İçeriğe geç

Katil AŞK

Bölüm 28 · 2 dk okuma

Katil AŞK

Bölüm 28

Seul’de Kıyamet Günü ve Büyük Tuzak

Ertesi gece saat 03:00.

Yedi Konsey’in Seul’e sürdüğü iki yüz kişilik uluslararası lejyoner ordusu, üç ayrı koldan Geum-sa’nın ana kalesine ve Seul Limanı’na sızdı. Şehrin sokaklarında roketatarlar patlıyor, Geum-sa’nın zırhlı araçları devasa alev toplarına dönüşüyordu. Seul, tarihinin en kanlı ve en karanlık gecesini yaşıyordu.

Taehyung ve Jimin, ana malikanenin komuta merkezinden operasyonu yönetirken; Namjoon polis teşkilatındaki dürüst güçlerle şehrin sivil kanadını emniyete alıyordu.

Ancak Yedi Konsey’in asıl hedefi klanı yok etmek değildi. Asıl amaç, o verileri barındıran mikro çipi ve onu deşifre eden tek kişiyi —Jeon Jungkook’u— ele geçirmekti.

Çatışmanın en vahşi anında, malikanenin batı kanadındaki çelik kapılar ağır C4 patlayıcılarıyla havalara uçtu!

BÜÜÜÜM!

İçeriye Yedi Konsey’in en acımasız suikast timi olan "Kızıl Akrepler" daldı.

Taehyung, ana koridorda iki elindeki makineli tabancalarla saldırganları biçar gibi biçerken; suikastçıların bir kısmı gizli havalandırma tünellerini kullanarak Jungkook’un bulunduğu üst kat atölyesine sızdı.

Jungkook, belindeki silahla ilk iki saldırganı kafasından vurarak devirdi. Ancak suikastçıların lideri olan eski bir Spetsnaz ajanı, dumanların arasından sıyrılıp Jungkook’un üzerine çullandı! Ağır bir bıçak darbesiyle Jungkook’un elindeki silahı düşürdü ve onu duvara yapıştırdı.

"Çip nerede ressam?!" diye kükredi adam, keskin kılıcını Jungkook’un boğazına dayayarak.

Jungkook, boğazındaki çeliğin soğukluğuna rağmen gözünü bile kırpmadı. Yüzüne yansıyan alev ışıklarıyla gülümsedi.

"Çip..." dedi Jungkook, kanlı dudaklarının arasından, "...senin mezarında!"

Jungkook, parmağındaki siyah pırlantalı mühür yüzüğün altındaki gizli iğne mekanizmasını açtı ve adamın şah damarına sapladı! Yüzüğün içindeki felç edici felaket zehri anında adama nüfuz etti. Saldırgan köpükler saçarak yere yığıldı.

Ancak dışarıda yeni bir patlama yaşandı. Malikanenin çatısı çökerken, Yedi Konsey’in ana helikopteri malikanenin avlusuna iniş yaptı.

Taehyung dumanların arasından sıyrılıp üst kata ulaştığında, yerdeki cesetleri ve dumanlar içinde dimdik duran Jungkook’u gördü.

İkili tam birbirine doğru koşacakken... kalenin ana girişinde Park Jimin’in acı dolu çığlığı yankılandı!

Jimin, Yedi Konsey’in baş suikastçısı tarafından sırtından vurularak kanlar içinde yere yığılmıştı.

Taehyung ve Jungkook’un gözleri dehşetle açıldı. Bu savaş, sadece bir güç mücadelesi değil; en yakınlarının kanının döküldüğü yıkıcı bir trajedinin başlangıcıydı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.