İçeriğe geç

Kayıp krallığın varisi

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Kayıp krallığın varisi

Bölüm 7

~ ilk Güç~

İlk Güç

Kapı paramparça olduğunda oda bir anda askerlerle doldu.

Liora’nın etrafındaki ışık hâlâ sönmemişti.

Kendi ellerine baktı.

“Ben… bunu nasıl yaptım?”

Kael kılıcını kaldırdı.

“Düşünerek değil.”

“Ne demek istiyorsun?”

“Gücünü hisset.”

Bir asker üzerlerine doğru koştu.

Kael hemen önüne geçti ve saldırıyı savuşturdu.

“Liora, korkma.”

“Kolay söylüyorsun!”

“Çünkü korkarsan mühür seni yönetir.”

Liora derin bir nefes aldı.

Gözlerini kapattı.

İçinde garip bir sıcaklık hissetti.

Sanki damarlarında kan yerine ışık dolaşıyordu.

Sonra bir fısıltı duydu.

“Beni dinle.”

Liora gözlerini açtı.

“Kim konuşuyor?”

Kael ona baktı.

“Ne oldu?”

“Bir ses duydum.”

“Ne söyledi?”

“Beni dinle dedi.”

Kael’in yüzü bir anda ciddileşti.

“Annen.”

Liora cevap veremeden odanın diğer ucundan bir asker saldırdı.

Bu kez Kael yetişemedi.

Liora elini kaldırdı.

Havada mor bir ışık oluştu.

Asker yere savruldu.

Oda sessizleşti.

Liora şaşkınlıkla Kael’e baktı.

“Ben yaptım.”

Kael başını salladı.

“Evet.”

Liora’nın yüzünde istemsiz bir gülümseme oluştu.

“İşe yaradı.”

Kael de hafifçe gülümsedi.

“Biraz fazla iyi.”

Tam o sırada dışarıdan daha büyük bir patlama duyuldu.

Yaşlı adam pencereye koştu.

“Şehir kuşatılıyor.”

Kael hemen Liora’ya döndü.

“Gitmeliyiz.”

“Nereye?”

“Kraliyet sarayına.”

Liora’nın yüzü değişti.

“Annem orada mı?”

“Bilmiyorum.”

“Ama öğrenebiliriz.”

Kael birkaç saniye sustu.

Sonra başını salladı.

“Evet.”

Birlikte binadan çıktılar.

Şehir artık tamamen değişmişti.

Sokaklarda ateşler yanıyor, askerler dört bir yanda savaşıyordu.

Liora yürürken insanların ona baktığını fark etti.

Bazıları diz çöküyordu.

Bazıları ise korkuyla geri çekiliyordu.

“Niye bana böyle bakıyorlar?”

Kael cevap verdi.

“Çünkü seni tanıyorlar.”

“Ben onları tanımıyorum.”

“Onlar seni hiç görmemiş olabilir.”

“Öyleyse neden—”

“Çünkü annenin gözlerine sahipsin.”

Liora sustu.

Bir an sonra Kael’in elini tuttu.

Kael şaşırarak ona baktı.

“Kaybolmak istemiyorum.”

Kael parmaklarını onun elinin etrafında kapattı.

“Kaybolmayacaksın.”

İkisi birlikte saraya doğru ilerledi.

Fakat sarayın kapısına geldiklerinde Liora durdu.

Kapının üzerinde kanla yazılmış bir cümle vardı:

VARİS İÇERİ GİRERSE, KRALİÇE ÖLECEK.

Liora’nın yüzündeki renk çekildi.

“Annem…”

Kael kapıya baktı.

“Bu bir tuzak olabilir.”

“Ya değilse?”

“Liora—”

“Ben onu yıllardır bekledim.”

Kael ona baktı.

Liora’nın gözleri dolmuştu.

“Bu kez kaçmayacağım.”

Kapıyı açtı.

İçeri adım attığı anda bütün saray ışıklarla aydınlandı.

Ve tahtın üzerinde oturan kadın ayağa kalktı.

Liora’nın nefesi kesildi.

Kadın ona baktı.

“Sonunda geldin.”

Liora’nın dudakları titredi.

“Anne…”

Kadının gözlerinden bir damla yaş süzüldü.

“Keşke gelmeseydin.”

Ardından sarayın kapıları arkalarında büyük bir gürültüyle kapandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.