Hastaneye vardılar. Tek sıkıntı Furkan hala uyuyordu. Kübra onu sarsıyor olsada pek etki etmiyordu. Telaşlıydılar, geç kalacaklardı.
-FURKAN UYANSANA!!
-FURKAN KALK GEÇ KALACAĞIZ!!
-BİLEREK Mİ YAPIYOR!?
Arda, Furkan'ı kolundan tutup arabadan hızla indirdi. Furkan yavaşça gözlerini açtı.
-Arda ne yapıyorsun ya, bi uyutmadınız,kaç haftadır gözüne bir damla uyku girmemişken hemde.
-Ben ne yapayım senin uykunu Furkan? Zorundaydık diye kaldırdık herhalde. Bizene senin uykundan?!
-Neresi burası?
-Neye benziyor? Of Furkan yürü çıldırtma beni!
Leyla, Arda'nın arkasından kaş göz işareti yaptı. Arda anlayıp sustu. Hastaneden içeri girdiler. Leyla danışmanı koştu. Randevunun fotoğrafını gösterdi.
-Buraya nasıl gidebiliriz?
-Düz gidin, sağa döndüğünüzde asansörler var, 9. kata çıkın, sola dönün. Orada olacak.
-Teşekkürler.
Leyla asansörleri doğru koştu. Arda arkasından bağırdı.
-LEYLA BİZİ BEKLE!!
-Nereye gidiyoruz?! Arda bıraksana kolumu, kendim yürüyebiliyorum ben!
Arda, Furkan'ın söylediğini takmadı. Leyla'nın arkasından koşmaya devam etti. Leyla asansörün düğmesine hızla bastı,basmaya da devam etti. Asansörün kapısı açıldı,bindiler. Kübra yetişmek için koşuyordu.
-BENİ BEKLESENİZE!!
Kübra son saniye kendini asansörün içine attı. Kübra telefonundan saati kontrol etti.
-Sakin olun acele etmeyin,yetiştik.
-Şimdi mi söylenir bu?
-Fırsatım olmadı saate bakmaya.
Furkan kafasını yasladı hayattan bıkmış bir biçimde. Zorla psikoloğa getirilmişti. Ama Furkan içinde tuttuklarını anlatamazdı. Psikoloğa anlatacağı her şey, kafayı yemesi için bir adım halindeydi.
-Furkan.
-Ne?
-Sinan uyanmış,sen uyurken beni aradı.
Furkan dalgınlığını bir kenara bırakarak konuştu.
-İyi miymiş?Özledim, sonra gidelim.
-Gidicez tabi Furkan. Sen yoğun bakımdayken günün 24 saati senin yanındaydı çocuk. Ama biz? 1 saat bile olamamışızdır.
-Niye böyle oldu ki?
-Toprak elementine dokunulması mı çalınmasına mı ne denk geldi.
-NE!?NİYE BİR ŞEY YAPMIYORUZ O ZAMAN!?
-Mina ve Enes olmadan biz bir hiçiz Furkan,onlar karşısında bu halde bir şey yapmak aptallık olur.
-Kübra haklı Furkan. Şuan siz savunmasızsınız.
Asansörün kapısı açıldı.
-Sola mı gidecektik sağa mı?
-Sağ.
-Sağ değil sol!
-Of hadi sol olsun yürüyün!
-Daha Furkan'ın sırası gelmemiş ki?
-Nerden biliyorsun Arda?
-Kör müsünüz kocaman ekranda yazıyor ya.
Bekleme alanına geçip oturdular. Hepsinin gözü sıranın gösterildiği ekrandaydı.
-İçeride kim varsa birazdan çıkar, Furkan'ın randevu saatine az kalmış.
Bir kaç dakika sonra psikoloğun odasından bir ses duyuldu.
-Furkan Parlak!
Furkan ayağa kalktı. İçeri girdi. Kapıyı kapattı. Sıranın gösterildiği ekrandan Furkan'ın ismi silindi.
1 saat gibi bir süre geçti. Furkan kapıyı araladı.
-Arda,psikolog seni çağırıyor.
Arda eşyalarını toparlayacak içeri girdi,Furkan dışarı çıktı.
-Şunu söyleyeyim. Furkan'ın durumu ciddi. Anlattıklarıyla hayatta kalması,garip.
-Eminim Furkan'ın anlatmadığı tonlarca şey var. Mesela bir abisi kayıp,kız kardeşi ve en büyük abisi ise şehir dışında kendi hallerinde. Kayıp abisi zaten en son telaşla ormana kaçarken görüntülenmiş.
-Bana babasının öldüğünü söyledi,detaylıca anlatır mısınız sorun olmazsa. Çünkü babasının ölümü biçimi, Furkan'da travma yaratmış olabilir.
-Furkan'ın babası ölmedi,öldürüldü. Cinayete kurban gitti. İşkence edilerek öldürüldü ve kefeni ağırlığa bağlanarak Fırat Nehri'ne atıldı. Ve en kötüsü Furkan morgda babasının cesedini daha kendisi yeni yoğun bakımdan çıktığı zaman o halde gördü. Şuan bizim de ölmemizden ve yalnız kalmaktan çok korkuyor ve gereksiz stres yapıyor.
Psikoloğun ağzı açık kaldı. Arda dosyaları uzattı. Psikolog hepsini teker teker inceledi.
-Benim teşhis koymaya hakkım yok ama acil teşhis gerekiyor. Psikiyatrist çağıracağım, şuan teşhis gerekiyor. Ben psikiyatrist ile Furkan hakkındaki detayları konuşacağım.Hem, Furkan'ın yoğun bakımda olduğunu söylediniz? Bu ne demek oluyor?
Arda'nın gidipte gerçekten olanları anlatacak hali yoktu.
-Kamyonun altında kaldı. Çok iyi hatırlıyorum kaza anını, kamyonun sürücüsü gaza abandı,karşıya geçmeye çalışan masum Furkan'a çarptı. Furkan'ı görmesine rağmen üzerinden geçip gitti. Furkan önce metrelerce savruldu,sonra ezildi. Furkan'ın o halini gördüm maalesef. Bilinci de o an açıktı. Son sözü "Anneme iyi bakın." oldu. Sol kolda çok fazla sinir kopması vardı,hatta sol kolu artık kullanılmaz haldeydi. Şuan sadece hafif hissizlik var. Omurgasında fazlaca çatlak vardı. Kafatasında ciddi kırıklar vardı,beyin kanaması geçirdi bu yüzden. Yani kısacası ölüm Furkan'ı teğet geçti.
-Korkunç...
-Taburcu olduktan sonra da tren raylarına yattı. Tren tam üstüne geliyordu. Kaldıracakken farkettik,kendini raylara kelepçelemiş. Polis kurtardı. Bana sarılıp hıçkıra hıçkıra ağladı.
-Teşhis koyamam ama ihtimalleri söyleyebilirim. TSSB veya şizofreni olabilir.
-TSSB mi?O ne be?
-TSSB'nin açılımı "Travma Sonrası Stres Bozukluğu".
-Adından anlaşılıyor zaten.
-Tamam,ben psikiyatristi çağırıyorum.
Psikolog cebinden telefonunu çıkarttı. Psikiyatristi aradı.
-Acil benim odama gel acil teşhis konulması gereken hasta var. İhtimaller TSSB ve şizofreni.
Psikolog telefonu kapattı.
-Buyrun çıkabilirsiniz. Psikiyatrist gelince çağırır sizi.
-Peki.
Psikolog ve Arda dışarı çıktı. Leyla,Arda'nın çıkışını gördüğünü gibi koştu.
-Ne olmuş Arda bir şey söyle!Furkan hiç bir şey anlatmıyor orta yerimden çatladım!
Arda Kübra ve Furkan'a döndü.
-Bekleyin,5 dakikaya geliyoruz.
Arda,Leyla'nın kolunu tuttu. Asansöre bindirdi. Kapı kapandı. Zemin katın düğmesine Arda abandı.
-Ne olmuş?
-Acil teşhis gerekiyormuş. Psikiyatristi çağırdı. Gelecekmiş Furkan'a teşhis koyacakmış.
-Koyamaz ki,ilk seanstan teşhis koyulmaz. Bazılarının yıllar alıyor.
-Dedim ya acil teşhis gerekiyormuş durum ciddiymiş.
-Ne olduğuna dair bir şey söyledi mi?
-Ben teşhis koyamam ama TSSB ve şizofreni gibi görünüyor dedi.
-TSSB'nin açılımı ne?
-Travma sonrası stres bozukluğu. Furkan hep biz de öleceğiz diye korkuyor ya.
-TSSB mi olursa olsun da Furkan şizofren...
-Bende istemiyorum tabi de tedavi olup sapasağlam kalmasını daha çok istiyorum.
Kapı açıldı,asansörden indiler. Dışarı çıktılar.
-Arda,Furkan bu haliyle Strong Boy falan olamaz. Zaten 1 aydır falan uğraşmıyorlar kahramanlıkla. Kim bilir neler olmuştur.
-Sürekli deprem oluyor. Düşündüğüm şey olmasın.
-Bir de herkesi yurt gibi yerlere yerleştiriyorlardı o ne oldu?
-Ayarlıyorlarmış,bir kaç güne geçeriz.
-Geçeriz mi? Arda biz laboratuvarda kalıyoruz yıllardır. Oraya gidemeyiz.
-Doğru.
-Biz niye dışarı çıktık Arda?
-Konuşmamız uzun sürer sanmıştım. Acıktım ben hastanenin kafeteryasından bir şeyler alalım öyle yukarı çıkalım.
-Kübra ve Furkan'a da alalım perişan oldu çocuklar.
-Evet.
Kafeteryadan yiyecek içecek şeyler aldılar. Asansörle tekrar yukarı çıktılar.
-Kübra,Furkan?
-Furkan çoktan içeri girdi.
-Al, acıkmışsındır.
-Evet ya,sağol Arda,baya acıkmıştım.
Arda ve Leyla oturdu. Yemeye başladılar. Yerken bir yandan da Furkan'ı konuştular.
-Korkuyorum.
-Neyden?
-Furkan'ın başına gelebilecek her şeyden. En ufak şeyden bile. Çünkü her an kendini öldürebilecek durumda.
Leyla kafasını salladı.
-Furkan'ı korumamız gerek. O artık çok savunmasız bir çocuk.
-Haklısınız da...
-Haklısınız da ne?
-Furkan bu haliyle Strong Boy olamayacağına göre, tek kaldın Kübra.
-Sinan, Sinan da var,tek değilim.
-Sinan,bir şey yapamaz ki? Sadece senin güçlerini yeniler.
-Yeniler mi?Ee bu ne işe yarayacak ki?
-Güçlerini daha etkili yapar.
-Ooo iyiymiş.
10-15 dakika böyle konuştular. Furkan İçeride olmasına rağmen içeri iki adam girdi. Furkan'ın sesleri gelmeye başlamıştı.
-BIRAKIN BENİ BIRAKIN!!!
-Ne oluyor?
Hepsi ayağa kalktı. Odanın kapısına gittiler.
-BIRAKSANIZA BENİ!!
-FURKAN!?
Furkan kafasını kaldırıp Kübra'ya baktı.
-KÜBRA, YARDIM ET BANA NE OLUR!!
Kübra atladı. Furkan'ı çekmeye çalıştı.
-YA BIRAKIN BENİ!!
-BIRAKSANIZA NEREYE GÖTÜRÜYORSUNUZ!?
-Akıl hastanesine götürüyoruz.
Furkan'ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Kafası onu tutan kişilere döndü.
-Akıl hastanesi mi...
Arda ve Leyla köşeden onları izliyordu. Kübra ise Furkan'ı adamların ellerinden almaya gayret ediyordu.
-YALVARIRIM BIRAKIN BENİ NE OLUR!!
Adamlar takmıyordu. Furkan'ı odadan çıkardılar. Kübra ağlayarak peşlerinden gitmeye çalıştı. Odadan çıktığı anda Arda onu kolundan tuttu. Furkan arkaya döndü.
-Anneme iyi bakın lütfen. Enes'e de hiç bir şey söylemeyin. Kriz geçirir o bir daha mutlu olmaz. Üzülmeyin lütfen,ben hepinizi çok seviyorum.
Furkanı alıp götürdüler. Kübra elindeki yemeğe baktı. Furkan'a vereceği yemeğe.
-Furkan kaydı gitti elimizden...
Arda psikiyatristin odasına tekrar girdi.
-Durumu ne?
-Ağır TSSB ve şizofreni teşhisi koydum. Bu durumda akıl hastanesinde kalması en mantıklı şey.
-Furkan yapamaz orda,kafayı yer delilerin arasında...
Arda'nın gözleri doldu.
-Arda?S-sen, ağlıyorsun.
Arda ilk defa ağlıyordu herkesin arasında. Herkesin arasında ağlamayı rezillik olarak görüyordu.
-Hadi,gidelim.