İçeriğe geç

Katillerin Oyunları

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Katillerin Oyunları

Bölüm 9

Kurtuluş

Yüzümü gelen suyla uyandım. Nefes nefeseydim. Ellerim ve ayaklarım oturduğum sandalyeye bağlıydı. Yüzüme su fırlatan adamın maskesi vardı kim olduğunu göremeden uzaklaştı. Yeni uyanmıştım ve hiç bişey hatırlamıyodum bomboş bi depoda ellerim ve ayaklarım bağlı ıslak bir şekilde duruyordum. Islanmayı küçüklüğümden beri sevmezdim sebebini bilmiyorum ama denize girmeyi, yağmurda ıslanmayı ya da suyla yapılan herhangi bir şeyi sevmezdim hâlâ da öyle. Tüm bu düşünceleri bırakıp gelen ayak seslerine doğru bakmaya çalıştım ama kafamı çeviremeyecek kadar yorgundum. Bir adam ağzımı bezle bağlarken kendimi kurtarmaya, engellemeye çalışdım ama faydasızdı. Bir adam karşımda durdu. Siyah bir kabanı ve siyah botları vardı. Kafamı yukarı kaldırmak istedim ama yapamadım bunun üzerine önümde duran adam eliyle çenemi kavradı ve ona bakmamı sağladı.

-Acınacak haldesin , diye konuşmaya başladı sesimi çıkartmadan onu dinlemeye devam ettim zaten konuşsamda faydasızdı.

-Bahsine bile girerim şuan hiç bir şey anlamıyosun insanların bu anlamamış bakışlarına bayılıyorum çağresiz kurtarılmayı bekleyen aptal insanlar

Önüme eğildi ve bana bi kere vurdu. Devamı gelicekti biliyordum. Birkaç kez daha vurduğunda alnımın kenarı ve dudağım kanamaya başlamıştı.Gözlerimi yavaş yavaş kapanıyordu ama ne olduğunu bilmek istiyordum direnmeye çalıştım. Sonrasında ağzımdaki bezi çıkarttı ve konuştu :

-Biliyor musun? baban senin kadar cesur değildi, babasının kızı demek isterdim ama sanırım bu söz ancak yalan olur

-kimsin sen? dedim kendimi zorlayarak

-Umarım gerçekten bu soruyu cevaplayacağımı düşünmüyorsundu- aaa pardon sana babasının kızı dersek yalan olurdu.

-Babama naptın? dedim gözlerim yaşlı hafif bağırır bir şekilde.

-Gerçekten o adamın baban olduğuna inanıyo musun? diyerek cevap verdi. Ne saçmalıyordu bu adam? ne ima ediyordu? merakla yüzüne baktım ve konuştum:

-Ne saçmalıyosun sen

-Saçmalamak denmez ama sana gerçekleri gösteriyorum

-Ne? ne alaka ya o adam benim babam başka gerçeği yok bunun dedim gözyaşlarıyla.

-Annenin yalanlarına ben olsam bende inanırdım tabi

-SAÇMA SAÇMA KONUŞMA ADAM GİBİ AÇIKLA diye bağırdım.

-O adam ne senin baban ne de başka bir aile üyen o adam senin öz baban değil! dediğinde artık gözlerim kapanmıştı son duyduğum sözleri bunlardı.

*********

(şimdi bi de Bora beye bakalım napıyomuş diye)

İçinde garip bi his vardı. o da çözemiyordu ama Aseli merak ediyordu. Karar verip dışarı özür dilemeye çıktı ama Asel orda değildi. Okulun altını üstüne getirdi yine bulamadı.Okulu nerdeyse cehenneme çeviricekti.

-KIZIL KRALİÇEM BANA GELMEZSE O KIZILLARIN İÇİNDE YAKARIM BURAYI diye bağırdı tüm öğrencilere önce şaşırdı çünkü Kızıl Kraliçem demişti.Daha önce hiç bir kızda böyle hissetmemişti ama onu bulana kadar durmayacaktı.Ateşe seslendi:

-Ateş Kayra ile birlikte o yatakta yatan yaralı pislik nereye gitmiş öğrenin kameralarada bakın bişey bulursanız arayın hemen

-Bu kadar aşık olduğunu bilseydim baştan yapard-

-ATEŞ!

-Tamaaaamm aşık beyefendi ben kameralara bakarım bulursam gülde getiriyim 9 tane verirsi-

-Ateş hatırlat bana seni o güllerin içinde boğucam

-peki peki gidiyorum

Düşünemiyordu. Normalde tehlike anında çok rahat düşünürdü ama bu kız naptıysa düşenemiyordu.Tam o anda yerde Asele verdiği bıçağı(ya da kılıcı işte her neyse türünü henüz çözemedim KŞLDFŞKFLDŞSLFDGJKLDF) gördü. Eline aldı. Bıçağını düşürmüş diye düşündü.O anda kafasına dank etti:

-ATEEEEŞŞ, diye bağırarak koştu.

********

(Depoya Aselin yanına geri döndük)

Yine yüzüme su serpmişlerdi. O suyun etkisiyle uyandım. Adamın söylediği sözler hala kafamın içinde yankılanıyordu.O sözleri düşünürken depoda başka kimse olmadığını fark ettim. Yüzüme su atıp kaçtılar mı? hayır olamaz ya diye düşünürken elimin bağlı olduğu ipin yanmaya başladığını hissettim. Pislik herifler ipin ucuna fitil bağlamışlar. Kurtulmaya çalıştım ölüceğimi bile düşündüm. Ağlamaya başladım. Hıçkıra hıçkıra ağladım. Bi yandan da kurtulmaya çalışıyordum. O anda deponun kapısı tekmelenmeye başladı.Sesten korktuğum için gözlerimi kapadım elimde olsa kulaklarımı da kapatırdım ama ellerim yanmak üzereydi hala ağlıyordum.Kısa süre sonra kapı kırıldı. Gelen kişinin Bora olduğunu gördüm. Bana doğru koştu:

-Asell dedi ben hala ağlıyordum. İpteki ateşin son anda söndürüp ellerimi çözdü .

-İyi misi- demesine izin vermeden ona sarıldım. ve omzunda ağlamaya devam ettim. Elleri açıkta kaldı. Şaşırmıştı biliyordum. Kısa bir süre sonra elinin biri belimi biride kafamı tuttu.Bense ağlamaya devam ettim. Saçlarımı okşadı ve konuşmaya başladı:

-Özür dilerim hepsi benim suçum...

Neden böyle dediği hakkında gram fikrim yoktu ama yine güvende olduğumu hissediyordum. Kıyafeti gözyaşlarım yüzünden ıslanmıştı ama onun umrunda bile değildi.

-Gidelim mi? diye sordu bende kafamı olur anlamında salladım ama kalmak istemiyordum. Bunu hissettimi yoksa isteyerek mi böyle bişey yaptı bilmiyorum ama beni kucağına aldı ve taşıdı. Biraz şaşırdım ama durmayan gözyaşlarım dökülmeye devam etti. O beni taşırken bende başımı omzuna yasladım. Beni okula kadar taşıdı. Sonrasında odaya çıkardığında Ateş ve Kayrayı gördüm. Birbirlerini çok yakındılar hayal görüyorumdur umarım diye düşünürken Bora beni indirdi. Ama ani bi şekilde indirdiği için nerdeyse düşüyodum:

-Düzgün indirsene ya

-Seni kurtardım karşılığını böyle mi veriyosun

-Adam gibi indirseydin

-Dengeni kaybetmeseydin , diye tartışırken Ateş sözümüzü kesti:

-Karı koca tartışmanızı bölüyorum ama Aselin yaralarını umarım tedavi edersin kardeşim dedi Boraya ve Kayranın elinden tutup dışarı çıkarıcaktı ama Kayra benim boynuma atladı o bana sarıldığında bende ona sarıldım.O sırada söylediği karı-koca sözünden dolayı Bora Ateşin karnına bi tekme attı. Ateş ağzında bir küfür yuvarladı sonra Kayra ile bizi yalnız bıraktılar.Bora ben oturduğumda yaralarımı tedavi etmeye başladı. Aklıma takılan o soruyu anında sordum.

-Beni nasıl buldun?

-Konu sen olunca gözüm bişey görmüyomuş demek ki

-ha?

-''ha?'' bir cevap değildi.

-Bekle kavrayamadım tekrar söyle o cümleyi

--'''ha?'' bir cevap değildi.'

-Hayır o değil önceki

-Neden söyleyeyim ki dedi sırıtarak.

-Neden söylemeyesin ki

-Acıyor mu?

-Konuyu değiştirme, dediğimde umursamayarak tekrarladı:

-Acıyor mu?

-Hayır

-Peki...

-Ne peki, peki ne ?

-Sözcük

-Bora!

-Efendim, dedi gülerek

-Oyun mu oynuyosun benle

-Hıhım evet, dedi sırıtarak.

-Pislik

-Pislik derken sen bana hakaret mi ettin?

-Yok , iltifattı hayatımda gördüğüm en mükemmel pisliksin

-Öpersen belki tertemiz biri olabilirim

-Sapık salak sen bu dünyaya insanları kandırarak oyun oynamaya mı geldin?

-Düzeltiyorum sadece senle ve sapık yerine ben spider-man olayım sen de gwen ol (Ablanız böyle bir an yaşadı gerçek burası hee)

-Evlilik teklif etseydin paşam

-Onu da yaparız dedi ve yaralarımı tedavi etmeye devam etti. Bense o sırada uyuya kalmışım. Rahat bi uyku çektim hiç bu kadar iyi bir uyku çekmemiştim uyandığımda yatağımın dibinde Bora oturarak uyuyordu. Beni sabaha kadar beklemişti...

yazardan: BU BÖLÜMÜ YAZARKEN BENİ DE KAÇIRIYOLARDI(şaka şaka) neyse evet ben o spider-man olayını yaşadım zaten profilden anlarsınız ikili neyse işte öyle sizce Ateş ve Kayra gerçekten o kadar yakın mıydı yoksa sadece bi hayal miydi tahminleri bekliyorum bide 9 gül detayını fark eden var mı :)

ek not: haftaya çarşamba köye gidicem bilgisayarı yanımda taşıma şansım yok bu yüzden sanırım 3 aylık bi aramız olucak istanbula geri geldiğim anda yazmaya devam edicem şimdiden özür dilerim

Bölüm sonu

5 yorum

  • Yaaa bu bölüm çok güzel sen sonsuza kadar bu romanı yaz bayıldım o sırada dinlediğim şarkı prim vermeyiz sapıklara öpücük vermeyiz sapıklara jsksjsjsj devamını bekliyorum knk

  • İSTE BU BOLUM COK GUZELDİ. FAVORİ BOLUMUM BU ARTIK.

    4Yanıt
  • 9 gul sonsuz ask gibi bir seyyy tam onu dicektim sonda da belirtmissin heh

    1Yanıt