol tarafımda Andres de sağ tarafımda oturuyordu
Ders başlamıştı hoca sınıftakilere genel açıklamaları yapıp bizi tanıttı daha sonra derse döndük
Ders sıkıcı geçti öğretmenler çok kötü ders anlatıyorlardı tenefüs zili çalınca Andres ile beraber kütüphaneye gittik çok fazla kalmadan
Diğerlerinin yanına kantine gittik kantinde otururken Yuna’yı gördüm oda bizim okula gelmişti
“Bizim sınıfımız iğrenç çok fazla kız var” dedi Olivia
“Bizim sınıf normal” dedi Jake
“Stella iyi misin” dedi Olivia
Ona döndüm
“İyiyim okuldan bi kaç kişi gördüm de” dedim
“Ay evett Edwin ve Herbert bizim sınıfımızda inanabiliyormusunuz” dedi Luna
“Ama ikisi hiç konuşmuyor galiba küsmüşler” dedi Cris
“Derse girmeden önce de Tylor vardı bizim sınıfta arkadaşını görmeye gelmiş” dedi Jake
Tekrardan ders zili çalınca sınıfa çıktık ikinci tenefüste Yuna’ya her şeyi sormayı düşünüyordum ikinci tenefüs zili çalışca kütüphaneye gittim
Jake ve Andres’e lavaboya gidiceğimi söyledim Yuna’nın kütüphane de olacağına o kadar emindim ki onu orda bulmak zor olmadı
Yunayı gördüğümde elim ile gelmesini işaret ettim yanıma geldi onu ilerideki rafların arasına çektim
“Yuna sana bi kaç soru sormam lazım” dedim etrafımı konturol ederken
“Ne sorusu” dedi Yuna
“Tylor senden ne istiyor” dedim gözlerinin içine bakarak
“T-Tylor mı oda kim” dedi kekeleyerek
“Yuna Tylor’ı sen de bende gayet iyi tanıyoruz dün seni arka bahçeye götürdü zorla , neler oluyor bana anlat” dedim
“Bir şey olmuyor rahat bırak beni” dedi
Oradan ayrılıcakken kolundan tuttum
“Dur lütfen seni tehtit mi etti” dedim
“Beni rahat bırak dedim sana” dedi
Tekrardan engel olucakken Tylor’ı gördüm ve onu rahat bıraktım kütüphaneden çıkıcakken birisinin ismim ile seslendiğini duydum
Arkama baktığımda Tylor olduğunu gördüm onu hiç aldırmadan yürümeye devam ettim fakat Tylor’ın yeni çete üyeleri yolumu kesti
Derin bir nefes alıp arkama döndüm Tylor, Herbert ve sınıftaki yeni tanıdığım Robert bana doğru geliyorlardı
Tylor önümde durdu
“Ne istiyorsun” dedim
“Bir şey istemiyorum asıl sen okuldaki küçük kızları rahat bırak” dedi Tylor
“Bu seni hiç ilgilendirmez” dedim
“Onu ilgilendirmez evet ama beni ilgilendirir” dedi yeni çocuk
“Neden bizim okuldaki kızlar seni ilgilendirsin” dedim
“Eğer o kız benim canımdan benim kanımdansa ilgilendirir” dedi Robert
“Anlamadım Yuna senin kardeşin mi” dedim
“Evet aynen öyle deniz kızı bir daha kardeşimi rahatsız etme” dedi Robert
“Yunayı rahatsız eden ben değilim Tylor” dedim ve arkamdaki çocukları itip kütüphaneden çıktım
Koridorda yürürken aklımda Robert’ın söyledikleri vardı Yuna onun kardeşiydi peki Tylor onun kardeşinden ne istiyordu
Bunun ne olduğunu öğrenmek istiyordum ama Yuna konuşmuyordu onun korkmuş olduğunu anlayabiliyordum
————
Öğle arası yemeğimizi yedikten sonra bahçeye oturmak için gidiyorduk Tylor’ın tekrardan Yunayı kolundan tutmuş götürdüğünü gördüm
Hemen arkalarından gitmek için telefonumu sınıfta unutmuşum deyip yanlarından ayrıldım ve Tylor’ı takip etmeye başladım
Biraz uzağından gidiyordum bu okulun da arka bahçesi vardı ve Tylor her zaman ki gibi Yunayı oraya götürüyordu
Arka bahçeye girdiğimde Tylor ve Yunayı gözden kaçırdım etrafıma bakarken birisi kolumdan tutup beni duvara itti bu Tylor’dı
Elini duvara yasladı duvar ve Tylor’ın arasındaydım yüzünü yüzüme yaklaştırdı
“Beni takip etmeyi kes” dedi Tylor
“Yuna nerde naptın ona” dedim sesimi yükselterek
“Kes sesini” dedi ve geriye çekildi
Kapıya doğru giderken Herbert’ın yanında ki iki çocuğa eli ile komut verdi ve ikisi de gelip kollarımdan tuttular
“Noluyor Tylor” dedim bağırarak
Ama Tylor beni takmadan kapıdan çıktı Herbert sadece bana bakıyordu ardından Herbert’ın arkasında ki duvardan atlayan birisini gördüm
Kafasında kapşonu vardı ama kız olduğunu anlamıştım üzerinde ki okul forması bu okulun formasıydı demek ki bu okulda okuyordu
Ayrıca da eteği vardı burdan da kız olduğu anlaşılıyordu kız hızlıca gelip Herbert’a tekme attı Herbert yere düşmüştü
Kız kollarımdan tutan iki çocuğa da tekmeler atıp yere düşürmüştü kapşonunu çıkartıp bana baktı
Omuzlarına kadar uzanan siyah saçları vardı boyu da benden biraz uzundu Herbert ve diğerleri ayağa kalktı ve Tylor içeriden geri geldi
Kız yerde bulduğu odun parçası ile onları bayılttı Tylor yavaş yavaş kıza yaklaşıyordu önüne geçtim
“Tylor dur kıza dokunma” dedim
Kız omuzumdan tutup beni kenara itti daha sonra elindeki odunu havaya kaldırdı ‘Durr’ diye bağırdım Tylor kızın bileğinden tutup geriye büktü Kızın elinde ki odun yere düştü
Tylor kıza tokat atıcakken ileriden Tylor’ın adını söyleyerek bağıran Andres’i gördük Andres Tylor’ın yanına geldi
Tylor’ın göğüsünden itti
“Defol git şurdan” dedi Andres
“Peki tekrar görüşücez” dedi Tylor giderken
Andrese döndüm
“Ne işin var burda” dedim
“Asıl senin ne işin var burda telefonumu alıp gelicem dedin kaç saat oldu hala gelmedin” dedi Andres
Yeni kıza bakarak
“Sanada teşekkür ederim ismin neydi” dedim
Kız yanımıza yaklaştı ilk önce Andres’e sonra da bana baktı
“İsmim Emily” dedi
“Stella, bu arkadaşım da Andres” dedim
“Memnun oldum bu arada ben de sana teşekkür ederim” dedi Emily
“Rica ederim, hadi gidelim artık bizi bekliyorlar” dedi Andres
“Sende gelmek istermisin Emily seni arkadaşlarımla tanıştırmak isterim” dedim
Emily kabul etti arka bahçeden çıkıp ön bahçeye doğru gidiyorduk Andres’i durdurdum Emily de durdu
“Bunu kimseye söyleme” dedim
“Tamam peki” dedi Andres
“Merak etme ben zaten söylemem” dedi Emily
Ve yanlarına gittik Olivia Emily’i görünce ona sarıldı ne olduğunu anlamamıştım galiba birbirlerini tanıyorlardı
“Emily senin okulun burasımıydı” dedi Olivia mutlulukla
“Aynen öyle sen nasıl düştün buraya” dedi Emily
“Uzun hikaye seni sevgilim ve arkadaşlarım ile tanıştıriyim” dedi Olivia bize bakarak
“Bu sevgilim Cris” diyerek ekledi Olivia
“Memnun oldum sen de Olivia’nın biricik kuzeni Emily değil mi” dedi Cris elini uzatarak
Kuzeni mi dedi o nasıl yani Emily Olivia’nın kuzeni mi gerçekten , Olivia sonra hepimizi tanıtınca Emily bizimle zaten tanıştığını söyledi
“Siz nasıl tanıştınız” dedi Olivia
“Ee şey ya okula garip bi tip gelmiş rahatsız etti bizi Stellayla , Andres de sağolsun kurtardı bizi” dedi Emily daha biz konuşamadan
“Aynen Tylor’dan bahsediyor” dedim telaşla
“Tylor mı ne istiyormuş ki o sizden” dedi Cris
“Bilmem ki ya normal halleri işte boşver” dedim
O sırada zil çaldı hemen sınıflarımıza çıkmıştık son derslerimizi işlerken yeni eklendiğimiz okul gurubumuza bir mesaj geldi
Gece okulda yeni gelenler partisi düzenlenicekmiş bunun için herkesin okulda olmasını istiyorlarmış
Son dersimizi işleyip okuldan çıktık yağmur yağmaya devam ediyordu motorların yanına gittik
“Ya ben arka bahçeden gizlice girmiştim o yüzden motorum orda kaldı siz gidin ben size yetişirim” dedi Emily
“Motor mu sen motor mu aldın” dedi Olivia şaşkınca
“Evet sonunda babamı ikna edip bir motor alabildim” dedi Emily
İleriden motoru ile gelen Luca’yı gördük o Lunayı almaya gelmişti
“Akşam görüşürüz okulda” dedi Luna
“Luna bana gelsene beraber hazırlanırız” dedi Olivia
“Haa o zaman ben evden elbisemi alıyim size geçerim tamam mı” dedi motora binip el salladı ve gittiler
“O kim sevgilisi falan mı” dedi Emily
“Yok o ikiz kardeşi” dedim
“Ha neyse detayları evde konuşuruz ben gidiyorum görüşürüz” dedi ve gitti Emily
Bizde Olivia’nın evine doğru gitmeye başladık Andres evine gitti bizde Olivia nın evinin önünde durup tekrardan Cris’in vedalaşmasını bekliyorduk
O sırada Emily geldi motorunu garaja koyup yanımıza geldi
“Niye bekliyorsunuz içeriye geçsek ya” dedi Emily
“Cris’in vedalaşmasını bekliyoruz gece yine görüceksin ama ya ayrıca evin iki adım ileride” dedim
“Ay yine kıskanıyorsun” dedi Cris
“Size doyum olmaz gençler ama ben gidiyorum” dedi Jake
O gittikten sonra Cris de gitti ve ardından Luna geldi
Kızlarla hazırlanırken sohbet de ediyorduk elbiselerimizi giymiştik
Emily daha önce de burda kaldığı için çokça kıyafeti varmış onların içinden bir elbise giymişti
*RESİMMMMMMM*
“Andres kim” dedi Emily maskarasını sürerken
“Andres benim kız kardeşimin sevgilisinin kardeşi” dedim
“Hmm çok hoş bir çocuk” dedi tekrardan konuşarak
“Yani Andres iyi bir çocuk ama benim kanım ısınamadı” dedi Olivia
“Bence de yakışıklı ama ben de ısınamadım ona” dedi Luna
“Ben sevdim Andresi” dedim sadece , Andres hakkında çok da bir düşüncem yoktu çünkü
Hazırlandığımızda erkekler çoktan gelmişti fakat Jake hala gelmemişti hepimiz onu bekliyorduk
“İstersen sen benimle gel Stella Jake sonradan katılır bize” dedi Andres
“Gerek yok Andres zaten Jake geldi” dedi Olivia
Sonra da Jake’in motor sesini duyduk ve yola çıktık Luna Emily’in arkasına binmişti
Hava yavaştan kararmıştı parti okulun ön bahçesindeki büyük futbol sahasındaydı
Hepimiz bir masaya geçtik nerdeyse herkes gelmişti
“Hava gerçekten soğukmuş” dedim
“Evet ya yağmur da yağmıyor ama soğuk” dedi Olivia
“İstersen ceketimi verebilirim Stella” dedi Andres
“Yok sağol iyiyim böyle” dedim
“Andres iki tane su alabilirmisin rica etsem” dedi Olivia
Andres oradan ayrıldığında Olivia yanıma geldi kulağıma eğilerek konuştu
“Bu çocuk senden mi hoşlanıyor” dedi
“Ne yok artık” dedim şaşkınlıkla
“Olivia haklı Stella” dedi Cris
Bizi duymuştu
“Hayır ya çocuk sadece ceketini vermek istedi abartmayın” dedim
“Evde ‘istersen benimle gel Jake sonradan katılır’ derken neysi peki” dedi Olivia
“Öyle mi söyledi” dedi Jake bana bakarak
Andres’in geldiğini görünce bir şey söylemedim Luna Lucaya bakmak için yanımızdan ayrıldı
Emily de pek konuşmuyordu parti devam ediyordu Luna da gideli çok olmuştu Luca yanımıza geldi ama yanında Edwin yoktu
“Lunayı göreniniz oldu mu” dedi Luca
“Hayır o sana bakmaya geliyordu” dedim
“Yanıma uğramadı” dedi Luca
“Nasıl ya bize öyle söylemişti” dedim
Lunayı aramak için etrafa dağıldık hepimiz bir tarafa bakıyorduk ben ise futbol sahasının arka tarafında ki ağaçlık alana bakmaya gittim
Etrafta Luca’nın da Luna’yı aradığını duyabiliyordum etraf karanlık olduğu için telefonumun flaşını açtım
Ve yere tuttum yerde kırmızı lekeler vardı onun kan olabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti yere eğildim yerde bulduğum bir yaprak ile
Lekeyi sildim ve kokladım daha sonra yaprağı hızlıca yere attım bu kandı hızla lekeleri takip ettim
Orada ölü gibi yatan Lunayı gördüm o sadece yatıyordu kıpırdamıyordu
“Luna” dedim sesim titriyordu
Hızlıca telefonda ki ilk kişiyi aradım bu Olivia’ydı onların buraya gelmesini söyledim Lunanın yanına gidip çöktüm karnında kanayan bir yer vardı
İlk önce oraya daha sonra da yüzüne baktım iki elim ile yüzünü avuçlarımın içine aldım göz yaşlarımı tutamıyordum saçlarını okşadım ellerim titriyordu
“Luna beni duyuyormusun” dedim
Ama o kıpırdamıyordu bile iki elimi de yüzünden çekip karnında ki yaraya bastırmaya başladım bir anda yanımda birisi belirdi
Bu Lucaydı ona baktım ayakta duramıyordu ağlamasını iki dakika bile tutamadan ağlamaya başladı ve yanıma çöktü
Boynunda atkı olduğunu gördüm
“Luca atkıyı çıkar ve yarayı bastır” dedim ona bağırarak
Ama tamamen Lunaya odaklanmış ağlıyordu ‘LUCA’ dedim tekrardan bağırarak hala beni duymuyordu iki elim ile omuzlarından tutup onu sarstım
Gözleri benimkilere baktığında tekrardan atkıyı çıkartıp yaraya basmasını söyledim o dediğimi yaparken Luna’nın nabzına baktım
Nabzı hala atıyordu ama çok azdı ayağa kalkıp ambulansı aradım bıçaklanmış olduğunu ve nabzının çok az attığını söyledim telefonu kapattım
Ambulansı beklerken deliye dönüyorduk ellerim kıyafetim ayakkabılarım yüzüm her yerim kan içindeydi ağlamamı durduramıyordum
Luca’nın yanına döndüm ve çöktüm Luca ağlayarak konuşuyordu
“Bunu kim yapar ya kim kardeşimden ne ister” dedi bağırarak
Olivia ve diğerleri de çoktan gelmişlerdi Olivia Lunayı öğle görünce dayanamayıp ağlamaya başladı
Luca artık dayanamıyor gibiydi kafamı kaldırdığımda Jake’in daha soğuk kanlı olduğunu gördüm
“Jake Luca’nın yerine geçer misin o iyi değil” dedim
Jake Luca nın elinde ki atkıyı alıp yaraya bastırmaya başladı Luna’nın bedenini kontrol ederken bacaklarından kan aktığını gördüm
Hemen gidip kontrol ettim Luna’nın bacakları tamamen kandı ama bunun ne olduğunu anlamamıştım
Bunu ben değil Jake de görmüştü birbirimize baktık ne olduğunu ikimiz de anlamamıştık
Çok bir zaman geçmeden anbulans geldi anbulansın sesini duyan tüm okul etrafımızda toplanmıştı anbulans Lunayı aldı ben Luna nın yanında ambulans da gidiyordum
Diğerleri de arkamızdan motor ile takip ediyorlardı hastaneye geldiğimizde Lunayı acilen ameliyata aldılar
Hastane koridorunda bekliyordum diğerleri de çok geçmeden gelmişlerdi Luca koşarak yanıma geldi neolduğunu sordu
Ameliyata aldıklarını söyledim hepimizin gözünde yaş ile oturmuş bekliyorduk Luca ile ikimizin üzeri eli yüzü her yeri kandı
Jake yanımıza geldi elinde ki iki şişe suyun birisini bana birisini de Luca ya uzattı
“Teşekkür ederim” dedim
Suyu içerken ellerim hala titriyordu
“Sen iyi misin” dedi Jake
“Onun o hali bir türlü aklımdan çıkmıyor kim yapmış olabilir anlamıyorum” dedim elimde ki su şişesini kapatırken
Luca’ya baktığımda yerde çökmüş kafasını ellerinin arasına almış sallanıyordu onu ilk defa böyle görüyordum
Bize doğru yaklaşan tylor,Herbert ve Robet’ı gördük yanımıza geldiler
“Ne işiniz var sizin burda” dedim sinirle
“Sakin ol prenses eski arkadaşımızın ikiz kardeşi yaralanmış ziyaret etmeyelim mi” dedi sırıtarak
Luca ayağa kalkıp Tylor ın yakasına yapıştı ve onu duvara itti
“Oğlum sen beni kışkırtmak için mi geldin”dedi Luca
Tylor Luca’yı geriye itip cevap verdi
“Hayır ben ifade vermeye geldim” dedi Tylor
“Nasıl yani neden” dedim merakla
“Çünkü Luna’yı en son gören kişi benim” dedi Tylor
“Ne demek lan bu neden senin yanındaydı kardeşim” dedi Luca
“Kardeşin bana aşıktı oğlum kız arkadaşım ile beni görünce yanımıza geldi kız arkadaşım ile kavga etti sonra da sinirle uzaklaştı şimdi sevgilim ifade veriyor” dedi Tylor
“Yalan söyleme Luna senden nefret eder” dedi Olivia sinirle
“Öyle değilmiş be canım” dedi Tylor
Tylor’ın yanına gittim bacağına bir tekme attım Jake gelip kolumdan tuttu ve Tylor dan uzaklaştırdı
“Bana bak Tylor eğer yalan söylüyorsan seni gebertirim duydun mu” dedim bağırarak
O sırada ameliyathaneden doktor çıktı yüzünde pekte mutluluk ifadesi yoktu hepimiz etrafına toplandık
“Arkadaşınız bi tecavüze uğramış çocuklar” dediğinde kendimi tutamadım elimi duvara yasladım Jake kolumdan tutuyordu ona bakıp sessizce konuştum
“Demek ki o kanlar o yüzden di” dedim
Jake sadece bakıyordu tekrardan doktora döndüm
“Ona bunu kim yaptıysa ölmeme ihtimaline karşı onu bıçaklamış bu yüzden de kanaması çok fazlaydı biz elimizden geleni yaptık ama başınız sağolsun hastayı kaybettik”
Herkes ağlıyordu iki elim ile gözlerimi kapattım arkama döndüm ellerimi Jake’in omuzuna yasladım Jake elini belime koymuştu
Sadece ağlıyordum çok şiddetli bir şekilde ağlıyordum abim ve annemden sonra en yakın arkadaşımı da kaybetmiştim
Bunu ona kim yaptıysa bir an önce bulunup cezasını çekmesini istiyorum
Ellerimi açıp Jake in boynuna sarıldım bunu yaparken mantıklı düşünemiyordum abim öldüğünde Wendy ile birbirimize böyle sarılmıştık
Hastaneye ne zaman gelsem aklıma onların ölümü geliyor
Bir kaç dakika sonra hastaneden çıktık kendimize gelemiyorduk yarın Luna’nın cenazesi vardı o yüzden okula gitmiycektik
Eve geldiğimizde duşa girdim neredeyse elbisem komple kandı onları da makineye attım duştan çıkınca üzerimi değiştirdim
Tüm bu olanlar yüzünden uyuyamıyordum Lunayı kim öldürdü ondan ne istediler ya da kim ona dokundu kim bunu yapabildi
Tüm bu sorular ardından yorgunluk üzerine uykuya daldım