Sabah okul için kalktım üzerimi değiştirmeden önce aşağıya inip kahvaltı yaptım
Daha sonra tekrardan üst kata çıkıp formalarımı giydim ve evden çıktım
Yağmur yağmıyordu çok hafif rüzgar esiyordu ama bulutlar siyahtı yağmur yağabilirdi
Okula gelmiştim hiç vakit kaybetmeden sınıfa çıktım Olivia gelmişti Olivia geldiyse Cris de gelmiştir Cris geldiyse Sofia Sofia geldiyse de Adrian gelmiştir
Ardından Felix sınıfa girdi Felix ile uzun zamandır konuşmuyorduk yanına gittim önündeki boş sıraya oturup Felix’e döndüm Felix’in moreli pek iyi değildi
“Felix nasılsın” dedim
“İyiyim Stella sen” dedi bunu derken bana bakmıyordu elindeki kalemle uğraşıyordu
“Dün neden gelmedin Cris’in doğum gününe” dedim
Kafasını kaldırdı sonra tekrardan eğdi
“Biz taşınıyoruz Stella dün de eşyalarımı topluyordum” dedi
“NE!” Dedim bunu yanlışlıkla yüksek sesle söylemişim nerdeyse bütün sınıf duymuştu
“Nasıl ya neden” dedim tekrardan
“Ailemin işi yüzünden kasabadan gitmemiz gerekiyormuş” dedi Felix
Yanında ayağa kalkıp ona sarıldım çok üzgün duruyordu umarım burayı çabucak unutur eğer unutmazsa çok üzülücek
Ders zili çaldığında Jake ve Adrian da sınıfa girdiler ve Andres girdi onun bizim sınıfta olduğunu bilmiyordum
Wendy gittiği için onun yerine oturdu, ders başlamıştı, hoca ve arkasından Luca ile Edwin geldiler
Dersimiz matematik di aslında matematik dersini severim ama bazı konuları asla anlamadığım için çözmek istemiyordum
Zil çalmıştı kantine indik hep beraber oturuyorduk etrafa bakarken Tylor’ı gördüm
11.sınıflardan bir kızı kolundan tutmuş zorla arka bahçeye götürüyordu o kızı tanıyordum adı yuna
Tylor’ın o kıza bir şey yapabiliceğinden şüphelendim ayağa kalktım onlara doğru gidicekken
“Nereye” dedi Olivia
“Lavaboya gidicem sınıfta görüşürüz” dedim
Arkalarından hızla gittim arka bahçeye gitmek yasaktı orası açıklık bir alan olduğu için öğrenciler ordan kaçabiliyorlarmış bu yüzden
Oraya geçmememiz için bekleyen iki nöbetci öğrenci vardı Tylor ve yuna içeriye girdiler
Ben ise girememiştim nöbetci öğrenci beni kolumdan tutup engelledi Tylor’ın oraya girdiğini söyledim ama bana inanmadılar
Zil çaldığı için mecburen sınıfa çıkmak zorunda kaldım tüm ders boyunca aklımda onlar vardı
Tylor Cris’in sınıfında acaba Crise söylesem mi diye düşündüm ama o kesinlikle Olivia’ya anlatırdı bu yüzden
Anlatmamaya karar verdim Tenefüste spor salonuna gidicektik dersimiz beden’di
Giyinme odasına gidip üzerimize okulun beden dersi için olan eşofmanları giydik siyah eşofman beyaz t-shirt ve siyah ceket
Tekrardan diğerleri ile buluşunca Cris’in yanına gittim beden dersinde iki sınıf birleşiyorduk bu sınıf’da Cris’in sınıfıydı
“Cris” dedim endişeli bir şekilde anlamalarından korkmuştum
“Efendim” dedi Cris elindeki basketbol topunu sektirirken
“Tylor derste sınıfta mıydı” dedim
Cris anlamamış bir şekilde yüzüme baktı daha sonra da kafasını arkasına çevirip Tylor’a baktı
“Bir kaç dakika geç geldi de neden sordun”
“Hiiçç ya ben onu okulda hiç görmedim de acaba geldi mi diye”
“Peki” dedi ve basket oynamaya devam etti
Ben de tribüne dönüp kızların yanına oturdum kafam çok dalgındı gözlerimi Tylor’a diktim
Belkide o kızı zorla götürmüyordu ben yanlış anlamıştım ama o zaman neden kolundan tutuyordu madem zorla gitmiyor
Yanından yürüseydi off keşke diyer insanlar gibi hiç bir şeyi önemsemeseydim o zaman bunları da düşünmek zorunda kalmazdım
Tyor elindeki basket topunu bana fırlattı iki elimi yüzüme gerdim top ellerime çarpıp yere düştü ona baktım yavaş yavaş yaklaşıyordu
Yanıma geldiğinde tribün’ün önündeki demirlere ellerini yasladı ve vücudunu bana doğru eğdi
Kızlar ayağa kalktılar demirlerin altından geçip Tylor’ın yanda durdular Tylor hala aynı pozisyonda bana bakıyordu ben de ona bakıyordum gözümü bile kırpmadan
“Neden bakıyordun bana” dedi
“Sana bakmıyordum” dedim
“Yalan söyleme Prenses bana bakıyordun”
Olivia Tylor’ın omuzundan tutup kendisine çevirdi ben de demirlerin altından geçip yanlarında durdum
“Ne yaptığını sanıyorsun sen” dedi olivia
“Topu diyorsan yanlışlıkla elimden kaydı” dedi Tylor
Onlar sadece Tylor ve Herbert’dı Luca ve Edwin yanlarında yoktu
“Yalan söyleme Tylor bilerek attığını hepimiz gördük” dedi Sofia
“Arkadaşın bana dik dik bakıyordu ilk önce o neden baktığını açıklasın” dedi Tylor
Diğerleri bağırışmalarımızı duyup yanımıza geldiler
“Noluyor” dedi Adrian
“Tylor’da bize onu açıklıycaktı” dedi Olivia
“Sana söyledim Stella bana bakıyordu” dedi Tylor Olivia’nın üzerine yürürken
“Tamam Tylor özür dilerim hadi git” dedim
Tylor hatta herkes şaşkınlıkla bana bakıyordu Tylor hiç bir şey demeden yanımızdan gitti
“Neydi bu şimdi çocuk sana basketbol topu fırlattı ama sen ondan özür diledin” dedi Olivia
“Bi sorun çıksın istemedim Olivia hem iyiyim” dedim
Tekrardan demirlerin altından geçip yerime oturdum
O: bu kız kendinde mi ya
J: neoldu
O:Tylor kafasına basketbol topu attı ve hiç bir şey demedi hatta özür diledi
S:neyse Olivia hadi gidelim
Beden dersi uzun sürmeden bitti okulun diğer kalanında pekte bir şey olmadı derse girdik tenefüse çıktık son ders müdür sınıfımıza geldi
“Çocuklar çoğunuzun hoşuna gidicek çoğunuzun da nefret ediceği bir konu konuşucam okulumuzun depreme dayanıksız olduğu ortaya çıktı bunun için okulumuz yıkılıp tekrardan inşa edilicek sizler’de farklı farklı okullara dağılıcaksınız ikişer sınıflar halince bir okula gidiceksiniz hangi okul olduğunu sınıf guruplarınızdan açıklıycam yeni okulunuzda yeni formalarınızı giyip yeni okul kitapları ile ders işliyceksiniz yarın herkes yeni okuluna gidicek iyi günler”
Ve müdür hayatımda duyduğum en saçma şeyi söyledi resmen okulumuz yıkılıyordu ve bizi’de hiç bilmediğimiz bir okulda devam etmemizi söylüyordu
Daha bu okulda yeniyken şimdi tekrardan yeni bir okulmu gerçekten
Okul çıkışı basketbol maçı için bizimkiler antireman yapıcaklardı kızlarda gidiceklerdi ama
Ben gitmiycektim Felix’in eşyalarını toplamak için yardım edicektim
Şuan tek başıma eve yürüyordum diğerleri motorla gittiler eve geldim
Karnım acıkmıştı pratik bir şeyler hazırladım ve yedim
Odama çıkıp üzerimi değiştirdim altıma beyaz bir eşofman üzerime pembe göbeği açık bir t-shirt giydim
Saçımıda topuz yaptım ve evden çıkıp Felix’in evine gittim zile bastım
Kapıyı çok güzel bir kadın açtı bu annesi olmalıydı güler bir yüzle beni içeriye davet etti
Felix’in odası üst kattaydı yanına gittim eşyalarını toplamaya devam ediyordu
“Stella hoşgeldin” dedi
“Selam nasıl gidiyor”
“Çalışma masam bir’de kitaplığım kaldı”
“Hadi o zaman başlayalım”
Ben kitaplığı Felix’de masasını toplayıp karton kutulara koyuyorduk
Biz çalışırken çok yakınlardan bir duman kokusu geliyordu Felix’in odasından hiç bir şey gözükmüyordu aşağıya inip baktık
Gördüğüm manzara karşısında şoka girdim yanan bir ev vardı ve bu benim evimdi hiç bir şey düşünmeden eve girdim
Felix arkamdan bağırıyordu ama ben hiç bir şey düşünmeden ateşlerin içinden geçip odama çıktım odamda ateş yoktu
Masamın üzerinde ki abimin aldığı bilekliği ve günlüğümü aldım odadan çıkıcaktım ama kapının altından dumanların geldiğini fark ettim
(Yazar’ın anlatımıyla)
Stella evin içerisindeyken mahalledeki herkes sadece konuşuyorlardı Felix’in ailesi itfaiye’yi aramışlardı Felix de arkadaşlarına haber vermişti
Çok zaman geçmeden motor sesleri duyuldu ve onlar geldiler yanlarında Andres de vardı hepsi Felix’in yanına
Koştular Felix Stella’nın içeride olduğunu söyledi baya zamandırda çıkmadığını söyledi
Jake’de hiç düşünmeden içeriye daldı ve Stellayı aramaya başladı Stella diyerek bağırıyordu mutfağın çok fazla yanmadığını görünce
Oraya girdi üzerinde ki t-shirt’ü çıkartıp ıslattı ve tekrardan üzerine giydi hızla mutfaktan çıkıp üst kata koştu
Stella’nın ‘imdaat!’ Sesini duyunca odası’nın kapısını zorladı açılmayınca tekmelemeye başladı
(Stella’dan anlatım)
Kapıyı birisi’nin tekmelediğini fark ettim ardından adımı söyledi ama kim olduğunu anlamamıştım
“Stella kapının arkasındaysan çekil”
Dediğini yapmıştım kapı kırılıp oda’nın ortasına düştü kim olduğunu gördüğümde şaşırdım bu Jake’di odaya giricekken arkasından ateşli bir şey düştü
Kendini odaya attı yanıma geldi
“İyi misin” dedi
“İyiyim sen” dedim
“İyiyim hadi çıkalım” dedi
Kapıdan çıkamıyorduk o kadar büyük bir alev vardı ki Jake üzerinde ki t-shirt’ü çıkartıp alevin üzerine attı ve üstünden atlayıp
Çıktık merdivenlerden inerken itfaiye’nin sesini duyduk hızlıca evden çıktık
Ben iyiydim ama Jake çok fazla öksürüyordu Felix Jake’e evinden bir kazak getirip verdi
İtfaiye evi söndürmeye devam ediyordu ambulansın yanına gidip su istedim Jake’in yanına gidip oturdum suyu uzattım
“Neden içeriye girdin” dedim
“Sen neden girdin ölmek mi istiyorsun” dedi
“Abimin bilekliğini aldım ne kadar önemli olduğunu biliyorsun” dedim
“Evet biliyorum”
“İyi misin”
“İyiyim sorun yok” dedi
Ev konpile sönmüştü arkadan polisler’de gelmişti evin nasıl yandığını sordular bilmediğimi evde olmadığımı söyledim
Herkes işini yapınca hepsi gitti ev yok olmuştu salon,bahçe,mutfak ve wendy’nin odası da yanmıştı benim odam çok fazla yanmamıştı
Evin içine girdim odama çıktım arkadaşlarım yanımdaydı
“İyi ki sana bir şey olmadı” dedi olivia
“Şimdi napıcaksın” dedi Cris
“Yeni bir ev bulucam” dedim
Gerçekten her şey üst üste geliyordu yarın yeni okul ardından yeni bir ev tabi bulabilirsem
Yatağımın üzerinde otururken telefonuma mesaj geldi bu müdürdü hangi okula gidiceğimizi açıklıyordu
Kasabanın çıkışında ki okuldu yani Olivia öyle söyledi
“Bir de bu vardı dimi” dedim
“Malesef sana söylememiştim” dedi Sofia bana bakarak
“Noldu kötü bir şey mi” dedim
“Babam eski yaşadığımız yere geri dönmemi söyledi Leo ve ben gidiyoruz” dedi
“Ve ben” diyerek ekledi Adrian
Sofia Adrian a sarıldı
“Nasıl ya hepiniz mi Felix de gidiyor” dedim
Herkes arkada duran felix’e baktı
“Nasıl ya neden gidiyorsun” dedi Olivia
“Ailemin işi yüzünden kasaba dışına çıkmamız gerekiyor” dedi
Olivia Felix’e sımsıkı sarıldı resmen gözümden yaş aktı Felix’i kısa bir süredir tanıyordum ama onu çok sevmiştim
İlk tanıştığımızda ne kadar sosyal bir insan olduğunu söylemiştim şimdi ise onun için ağlıyorum
Felix yanıma oturdu
“Gerçekten benim için ağlıyor musun” dedi
“Evet” dedim
“İlk defa birisi benim için ağlıyor hem de evi yanmış bir haldeyken” dedi
Herkes gülmüştü şu durumda bile hepimizi güldürmeyi başarmıştı Felix ailesinin yanına geri gitti
“Hadi eşyalarını toplayalım ev bulana kadar benimlesin prensesim” dedi Olivia
“Teşekkür ederim Olivia”
Olivia öpücük atmıştı sonra da Cris’e dönerek
“Sevgilim evimden arabamı getirir misin” dedi
“Ben mi” dedi Cris
“Başka sevgilim olduğunu sanmıyorum canım” dedi Olivia
“Ben araba kullanmayı bilmiyorum ki” dedi Cris
“Ne ben de bunu bilmiyordum doğuştan motor diyorsun yani” dedi Olivia
“Evet”
“Sen anahtarları bana ver Olivia ben biliyorum sürmeyi” dedi Jake Cris’e bakarak
Jake evden çıktığında eşyalarımı kutulara katmaya başladık işimiz çokda uzun sürmedi kitaplarımı
Kıyafetlerimi falan kattık ve bütün eşyaları arabaya koyduk Jake motoru Olivia’nın evinde bırakmıştı
O yüzden arabayı o sürüyordu yanında Olivia arka koltukta da ben vardım
“Hangi okul çıkmış” dedim sessizliği bozmamak için
“Hepimize aynı okul çıkmış kasaba çıkışındaki okul” dedi Olivia
“Okulumuz aynı ama sınıflarımız farklı olucak” dedim
“Malesef , umarım aynı sınıfta oluruz Stella” dedi Olivia
“Umarım” dedim
Eve gelmiştik Olivia evindeki iki boş odadan birisini bana verdi ve eşyalarımı oraya yerleştirmeye başladım
İşim bittiğinde diğerlerinin yanına bahçeye çıktım Sofia,Adrian ve Leo,nun gitmesi hakkında konuşuyorlardı
Bahçede geniç bir salıncak vardı iki tane de geniş koltuk kızlar salıncakta oturuyorlardı ortaları boştu
Oraya oturdum Sofia’ya dönüp konuştum
“Ne zaman gidiyorsunuz” dedim
“Bu gece saat 21.00 da otobüs kalkıyor” dedi
“Aaa çok çabuk gidiyorsunuz” dedim Sofia’ya sarılıp omuzuna kafamı yasladım
“Malesef bu gün bir de iki hafta sonrasına vardı yeni okula geçmeden gidelim diye bu gün gidicez” dedi
“Tekrardan gelirsin sen gelmezsen ben gelirim” dedim vücudumu eski haline getirerek
Hepsi gülmüştü o sırada evin içinden bi ses duyduk sanki birisi poşetleri karıştırıyormuş gibi
Cris içeriye girdi ardından da Jake ikisi de evin içini iyice aradılar ama hiç bir şey bulamadılar
Hava kararmaya başlamıştı Sofia otobüsün kalkmasına bir kaç dakika kaldığını söyledi bizde evden çıktık
Adrian motorunu otobüse bindiremiyceği için biz Olivia’nın arabasıyla gittik Cris,Andres ve Jake de motorla arkadan geliyorlardı
Ben ön koltuğa Adrian,Leo ve Sofia’da arka koltuğa oturdular Olivia’nın arabası biraz küçüktü baya küçüktü arkadakiler sıkışmış gibiydi
“Leo ayaklarını kapat ya” dedi Sofia
“Kızım benim ayaklarım kapalı zaten” dedi Leo
Hafifce gülmüştüm
“Ayy Olivia biraz sağa çekip dururmusun lütfen neolur” dedi Sofia
Araba durduğunda motorlar’da durdu arkadakiler inip hava almak istediler gülmekten karnım ağrımıştı
“Stella gülme” dedi Sofia
“Ay çok afedersin ama çok komiksiniz ya” dedim
“Off ben abimle gidicem” dedi Sofia
“Bu arada sizin eşyalarınız yok yani bavul falan” dedim
“Bizim orda yeterince çok eşyamız var o yüzden almaya gerek yok” dedi Sofia
“E hadi gidelim otobüsü kaçırmayın”
Tekrardan arabaya bindik ama bu sefer dört kişi arkadakiler’de çok rahat gözüküyorlardı garaja gelmiştik
Otobüse binmeden önce vedalaştık Sofia’ya sarıldım gözlerim dolmuştu
“Kendine dikkat et” dedim
“Ağlamıyorsun umarım Stella geri gelicem tekrardan söz” dedi Sofia
“Tamam söz aldım” dedim
Sonra Adrian’a sonra’da Leo’ya sarıldım otobüse binmişlerdi onlara el salladık ve bizde eve gitmek için tekrardan yola çıktık
Eve gelmiştik Andres Olivia’nın evine gelmeden gitti biz’de Olivia’nın evinin önündeydik
Cris bir türlü Olivia ile vedalaşamadı
“Hadi Cris git artık ya yarın yine görüceksin zaten” dedim sinirlice
“Sen sus kıskanma” dedi
“Ay ne kıskanıcam iyiki yok sevgilim kafam rahat” dedim
“Ay gıcık , iyi bir şey olursa beni arayın” dedi Cris
Ve sonunda gittiler bizde Olivia ile biraz daha salonda oturmuş sütlü kahvemizi içerken sohbet ediyorduk
“Sen gerçekten sevgili yapmak istemiyormusun” dedi Olivia
“Yani isterim tabi”
“e sana bulalım birilerini”
“Öyle kafama göre biriyle mi çıkıyim Olivia sizin gibi olmak istiyorum hiç birbirinizi üzmüyorsunuz Cris seni koruyor seni çok seviyor”
“Aaaa Jake varrr ne dersin” dedi ve göz kırptı
“Nee saçmalama Olivia Jake sadece arkadaşım”
“Tabi canım, sana bi sır veriyim mi”
“Ver neymiş o”
“Jake motorunun arkasına asla kimseyi bindirmez ama seni bindirdi”
“Nasıl yani neden”
“Kimsenin beline falan sarılmasını sevmezmiş onun bi sevgilisi vardı çok gıcık bir kızdı hatırlamak istemem onu bile çok nadir bindirirdi ya”
“Belki artık gıcık olmuyordur hemen ne düşünüyorsun”
Biz konuşurken içerden yine aynı sesler gelmeye başladı ikimizde birbirimize baktık
Olivia ayağa kalktı bende fısıldayarak konuşuyordum
“Dur gidicekmisin” dedim
“Evet bakalım”
Olivia’yı ne kadar durdurmaya çalışsam’da mutfağa gitti ben de arkasından gittim
Mutfağın ışıklarını açtığımızda kimse yoktu ama sokağa çıktığımız kapının kapandığını duyduk
O anda ne kadar çok bağıra biliyorsak o kadar bağırdık Olivia hemen eline bir tava alıp Cris’i aradı
Bizde dışarıya çıkıp gelmelerini bekledik çok zaman geçmeden Cris ve Jake geldi
Biz sadece Cris’i aramıştık ama Cris Jake’e de haber vermişti Cris motordan inip hemen Olivia’ya sarıldı
“Noldu bişiyiniz var mı” dedi Cris telaşla
“Hayır sevgilim sakin ol hiç bir şeyimiz yok ama çok korktuk” dedi Olivia beni kolumdan tutup kendine çekti
Sonra da tek eli ile yanaklarımı sıktırdı
“Şu kızın haline bak ne kadar korktu” dedi
Jake’e baktığımda gülüyordu nerdeyse kahkaha atıcaktı cebimde bulduğum kağıt parçasını fırlattım
“Neyse kızlar hadi girelim bakalım içeride ne varmış” dedi Jake
İçeriye girdik erkekler her yere bakıyorlardı sonra bir anda kayboldular biz onlara seslenirken arkamızdan gelip bizi korkuttular çığlık atmıştık
“Napıyorsunuz ya” dedim kalbimi tutarak
“Sevgilimm” dedi Olivia
“Neyse bize iki battaniye iki yastık getirirmisin Olivia” dedi Cris
“O nedenmiş” dedi Olivia
“Şuraya yatıcaz bu gün burdayız itiraz yok” dedi Cris
Üst kattan iki battaniye ikide yastık getirdim daha sonra da üst kata çıkıp uyumaya çalıştım bu olanlar hiç de tesadüfmüş gibi gelmiyordu
Ama neden olduğunu da anlamıyordum çok zaman geçmeden uykuya daldım