İçeriğe geç

Kayan Yıldızlar

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kayan Yıldızlar

Bölüm 3

3. Bölüm

Ondan sonra ders başlayana kadar konuşmadık.

Ders başlayınca, içeri adının Tülay olduğunu öğrendiğim biyoloji hocası girdi.

“Çocuklar, merhaba! 10. sınıfa hoş geldiniz! Ben bu yıl sizin hem biyoloji hem de sınıf öğretmeniniz olacağım. Bugün, ders işlenmeyecek ve kaynaşma programları yapılacak bu hafta. Yani maillerinizi kontrol ederseniz, yarın gidip cumartesi döneceğimiz okul gezisinin bilgilendirmesini görebilirsiniz. Sorusu olan?”

Arda el kaldırdı,

“Nereye gideceğiz?”

“Çocuklar bildiğiniz gibi havalar hala sıcak, bu sebeple beş günlüğüne Antalya’da bir tatil köyüne gideceğiz.”

Sınıftan bir alkış yükseldi.

Ama benim kafama takılan bir şey vardı, el kaldırdım.

“Evet, Yıldız?”

“Tüm onuncu sınıflar geliyor mu?”

“Evet, dört sınıf birlikte gideceğiz.”

Sessizce teşekkür edip düşüncelerime daldım. Eğer tüm onuncu sınıflar geliyorsa, Orkun da arkadaşlarıyla gelecekti. Yani eğer dersini almadıysa ve bana bulaşırsa, karşı koyamazdım o kadar kişiye.

“Ne düşünüyorsun kara kara?”

“Yok bi şey.”

“Var bi şey, Yıldız. Ne oldu?”

Söylemeli miydim? En azından bir kişinin haberi olsa iyi olurdu. Hem de erke olsa daha iyiydi çünkü Orkun’la daha rahat konuşabilirdi.

“Ya şu Orkun’u biliyor musun?”

“Evet.”

“Ya hem geçen yıl hem de bugün sarkıp duruyor bana. Bugün biraz dövdüm onu ama yalnızdı. Tatilde bana bulaşırsa, ya dersini almadığı ya da intikam almak için, arkadaşları da orada olacağı için hepsine birden karşı koyamam. Ne yapsam diye düşünüyorum.”

“Sana bir şey yapacağından korkuyorsun yani?”

Başımı evet anlamında salladım ve devam ettim,

“Yani biliyorum dışardan çok güçlü ve korkusuz görünüyor olabilirim ama onun da bir sınırı var işte.a

“Merak etme.”

Arda’ya döndüm ve anlamamış bakışlarla ona baktım.

“Sana bir şey yapamaz diyorum.”

“O nasıl olcak?”

“Denerse görür.”

Bu sırada Tülay hanım, sınıftaki fısıltılar dindiği için devam etti,

“Şimdi eve gidin de eşyalarınızı hazırlayın, yarın sabah yedide okuldan yola çıkacağız.”

Herkes toparlandı ve kapıya yöneldi. Ben de toparlanıp kapıya yürüdüğümde Arda’nın kapı eşiğinde telefona baktığını fark ettim.

“Arda, en çok eve gitmek isteyen sendin. Gitmeyecek misin?”

“Geldin demek, seni bekliyordum.”

“Beni mi bekliyordun?”

“Orkun’un nerden çıkacağı belli olmaz, beraber çıkalım.”

“Teşekkür ederim.”

Birlikte yürümeye başladık. Okul çıkışına geldiğimizde tam kendi evime doğru gidecektim ki Arda’nın sesini duydum.

“Ne tarafta oturuyorsun?”

“Buradan beş yüz metre sonraki marketin karşısında.”

“Cidden mi?”

“Evet.”

Bir şey mırıldandı ama duyamadım.

“Anlamadım.”

“Gel benimle.”

O önden yürürken ona yetişmek için büyük bir çaba sarf ediyordum.

Bunu fark etmiş olacak ki adımlarını yavaşlattı. Benim evime geldiğimizde oturduğum binayı işaret etti,

“Bu binada mı oturuyorsun?”

“Evet.”

Binaya girdiğinde onu durdurdum.

“Arda annem görürse yanlış anlayacak. Orkun buraya kadar gelemez zaten.”

“Ya bir gel sen.”

Çaresizce onu takip ettim. Benim katıma geldik ama o merdiven çıkmaya devam ediyordu. İki üst kata çıktığımızda durdu.

“Benim evim burası değil.” dedim.

“Burası benim evim çünkü.”

“Ne?!”

“Tanıştığıma memnun oldum komşu.”

“Nasıl ya?”

“Üç hafta önce buraya taşındık biz, okula ve babamın işine daha yakın diye.”

“E biz nasıl hiç karşılaşmadık?”

“Ben sabah erkenden motora çıkıp geç dönüyordum, belki ondandır.”

“Olabilir.”

“Neyse komşu, bir şeye ihtiyacın olursa haber ver. Komşu komşunun külüne muhtaçtır di mi?”

Güldüm ve el sallayıp alt kata evime indim. Kapıyı anahtarla açıp içeri girdim.

Annemle babam hala işteydi. Saate bakılırsa abim de basketbol antrenmanındaydı.

Odama geçip arkada duran bavulu alıp odanın ortasına açtım. Beş gün.. yüzecektik herhalde..

Havlu ve mayoları koydum, bir de plaj terliği. Sonra iki kot şort, beş tişört, bir kot ceket ve biri yeşil biri mavi iki yazlık elbise koydum. Ardından beyaz spor ayakkabılarımı, şampuan, diş fırçası, diş macunu, toka, tarak, çorap ve küçük bir çantaya attığım takılarımı ve parfümümü de koyup bavulu kapattım. Sonra küçük sırt çantamı alıp içine kimlik, yol için atıştırmalık, telefon şarjı, okumak için zaman kolladığım bir romantik komedi kitabı, kulaklıklarımı ve makyaj malzemelerimi koydum. Son olarak da bir miktar para koyduğum cüzdanımı da içine atıp fermuarı çektim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.