Mina, bembeyaz bir odanın köşesinde uyandı. Uyutulalı çok olsada beyaz yankılı odada uyanması uzun sürmüştü. Kafasını kaldırdı. Her şey beyazdı,aklınıza gelebilecek her şey. Enes duvara dönüktü.
-Sevgilim?
Enes Mina'nın sesini duyunca ona döndü.
-MİNA!!
Enes koşarak Mina'ya sarıldı.
-Aşkım,seni çok özledim.
-Bende seni çok özledim. Bir dakika, söylediklerimiz yankı yapıyor.
-Odanın özelliği bu bitanem, her şey yankı yapıyor,her şey bembeyaz,kafayı yememek elde değil.
-Biz rüyadayız aslında.
Enes Mina'yı cimcikledi.
-Hayır değiliz sevgilim. Burası,burası Beyaz Yankılı Oda...
Mina bütün gücüyle çığlık attı. Çığlık atmasıyla kulaklarını kapatması bir oldu.
-Bağırmadan,sessiz konuş.
-T-tamam...
Enes Mina'ya tekrar sarıldı.
-Korkma korkma,elbet kurtulacağız bu lanet olası yerden.
-Biliyorum,ama kafayı yemekten korkuyorum. Hem Furkan,Kübra,Sinan nerede?
-Onlar öldü Mina. Sen uyanana kadar ben seni de ölü zannediyordum. Düşün halimi, sen ölüsün, ben tekim.
-Öldüler mi...
Ölmemişlerdi, bu sadece Beyaz Yankılı Odanın bir özelliğiydi. Herkesi ölü sanmak. Uykularının sonunda sadece Kübra onları karşılayacak,bekliyor olacaktı. Enes hızlıca duvarları yumruklamak başladı.
-Aşkım ne yapmaya çalışıyorsun?
-Belki duvar kırılır.
Enes ne kadar vursada duvarda en ufak bir çatlak bile olmuyor,elleri kanıyordu.
-Yapma sevgilim bir işe yaramıyor. Duvarlar çok dayanıklı.
-Ellerim acıyor.
Enes bu sefer tekme atmayı denedi. Sonuç yine aynıydı. Duvarı kırmaya çalışsada işin sonucunda yarayı yine kendisi alıyordu. İşin kötüsü Beyaz Yankılı Odada alınan hasar gerçek hayatta da etki ediyordu. Yani Enes'in elleri gerçek hayatta da kanıyordu.
Beyaz Yankılı Odada bir ses inledi. Ama bu ses Enes'e de Mina'ya da ait değildi. Peki bu ses kime aitti? Bu ses Enes ve Mina'ya görev veriyordu. Yapmazlarsa sonucu çok kötü olacaktı.
-Ben Beyaz Yankılı Odanın sesiyim. Size görevler vereceğim. Yapmazsanız sonucu kötü olacak. Verdiğim her görevi yapmak zorundasınız.
Enes ve Mina korku dolu gözlerle birbirlerine baktı.
-Kabul e-ediyoruz.
-Görevler bazen zor,bazen çok kolay olacak.İlk görev Mina'ya. Birazdan odanın ortasında zehirli bir elma belirecek. Onu ye. Ama korkma sadece bayılacaksın ve halisinasyon göreceksin.
Odanın ortasında kıpkırmızı bir elma belirdi.
-Enes,k-korkuyorum...
-Mina,yemelisin. Sonu bundan daha beter olacak. Lütfen, benim için ye...
-Enes ya ölürsem. Ya bu ses yalansa?
-Yalan değil Mina. Bana da sürekli böyle görevler verdi. Dedikleri dışında bir şey olmuyor. Korkma.
Mina yavaşça ayağa kalktı. Elmaya doğru yürüdü ve elmayı yerden aldı.
-Korkuyorum.
-Korkma Mina korkma,sen neler başarmış kızsın. Bundan mı korkacaksın?Yapma Mina.
Mina titreyen eliyle elmayı ağzına götürdü.
-Seni seviyorum Enes.
Enes'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
-Bende seni çok seviyorum Mina.
Mina elmadan küçük bir ısırık aldı.
-Benim pamuk prensesim...
-Ne dediğini duydum Enes,sakın baygınken beni öpmeye çalışma.
-Of ya.
Mina'nın başı dönmeye başladı. Gözleri kayıyordu ve ayakta kalmaya çalışıyordu. Başarılı olamadı tabikide. Mina baygın bir şekilde yere kapaklandı. Elma elinden kayarak Enes'in önüne yuvarlandı. Enes elmayı elinde aldı. Elma yavaş yavaş duman olarak kayboldu. Enes ayağa kalkarak Mina'nın yanına gitti. Mina'nın yanıma oturdu. Saçını yüzünden çekti.
-Pamuk prenses yanında cadı kalıyor,o kadar güzelsin Mina. Şuan seni öpmeyi o kadar çok istiyorum ki. Ama sen istemiyorsun. Sen nasıl istersen güzelim. Öpersem,uyanır mısın ki? İleride, hala böyle birbirlerimize sırılsıklam aşık olabilir miyiz? Evlenebilir miyiz? Senin benim kopyam olan çocuklarımız olabilir miyiz? Ecelimiz gelene kadar el ele olabilir miyiz? Leyla ve Mecnun'u kendimize gıpta ettirebilir miyiz? Romeo ve Juliet bizim aşkımızı örnek alabilir mi? Senden tek isteğim evet demen. Sadece evet demen...
Odada büyük. Bir sessizlik bastırdı. Enes Mina'nın başını okşadı. Uyanmasını bekliyordu.
-Ya bir saniye. Annen seni hiç merak etmiyor mu acaba?Benim babam zaten yurt dışında. Annemde iş için şehir dışında. Eee, kayınvalidem? Of hepsi kendi başında. Biz hiç birinin umrunda değiliz sanırım.
Dakikalar,saatlere dönüyordu. Mina uyanmıyordu.
-Bu iş çok garipleşti. Uyanması gerekiyordu. Mina,sevgilim,kalk hadi,beni k-korkutuyorsun. Mina,kalksana.
Enes,çaresiz bir şekilde Mina'ya kitlendi. Gözleri yaşardı.Göz yaşları tane tane Mina'nın yüzüne damlıyordu.