Arda fotoğrafı polise vermek için arabasına bindi. Arabayı çalıştırdı ve gaza bastı.
-Umarım sonuçlar çabuk çıkar ve Furkan çabucak eski haline döner.
Telefonunu eline aldı. Leyla'yı aradı.
-Arda?
-Leyla, bu aldığın psikolog randevusu saat kaçtaydı?
-Sesin gelmiyor Arda, otobanda mısın?
-Evet, çok araba var burada, hepsi korna çalıyor.
-Tamam, ne demiştin?
-Furkan için aldığın psikolog randevusu kaçtaydı dedim.
-4'te, ama biraz fazla uzak. 3'te çıkarız Furkan'ı alırız. Ama bir sıkıntı var.
-Neymiş?
-Furkan'ı nasıl ikna edeceğiz?
-Enes'e verdiğim bayıltıcı iğneyi ona mı yapsam?
-Annesine de haber vermeyecek miyiz? Kadının önünde Furkan'ı bayıltsak kadın kalpten gider.
-O da doğru, nasıl yapacağız ki?
-Bilemiyorum, annesine de haber vermemiz gerekiyor. Bu yalan söyleyebileceğimiz bir olay değil.
-Eeee, ne yapmalıyız?
-Sanırım ailelerine söylemeliyiz.
-SAKIN LEYLA!!!
-Tamam tamam sakin ol. BULDUM!!
-Ne buldun?
-Mina ve Kübra sanki Furkan böyle diye çok üzülmüş ve psikolog randevusu almış, Furkan'ı götürmek için de otostop çekmişler ve biz denk gelmişiz, çünkü köşede onları bekleyeceğiz, arabaya indiğinde de BAM!! İğne ile bayıltırsın.
-Mantıklı geliyor aslında.
-Aslında itiraz etmezse bayıltmaya gerek yok.
-Bencede.
-Neyse sen vardın mı?
-Az kaldı, otobandan çıktım şimdi. Zaten adliye otobana yakın.
-Peki, dikkat et.
-Tamam kapatıyorum, görüşürüz.
-Görüşürüz.
Arda telefonu kapattı. Adliyeye gelmişti. Arabayı park etti. Arabadan anahtarı alıp çıktı. Arabayı kilitledi, içeri girdi.
-Ne için gelmiştiniz?
-Bu fotoğraftaki karamaların arkasında insan yüzleri var. Kim olduklarını bulmanızı istiyorum. Ayrıca burada farklı dillerle yazılmış yazılar var. Hepsini çözdüm, birazdan vereceğim kağıtta hepsinin meali yazıyor. Meallerinin nasıl bir anlam taşıdıklarını da bulmanızı istiyorum. Saat 3'e kadar hazır olursa sevinirim.
-Peki, fotoğrafın birkaç çıktısını alabilir miyiz?
-Tabi.
-Tamam, telefonu alayım.
-Buyrun.
Telefonu alıp içeri gitti. Arda oturdu ve beklemeye başladı. Adam gelip telefonu verdi.
-Saat kaç gibi müsait olursunuz? O saatte hazır bulunduralım.
-Farketmiyor ama 3'ü geçmesin yeter. 3'ten önce kaç olursa olsun gelip alabilirim. Kağıdı vermeyi unuttum, buyrun.
Arda cebinden kağıdı çıkardı. Kağıtta cümlelerin Türkçesi yazıyordu. Polis kağıdı açıp inceledi.
-Vay be. Bunları çözmemiz gerçekten sizi fazlaca uğraştırmıştır.
-Maalesef evet. Ama çözerken büyük bir zevk aldım.
-Anlamlarına bakılırsa fotoğraftaki çocuğu psikolojik sıkıntıları var. Çok garip cümleler var.
-Zaten bu yüzden çözmenizi istiyorum. Anlamlarını ben bile çözemedim.
-Fotoğraf biraz korkutucuymuş.Ürperdim.
-Oooof tamam lafı uzatmayalım. Siz şu fotoğrafı elden geçirin. 3'ten önce hazır olsun.
-Peki efendim. İyi günler dileriz.
Arda adliyeden çıktı. Arabaya bindi. Leyla'yı aradı. Gaza bastı.
-Leyla?
-Arda, çıktın mı?
-Evet onu haber vermek için aradım.
-Tamam, dikkat et ama.
-Peki ederim.
-Arda, Enes'e bir şeyler oluyor!
-Ne, ne oluyor?
-Çok hızlı nefes alıyor, tüm kaslarını sıkıyor!
-Nasıl? Bekle hemen geliyorum.
-Rüya mı görüyor acaba?
-Bilmiyorum!? Sen Mina ile Kübra'yı çağır laboratuvara, ben hemen geliyorum.
-Çabuk gel ne olur!? Korkuyorum!?
Arda telefonu kapattı. Gaza daha sert bastı.
Laboratuvara vardı. Şifreyi girip içeri kan ter içinde girdi. Mina, Leyla ve Kübra ayaklandı.
-ARDA BİR ŞEY YAP NE OLUR!?
-Mina sakin ol!!
Arda koşarak şifreyi girdi. Odanın kapısı açtı. Enes'in yanına gitti. Leyla,Mina ve Kübra da arkasından geldi. Bir duruyor, bir kendini sıkıyordu.
-Rüya görüyor herhalde.
-Rüya görmüyor Leyla, rüya görmüyor. Mina, seni Enes'in yanına acilen göndermeniz gerekiyor.
-Enes'in yanı neresi? Niye ben?!
-Onu uyuturken söylemeyi unuttuk, uyuduğunuz da Rüyalar Evreni'ne gidiyorsunuz. Enes orada olmalı. Çok korkunç rüyaların içinde hayatta kalmak gibi. Şuan sizi ölü sanıyor. Rüyalar ile olan savaşını kaybederse uykusuna mezarlıkta devam edecek...
-NE!?
-Kübra tek kalıcak o zaman. Furkan bu haliyle bir yumruk bile atamaz!?
-EEE NE YAPACAĞIZ O ZAMAN!?
-BİLMİYORUM ARDA NE YAPACAĞIZ!?
-YA TAMAM BEN TEK BAŞIMA SAVAŞACAĞIM ENES'İ KURTARIN LÜTFEN!!
-EMİN MİSİN KÜBRA!?
-EVET!!
-LEYLA KOŞ İĞNEYİ GETİR!!
Leyla odadan koşarak çıktı. Elinde Enes'e yaptığı iğnenin aynısı ile geldi. Mina saçını ensesinden yavaşça çekti.
-Acıyacak mı? Ben iğneden çok korkuyorum.
-Sevgilini kurtarmamız için Mina.
-Doğru, Enes için.
-Enes için.
-Bak Enes, sözümü tuttum. Bekle, yanına geliyorum.
Leyla iğneyi sapladı. Mina sakin kalmaya çalışıyordu. Gözyaşları yere damlıyordu. Yere yığıldı. Kübra ağlamamak için kendini zor tutsa da geri dönüşü yoktu. Arkadaşı önünde kaskatı, baygın yatıyorken ağlamamaya çalışıyordu. Arda ve Leya, Mina'yı yatağa yatırdı. Yatağın camı kapandı. Demirler Mina'yı sarıp sarmaladı. Arda gözyaşlarını sessizce dökse de içindeki çığlıklar ve feryatlar ruhunu daraltıyordu...