5ci bölüme hoş geldiniz çiçekler.....
İyi eğlenceler sizlere..♡♡♡♡
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
~Alsu~
Burnuma dolan rahatsız edici kokuyla gözlerimi açmaya çalışdım. Ama bir türlü karanlıkdan kurtulamıyordum. Bir kaç dakika sonra kendime gelirken kafamda siyah çuval olduğunu anladım. Bir sandalyeye oturulmuş durumdaydım. Ellerim arkadan sandalyeye bağlanmışdı ama bacaklarım bağlı değillerdi. Burnuma hafif rutubet kokusu geliyordu. Muhtemelen bir depodaydım. Ya da bir evin aşağı katında. Ama soğuk hava hiss ediyordum, bence depodaydım. Ama ayağımın altında halı hiss ediyordum. Artık sıkılmaya başlamışdım ama haraketsizce bekliyordum. Daha 10 dakika gibi zaman geçti.
Aniden araba sesleri duydum. Galiba 2 ya da 3 araba durdu. Adım sesleri yaklaştıkca ne konuştuklarını da anlıyordum. Rusca konuşuyorlardı.
"Uyandı mı bu ya? Bu kapıyı kim açık bıraktı sikik herifler." Kalın ama hafif qıcırtılı sesle birisi konuşuyordu. Sesinden bile şişman birisi olduğu anlaşılıyordu.
"Açın şunun kafasını. Uyanmadıysa da su dö..Aa, prenses uyanmış." Başımdan çuval çıkartılırken uyanık olduğumu gördüğünde sözü yarım kalmışdı. Rusca konuşuyordu. Kendimi belli etmemem gerek, o yüzden ingilisce konuşdum.
"Kimsiniz? Ve benden ne istiyorsunuz?" Sinirle yaşlı adama baktım. Şişman 60 yaşlarında biriydi. Sarı saçları ve sarı sakalları vardı. 1.70 boylarındaydı nerdeyse.
"Rusca bilmiyor mu bu?" Diye kendi adamlarına döndü. En yakınında durmuş 2 adam kafalarını olumsuz anlamda salladılar. Derince nefes üfleyip ingilisce konuşmaya başladı.
"O zaman biz de ingilisce konuşuruz." Yüzünde iğrenç bir gülümsemesi vardı. Konuşmasını durdurup beni baştan aşağıya iğrenç gözlerle incelemeye başladı.
"Hmm, şimdi anlıyorum Viktor neden seni seçmiş. Yani, kim olsa seni seçer bebeğim bu nasıl bir güzellik." Dilini dudaklarında gezdirdiğinde nerdeyse kusacaktım. "Bizim pakhan ilk kez bir kız seçmiş hem de kendi evine atmış. Çok ilginç.." Yine susup beni incelemeye koyuldu.
"Ne istiyorsunuz benden?" Diye sinirle sordum bir daha.
"Peki. Çok uzatmağa gerek yok. Bana Viktorun her şeyi lazım. Anlıyor musun her şey. Tüm sırrı. Ve o sırları da o kendi evinde tutuyor. Vladimir salağı bir türlü bulamadı ama her şey orada. Hem de tüm herkesin her şeyi. Bana onun elinde olan tüm bilgiler lazım. Onun pakhanlığı lazım bana anlıyor musun?" Hırsla sesini yükselterek konuşdu. Vladimir mi dedi o? Bi dakika Vladimir bulamadı derken.. aa, herif kardeşine ihanet ediyormuşşş.. Elini yumrak yapıp bir kaç saniye durdu ve yeniden devam etti. "Eğer oraya seni bir kez soktuysa, ki yıllardır bunu yapa bilen biri olmadı. Sen girebildinse yine girirsin. O eve bir daha git, ve bana tüm bilgilerle geri gel. Ben de senin canını bağışlarım ve hatta para da veririm istediğin kadar."
~Viktor~
2 saattir neredeyse abim boş boş konuşarak tüm zamanımı alıyor, ayrıca bir yere çıkmama da izin vermiyordu. Böyle boş konuşacağını bilseydim Alsuyla biraz daha zaman geçirmeyi seçerdim.
"Yani, bizim sevkiyat için tüm malla aynı sırayla bu depoda.."
"Tamam, biliyorum ben bunları Vladimir. Sen beni sevkiyat için yaptığım planları yeniden yeniden bana anlatıyorsun. Daha önemli işlerim var." Diye kalkdım masadan. Yarın Amerikaya ilk kez sevkiyat yapacaktık ve bu bizim için çok önemliydi. Ama kendi mallarımızı değil. Avusturyanın güçlü baronlarıyla anlaşmamızdan aldığımız silahları sevkiyat edecektik. Ve bu ülkemizle diğer ülkeler arasında yarattığımız en güçlü bağ olucakdı.
"Ama.."
"İşlerim var." Diye çıktım odadan.
Merdivenlere dönücekken hizmetçinin elinde çayla bana çarpması gerilmiş sinirlerimi daha da alevlendirdi.
"Prostite pojaluysta pakhan. Ya ne xotela. Pojaluysta prostite.*"(Özür dilerim pakhan. İstemeden oldu. Lütfen affedin.)
Sinirle yönümü değişip yukarıya kalktım. Yeni takım elbise giyip giyim odasından çıktım. Ceketi de hızla yatağın üstünden alıp odadan çıkacakken telefon titreme sesi duyulmaya başladı. Telefonumu çıkardığımda hiç bir arama olmadığını gördüm. Hiç durmadan telefon çalıyordu. Sesi takip ederek komodinime kadar yaklaştım. Ve çekmeceyi açtığımda Alsunun telefonuyla karşılaştım. Dün buraya bırakmışdım sonra veririm diye, unutmuşum. Elime aldığımda arama durdu. 50den çok arama ve mesaj vardı. Ama telefon kilitte olduğu için kimlerden olduğunu göremiyordum. Telefon bir daha çaldığında yine aynı kişinin aradığını gördüm. Svet♡ diye birisi. Galiba bardakı çalışanımdı arıyan. Telefonu açıp kulağıma götürdüm.
"Nerdesin bebeğim? Dünden beri yoksun, her yerde seni arıyorum. Başına bir şey mi geldi? Nerdesim gelip alayım seni, lütfen Alsu konuş çok endişelendim." Duyduğum sözlerden sonra kalbim istemsizce sıkışmış ve sinir dalgası tüm vucuduma yeniden yayılmaya başlamışdı. Nasıl yani yoksun? Ben onu eve gönderttim ya.
~Alsu~
"Ben sizin için böyle iğrenç şey yapmayacağım." Sinirden ve korkudan tüm vucudumdan soğuk terler akıyordu. Yalan yok, korkuyordum, hem de çok..
"Benim için değil bebeğim, kendin için yapacaksın. Ya ölürsün, ya da yaşarsın. Seç birini." Ellerini rahatca iki yana açıp omuzlarını silkti ve sonda iğrenç bir gülümseme sundu. Bu manyağın hər şeyi iyrənc onsuz da* (Bu piskopatın herşeyi iğrenç zaten) diye düşünmeden edemiyordum. Gerçekten kusma isteğimi tetikliyordu. Zaten odadaki küf kokusu da rahatsız ediyordu, bir tarafdan da bu şimdi..
"Ama sen de baya susdun güzelim. Ben iş adamıyım senle saatlerce burada kalamam." Sonra tamamen dibime kadar girdi. Eğilip çenemi tutarak ona bakmamı sağladı. Yarım ağız sırıtıyordu herif. "Ama istersen başka bir yerde hatta günlerce bile seninle vakit geçire bilirim." Dilini dudaklarında gezdirdiğinde iğrençlikde son damla olmuşdu. Uzaklaşması için hiç düşünmeden yüzüne tükürdüm. Hızlıca geri durup ceketinin cebinden çıkardığı medille yüzünü sildi. Gözleri sinirle bana bakarken yanağıma aniden öyle sert vurdu ki, sandalyeyle beraber yere düştüm. Kafam da beton zemine sertçe çarptığında çok ağrı vermeye başlamışdı bile. Kulaklarımdaki uğultulara rağmen son sözlerini duymuşdum. "Sana 5 saat veriyorum. 5 saatden sonra geldiğimde bana cevap vereceksin!" Gerisi karanlık..
~Viktor~
"Tüm kamera kayıtlarını aldınız mı?" Sinirle soludum.
"Evet efendim. Binaların girişini gösteren hepsini." Dmitri cevapladı. Alsunu eve bırakmaları için görevlendirdiğim 2 koruma ise başlarını önlerine eğmiş sessizce bekliyorlardı. Alsu arabadan iner inmez ordan ayrıldıklarını söylediklerinde sinirden delirmiş ikisinin de yüzünü berbat hale salmışdım. Haketmişlerdi. Bir daha görevlerini sona kadar yapmazlarsa o zaman her şey daha kötü olucak. Şimdi dua etsinler ki, bula bilelim.
"Buldum." Dmitrinin sesi duyulduğunda hemen bilgisayar başına yaklaşdım. Görüntülere bakmaya başladık. Araba bina önünde durmuş ve saniyeler içinde Alsu inmişdi. Hemen araba oradan ayrılırken Alsu binaya girmiş ve 1-2 dakika sonra 2 adam binadan çıkmışlardı ve birinin kucağında Alsunun baygın vucudu vardı. Gördüğüm şeyle hızlıca konuşdum.
"Yaklaştır." Dmitri adamların yüzü bulanık da olsa anlaşıla bildiği kadar yaklaştırdı. Ve Alsunu taşıyan adamı daha önce barda gördüğümü hatırladım. "Maksim Dernov. Bu kez seni kendi ellerimle gömeceğim yaşlı ördek."
~Alsu~
Kaç saat geçmiş hiç bir fikrim yoktu. Duvardaki küçük pencereden havanın karaldığını görüyordum. Başıma dikmiş olduğu 2 adam kendi hallerindeydi. Yalnız 2 kez lavaboya gitmeme yardım etmiş ve su vermişlerdi. Ve evet sabah pakhanla yaptığım kahvaltıdan sonra hiçbir şey yememiştim. Oturmakdan bacaklarım, bağlanmaktan da kollarım uyuşmuşdu. O kadar rahatsızdım ki, hem halim, hem de sonumun ne olacağıyla ilgili..
Ne yapacağımı bilmiyordum ama bu bok çukuru için çalışmayacakdım. Bir kururum vardı benim. Onu yerlere atamam. Öldürürse de öldürsün. Yani öldürmezse daha iyi olur ama.. Üff ne yapacağım ben.. Çok korkuyorum yalan yok. Adamların birinin telefonu çalmaya başladı.
"Efendim. Tabi." Diye karşı tarafı dinledikden sonra kapattı. Ve bana döndü. "Patron 1 saate gelecek. İyice düşünsün dedi." Yeniden önüne döndü.
Yine kendi aralarında ne olduğunu anlayamadığım telefon oyunu oynuyorlardı. "Patron 5 saat dedi, artık 10 saat olmuş neredeyse." Diye aramanı cevaplayan adam rusca konuşdu.
"Sevkiyata baskın hazırlıyorlar ya, o yüzden."
"Şş napıyorsun, konuşma o planla ilgili." Anlamıyorum ve dinlemiyorum gibi kafamı yere eğmiş durumdaydım ama bana baktıklarını da hiss ediyordum.
"Rahat ol ya, anlamıyor zaten. Hem burdan çıkarsa bizim taraf olarak çıkacakdır, o yüzden gidip de pakhana sevkiyatına baskın yapacağımızı diyecek değil ya." İkisi de kıkırdamaya başladı.
"O da doğru. Ama ben bir az sevmedim bu işi ya."
"Neden? Ahh, ebat*(sikeyim) öldürsene şunu ya." Sesi yükseldiğinde istemsizce onlara taraf baktım ve oyunla ilgili olduğunu anladığımda yine kafamı yere eğdim.
"Özel adamlar tuttular ya baskın için. Yani biz varken başkalarını tutmaları işini sevmedim."
"Ah ne konuşuyorsun sen? Tüm gece boyu şu vaqonlarda dura bilir misin haraketsizce, sessizce? Ama o adamlar bunun için eğitilmişler. Büyük ihtimal gece yüklenecek pakhana ait mallar. Gece de sessizce mallar kırmızı vagonlardan mavi vagonlara taşınacak. Öyle sessiz olmalılar ki, pakhanın kapının önünde duracak olan adamları duymamalılar. Parayla aldığımız görevli de adamlar kırmızı vagonlara girdiklerinde dışarıdan kapını bağlayacak. Sabah da pakhan ve adamları kapını açtıklarında saniyeler sonra hepsi ölücek. Pakhanlık da mallar da patrona kalıcak. Sence sen bunları yapa bilir misin? Ben şahsen böyle bir sorumluluğu üstüme almak istemem."
~ 1 saat sonra ~
Açlıktan gözlerim kayıyor, midem bulanıyordu. Aç kalmayı hiç sevmiyordum, aç duramıyordum da. Çok halsizdim. Nefeslerim ne zaman hızlanmaya çalışsa kendimi zar zor sakintmeye çalışmışdım. Burada astımımın tutmasını istemiyorum. Kendimi sakinletmek çok zordu, ve ciğerlerim yorgun düşmüşlerdi. Nefeslerimse bu yüzden zorlaşmışdı.
Saniyeler içinde dışardan araba sesleri duyuldu. Yine geldi galiba bok çuvalı.
Adım sesleri yaklaşdığında içerdeki adamladı kapını açtılar. İğrenç yüzü görüş açıma girdiğinde gözlerimi devirmeden edemedim.
"Oo, güzelim nasılsın? İyi mi baktılar adamlarım sana ha?" Sırıtıp dibime kadar geldi. Adamına işaret verdiğinde bir sandalye getirdi ve tam karşımda oturdu. "Evet.." Gözleri yine vucudumda gezindi. Eli açık bacağıma tutunduğunda bacağımı elinden kurtarmak isterken daha sıkı tuttu. "Kısa bir cevap istiyorum! Evet mi hayır mı?" Yapa bildiğim kadar yüzüne yaklaşdım.
"Hayır!" Aniden yüzüme atdığı tokatla biranlık dünyam döndü. Ağzıma toplanmış kanı yere tükürdüm.
"Son şans. Evet mi hayır mı?"
"Hayır!" Pes etmek yok. Diğer yanağıma da tokat attı. Yanaklarım çok acıyordu.
"Kendin istedin suka* (hayat kadını)" Sinirle ayağa kalktığında sandalyesi yeri boylamışdı. Silahını çıkartı ve alnıma yasladı. Tetiği çekeceği sırada dışardan araba sesi yükseldi.
"Sukin sın* (orospu çocuğu) yine arabayı mı vurdu? Gidin bakın şuna ölen var mı yine."
Adamları çıkmaya hazırlanıyorlardı ki, odanın kapısı kırıldı ve içeriye doluşan adamlar diğerlerine zaman tanımadan hepsini öldürdüler. Geriye yalnız şu bok çuvalı kalmışdı. İki adam da hızlıca onun arkasına geçip kollarını tuttular. Ve sessizlik oluşdu. Bok çuvalı artık gülemiyordu bile, o da sessizce bekledi. Adım sesleri duyuldukdan sonra odaya tüm ihtişamıyla Viktor girdi. Gözleri saniyeler içinde benim gözlerimle buluştu.
"Pakhan?" Bok çuvalı şaşırmışdı. Suç imperatorluğunu yöneten bir pakhanın bir kızı kurtarması onu şaşırtmışdı.
"Götürün şu sikik herifi burdan. Onunla sonra kendim ilgilenicem." Tok sesi odada duyuldu. Daha sonra hızlı adımlarla bana taraf geldi. Hemen arkama geçip ipleri çözdü. Kafamda öyle ağrı vardı ki, gözlerimi zar zor açıyordum. Ellerimi kurtardığımda uyuşmuş kollarımı önüme getirip öylece bıraktım. Haraket ettiremiyordum bile. Önüme geçip dizleri üste çöktü. Yüzümü avuçlamak istediğinde acıyla inledim. Aleve dokunurmuş gibi hızlıca ellerini çekti yüzümden. Omuzlarıma tutunup beni kaldırmaya çalışdı.
"Geçti artık. Hadi malysh* (küçüğüm). Seni eve götüreceğim. Tüm yaralarını saracağım.." Kısık sesini sanki kilometrelerce uzaktaymış gibi duyuyordum. Omuzlarımdan tutup kaldırmaya çalışdı ama nafile. Kafamı hemen sağımda olan omzuna yasladım. Gücüm tükenmişdi. Ve sanırım şuan yalnızca ona sığınabilirdim.
Vucudum havalandığında onun sıcaklığını ve ferah kokusunu daha çok hiss ettim. Ve bu güzel bir histi..
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yine bennnnn...🙂↔️
Bölümü beğendiniz mi?
Hadi o zaman oy ve yorumlara...
💭☆