İçeriğe geç

Kasabadaki Cinayet

Bölüm 4 · 7 dk okuma

Kasabadaki Cinayet

Bölüm 4

SIRA YURUMEKTE

Odamın kapısını açıp içeri girdim, gerçekten ucuz kurtulmuştum.Yatağımın üzerinde bağdaş kurmuş Merveye doğru yaklaştım ve kendimi yanında kalan boşluğa attım:

-Mesaj gelmişmi?

-Hayır kuzum.

-Planımız ne peki Tutku.

Merveye cevap vermek için düşünürken telefonuma bir esaj geldi.Elimi telefonuma attım, mesaj annemden gelmişti.Anneme bir kalp atıp whatsapptan çıktım ve telefon numarasını rehberden kaydettim.

-Annem numarayı atmış.

-Aramıyacakmısın?

-Arayacağım.

Ayağa kalkıp kaydettiğim numarayı aradım.Birkaç bip sesisinden sonra telefon çalıyordu, birkaç saniye sonra telefon açıldı.

-Buyrun ben Fikret hemşire.Nasıl yardımcı olabilirim?

-Merhaba Fikret ağabey, ben Tutku.Annem nefes hanımı tanıyorsunuz değilmi?

-Ah Tutku, hatıladım!

-Nasılsınız Fikret ağabey?

-İyiyim Tutku, sen nasılsın?Ha bu arada lütfen bana Fikret de.

-Siz nasıl isterseniz , bende iyiyim.Aslında size danışmamız gereken bir konu var belki yardım edebilirsiniz diye düşünüyorum.

-Tabiki ederim, hah ölüleri canlandırmakla ilgili değilse tabii.

-Hah hayır öyle bir konu değil.Bu akşam işiniz yoksa...

Telefonun altını elimle kapatarak Merveye doğru fısıldadım:

-Nereye çağırayım?

-...

-Hey!

-Şu an aklıma bir yer gelmiyor.Gökyüzü kafe de.

-Ne?

-De şunu!

Derin bir nefes alıp elimi telefonun altından çekip telefonu tekrar kulağıma götürdüm.

-Kusurabakmayın sesim gelmiyor mu acaba?

-Evet daha tebin gelmiyordu Tutku.

-Ah özür dilerim sesimi kapamışım yanluşlıkla neyse devam edeyim, müsaitseniz bu akşam Gökyüzü Kafe de buluşabilirmiyiz.

-İşten yirmi dakikaya çıkacağım isterseniz yarım saate buluşabiliriz.

-tamam bizim için uygun, teşekkürler görüşürüz.

-Görüşürüz Tutkucuğum.

Telefonu kapatıp Merveye döndüm:

-Evet , yarım saatimiz var.

-Sen saati bırak Gökyüzü Kafe diyoruz Sinanların kafesi!

-Lanet olsun ki, evet!

-Tamam lanet okumayalım. Ya Sinanlar oradaysa?

-Onların orada olacaklarını zannetmıyorum.

-Peki, oradalarsa onları bu işe bulaştırmış olacağız.

-Ozaman çaresine bakarız.

Çantamı alıp saçımı düzelttikten sonra odadan çıktık ve merdivenlerden hızlıca inip, kapıya yöneldık .Annem ortalıklarda yoktu güya kurabiye getirecekti derken arkamızdan gelen sese doğru döndük:

-Hey kızlar, nereye böyle acele acele?Kurabiye getirecektim.

-Anne biz Fikret ağabeyin yanına gidiyoruz buluşup konuşacağız.

-Peki öyle olsun , birdahaki gelişinizde kaçamazsınız ha.

-Tabikide Nefes teyze, görüşürüz.

-Görüşürüz kızlar.

Evden çıkıp hızlıca yürümeye başladık, yirmi dakika sonra kafeye varmıştık.Kafe gerçekten çok güzel dekorasyon edilmişti, biz yaptık diye demiyorum çok güzel duruyordu herşey.Kafeye girip en arka masalardan birine geçtik.Sinan'ın ailesi yoktu, mola vermiş olabilirlerdi, oturduğum siyah ikili pofuduk koltuğa sırtımı yasladım.Etrafa bir göz gezdirdim ah burada ne kadar çok anımız vardı... Merveye doğru döndüm:

-Burayı nasıl temizlediğimizi hatırlıyormusun?

-Hah evet! Sergen düşüp ayağını burkmuştu.

-Can'ın şarkısını hatırlıyormusun peki?

-Sağa sola salla kalçayı, kaldır kolları sil camı.Sıra geldi yerlere hey haydi sende söyle!

İkimizde kıkırdamaya başladık, neredeyse beş dakika boyunca karnımız ağrayasına kadar güldük.Durulmaya başlamıştık ki içeriye cüsseli biri girdi.Vay canına bu da neydi böyle!Buz mavisi gözleri,hafif kızıla dönmüş kıvırcık saçları,ince dudakarı ve beyaz teniyle adeta mekandaki her bir kızı eritebilecek kadar ateş saçıyordu..Ağzımı tutamadan, cüsseli adam bize doğru yürürken ,birkaç bir şey fısıldamaya başladım:

-Vay be , Tanrı neler yaratıyor.

-Fikret değildir umarım.

-Sanmıyorum...

Cüsseli adam ,emin adımlala bize doğru yaklaştı ve masanın başında durdu.Hayran gözlerle ona bakarken elini uzattı:

-Merhaba Tutku

Bu adam Fikret ağabey miydi? Ben daha önce bu adamı hiç görmemiştim,galiba.Elimi uzattım ve elini tuttum:

-Merhaba fikret ağabey

Karşımızdaki boş koltuğa yöneldi ve karşımıza oturdu.İnce dudaklarıyla konuşmaya başladı:

-Arkadaşın olmalı. Değil mi?

Merve hemen atladı:

-Evet ben Merve -ve ağzını tutamadan ekledi- Kaç yaşındasınız acaba?

Fikret ağabey hafifçe sırıtı ben de o sırada Merve'nin ayağına hafifçe bastım.Bana dönerek resmen "Ne?" bakışı attı.Fikret ağabey masaya doğru kaykılarak:

- Yirmi bir Merveciğim.

Konuyu dağıtmam lazımdı yani en azından ben öyle hissediyordum.Arkama yaslanıp konuşmaya başladım:

-Aslınde seni buraya çağırmamızın sebebi bir arkadaşımızın cessedine bakmanızı istememiz.Belki de bakmış olabilirsiniz daha önceden, tabi bakmamışta olabilirsiniz yani sizi sıkmıyoruz isterseniz yani...

Lanet olsun, heyecanlanıp allak bullak ettim herşeyi!Konuşmam bittikten hemen sonra kafamı yere doğru eğdim.Mükemmel ya! Rezil oldum.Adam şok olmuştur şimdi , "ne diyo bu salak" bile demiştir.Cesaretimi az da olsa toplayıp kafamı kaldırdım ve Fikret ağabeyin sırıtan hatta birazdan sırıtmasının kahkahaya dönüşebilecek olan ifadeli yüzüne "cevap ver " diyen gözlerle baktım.Fikret ağabey boğazını temizleyerek konuşmaya başladı:

-Aslında bakmış olabilirim yada bakmadım galiba, sizi kesinlikle zorlamıyorum yani eğer sizi sıkmazsam morga yarın gelin yanii zorunlu değilsiniz,isterseniz tabii.

Kendini tutamadan gülmeye başladı , kahkahaları havada uçuşurken Merve de ben de şok içinde ona bakıyorduk.Kahkahalarla karışık konuşmaya başladı:

-Tamam yirmi bir yaşına gelmiş olabilirim ama benimde şaka yapmaya hakkım var değil mi?

Merveyle birbirimize baktık ve bizde gülmeye başladık:

-Hadi ama o kadar da yaşlı değilsin aramızda beş yaş fark var çok değil.Ayrica sırf yirmi yaşındasın diye yaşlı sayılmıyorsun.

-Ben yaşlıyım demedim kii! Şimdi bana yaşlı mı diyorsun sen ha? Ve yirmi bir yaşındayım.

Hepberaber yine gülmeye başladık, komik değil gibiydi şakaları ama yinede güldürüyordu, sanki gülüşünde büyü vardı...

Genç kızlar eğlenirken onları genç adamların izlediklerinden habersizlerdi.Bilmiyorlardı ki genç adamlar hayal kırıklığına uğramışlardı.

Saat on olmuştu , vakit çok hızlı geçmişti. Yemek yiyip sohpet etmiştik, Sinanlar ortalıklarda yoktu anneleri kasadaydı onlar da bizi farketmemişti, sürekli gelip giden müşterilerle uğraşıyorlardı, Merveyle Fikret konuşurken, Fikret ağabey bana zorla Fikret dedirtiği için artık ona Fikret diyorum, masadan kasaya gitmek için kalkıyordum ki Fikret kolumdan tuttu.Gülümseyerek gözlerimin içine baktı:

-Hey hadi ama bugün benden.

-Seni buraya biz çağırdık.

-Olabilir, bak bugünkü benden olsun birdahaki buluşmada sizden.

İlk yüzüne boş boş baktım sonra kendimi toparlayıp koltukta arkama yaslandım:

-Pekii ama unutma birdahaki bizden.

-Şimdilik öyle diyelim.

Bana göz kırparak masadan kalktı ve özgüvenli adımlar savurarak kasaya gitti.Burada ben de Merve de biliyorduk ki birdaha buluşma olursa yine o ödeyecekti , eh erkek ya.Merve bana dönerek konuşmaya başladı:

-Çok güzel yürüyor.

-Merve yani adamın neredeyse her hücresi güzel yürüyüşüne mi bayıldın.

-Zevkler ve renkler tartışılmaaz.

-Zevk ne alakaa?

-Bak şimdi hani sevmek zevk işi ya yani seviyosun beyeniyosun,bu zevkin olmuyomu?

-Merve sus yoksa bu konu başka yerlere gidecek.

-Aman be tamam.Sen şimdi çıkarken Sinan'ın annesi ve babasına ne diyeceğiz?

-Hmm, ne diyebiliriz ki? Tabikide arkadaşımızla oturmaya geldik dicez!

-Ya sen manyakmısın ya gidip söylerse?

-Arkadaşımızdı dicez.

-İyi peki!

Fikret yavaş adımlarla yanımıza geldi ve masanın başında durdu:

-Hadi kızlar sizi evinize bırakayım.

-Şöförüm gelir beni almaya, yazarım şimdi.

-Ben de yürürüm ya gerek olmaz, sorduğun için sağol.

-Eminmisin Tutku?

-Evet eminim.

-Pekii.Tanıştığıma memnun oldum Merve' cim.

-Bende memnun oldum. E ozaman ben bekliyeyim burada siz gidin hem daha geç olmasın.

-Tamam biz gidiyoruz eve gidince haber veririsin.

-Tamam.

Fikretle kafeden çıktık,Sinan'ın annesi ve babası kasa yoğunluğundan farketmediler beni, ilk Fikret'in arabasına doğru ilerledik sonra Fikret durdu:

-Bak çok geç oldu bence seni bırakmalıyım.

Hava karanlıktı ve oldukça rüzgarlıydı. Yakın bir zamanda cinayet işlenmiş bir kasabada gece tek gezmek istermiydiniz?Ben istemezdim derin bir nefes aldım, galiba Fikret beni eve bırakmak zorunda kalacaktı:

-Galiba beni eve bırakıcasın.

-Hayır desende ısrar edecektim zaten.

-Demek ısrarcısın.

-Olabilir...

Gecenin siyahlığında kaybolan lacivert arabasına doğru tekrardan yürümeye başladık.Arabasının ön koltuğunun kapısını açtı , gülümseyerek bindim arabaya.Yoğun bir erkek parfümü kokusu vardı sanki kasten sıkılmıştı arabanın içine.Kendimi öksürmemek için zor tutuyordum, şöför koltuğunun kapısını açtı ve koltuğa oturdu ,bense o sırada nefes almaya çalışıyordum.Yola çıkmıştık ikimizde de ses yoktu sanki o da nefes alamıyordu , gerçekten nefes almam lazımdı.Camlar kapalıydı açmasını söylesem ayıp mı olur diye düşünürken bom boş yolda arabayı kenarı çalılıkların yanına çekti ve ikimizde aynı anda kapıyı açıp dişarı çıktığımız anda derin nefesler alıp öksürmeye başladık. Birkaç saniye sonra öksürüklerim azalmaya başladı, rahatça nefes almaya başladım ve sonra arabaya geri bindim.Ben bindiğimde Fikret'te arabada oturuyordu, camları da açmıştı.Arkama yaslandım ve Fikret'e döndüm o da bana baktı ve ikimizde bir anda gülmeye başladık.Ne garip bir olaydı bu böyle!Abzürtlüğün böylesii:

-Hep araban böyle kokuyormudur?

-Hayır ama bugün biraz fazla parfüm sıkmış olabiliriim.Yanliş anlama sizin yanınıza geleceğim diye değil, inan bana bu araba böyle sabahtan beri kokuyor.

-Yaa öylemi, neden peki parfüm kokuyor?

Sanane kızım sa -na -ne? Ne soruyosun adama nedenmiş diye manyakmısın ya?Ya başka bişi sanarsa ne olucak?Ben bir malım bakın cidden sırtında "ben malım" yazan tişört hediye etsin biri bana yoksa ben kendim yapıcam!:

-Hah bunu sana söyleyemem maalesef.

-Pekii.

Gecenin büyüleyici siyahlığında ,sadece arabanın farları yolu aydınlatırken, yıldızları izliyordum.Gelip geçiyorlardı hızlıca ,araba okadar da hızlı gitmiyordu oysaki, yıldızların gelip gidişini izlerken gözlerim kapanmaya başladı.Olamazz, olamaz! Uyumamalıyım!Kendimi tutmam lazım , uyumamalıyım.Göz kapaklarım yavaş yavaş kırpışmaya başlayınça kendimi tutamıyacağımı anladım ve kendimi uykunun güzel kollarına bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.