Uyandığımda hala revirdeydik. Kayra başını Ateşin omuzuna koymuş beraber uyuyorlardı. Boranın yara almasını onu çok endişelendirmiş olmalıydı. Ama benimse aklımda tek bir soru vardı. O bileklikte neden Kerem yazıyordu. O bileklikte normalde ''Bora '' yazdığına yüzde yüz emindim. Belki de yanlış hatırlıyorumdur yani insanın tıpatıp benzeyen bi ikizi olamaz değil mi? sonuçta Harry Potter da değiliz Fred ve George un sette tanışması gibi bir şey olamaz değil mi? Belki de fazla kafamı yoruyorumdur. Bir şeyler yemek iyi gelebilirdi. Saate baktım . Saat sabahın sekiziydi çok erken uyanmıştım. Şimdi mümkün değil bir daha uyuyamazdım. Ateş ve Kayrayı uyandırsa mıydım acaba hayır çok tatlı uyuyorlar-
-Asel, diyen sesle irkildim. Bora seslenmişti bana o olduğundan hala emin değilim ama neyse.
-Efendim
-Şurada ki yastığı uzatabilir misin? dedi yastığı uzattım ama aklıma bir şey takıldı. Bora hiç bir zaman bana rica etmezdi, etmedi her zaman soğuktu teşekkür bile etmezdi. Hatta belki de benden nefret ediyordu . Belki değil kesin nefret ediyordu.
-Dün... Fazla korktunuz mu? dedi.
-Kim olsa korkardı.
-Hayır, sadece sevmeyi bilenler korkardı ve sen korktun.
-Sevilmeyenler sevmeyi bilmezler ve kolundaki bileklikte neden Kerem yazıyor diyebildim cesurca o da karşılık olarak:
-ne?
-kolunda Kerem yazıyor diyorum
-Eee...Adım zaten Kerem dediğinde afalladı ve eliyle yüzüne vurdu.
-Sen Bora değilsin dimi?
-Sessiz ol anlayacaklar
-Ne için geldin kimsin sen, diyerek asıl Bora'nın verdiği bıçağı boynuna dayamıştım.
-Tamam , tamam anlatacağım ama lütfen çek o bıça-
-Siz ikiniz ne yapıyorsunuz öyle , diyen sesle irkildik hemen bıçağı sakladım gelen Boraydı.
Bıçağı çıkarttım ve ayağa kalktım gözlerimi kısarak baktım ve:
-Lanet olsun hanginiz Bora?
-Bekle, bekle asıl bu yaralı yatan pislik kim?
-Düzgün konuş
-Kusura bakmayın Kızıl Eskrim Kraliçesi ama tam yeriydi ve bir daha bana o bıçağı doğrultma, dedi. Artık anlamıştım o kesin Bora idi ama asıl soru bu yataktaki kişi kimdi-
-Mükemmel kaosunuzu bozuyorum ama burada Kayra uyuyor , diye lafa atladı Ateş
-Kardeşimi ne zamandan beridir koynunda uyuttuğunu sorabilir miyim ?
-Ben cevap veriyorum sizce tek sorun şuan Kayra mı? diye lafa atladım.
-Sen bi dışarı gelsene benle Ateş Kayra'yı uyandır bu pisliğe göz kulak olun, dedi Bora ve kolumu çekip beni dışarı çıkarttı.
-Bu kadar sert olmak zorunda mısın?
-Bu kadar güzel olmak zorunda mısın? demesiyle afalladım. Ciddi miydi? Bilmiyorum ama tek bildiğim kalbimin neredeyse yerinden fırlayacağıydı.
-Utancından mı susuyorsun yoksa kalbin yerinden mi çıkacak?
-Ne saçmalıyorsun sen ya bırak bana iltifat ettiğinde yüzünü görsem bile bu kalp yerinden çıkacak kadar atmaz
-Öyle mi?
-Öyle kırıldın mı?
-Hayır ama sanki kalbin yerinden çıkacakmış gibi bir his veriyorsun , demesine diyecek söz bulamadım o da zaten beklemeden konuya girdi:
-Bana bak küçük kız eğer benim sözüme karşı gelirsen az önce Kayra konusunda yaptığın gibi işte o zaman kalbini yerinden kendi ellerimle çıkartırım ,dedi ve içeri girdi. Tam bende içeri girecektim ki birisi kafama sopayla vurdu. En son hatırladığım tek şey Kerem'in yüzüydü...




