Ali evine gittiğinde geceleğin uyumak yerine camdan dışarı bakarak düşünüyordu. "Öpmek ha, nolurdu ki öpsem?" Bu sahneyi kafasında bir an canlandırdı. Aniden yüzü değişti kaşlarını çattı. Kalbi hızlı atmaya başlamıştı. "Neyse öyle bir niyetim yoktu zaten. Ama keşke... " Bir süre sustu. "Keşke o esnada Zeynep'in yüzüne baksaydım. Belki daha kötü olurdu ama, yine de o yüzünü görmek için neler vermezdim.." Ali'nin Annesi odaya girdi. "ALİ SANA SESLENİ...yorum...??" Sesi birden düştü. Oğlunu öylece otururken görünce şaşırmıştı. "Ne oldu sana?" Ali annesine baktı "bişi yok" Annesi oğlunun sesinden anlamıştı onu bir şeyin meşgul ettiğini. "Söyle len annenim ben senin" Ali ısrarla bir şey olmadığını söylesede annesi bira daha zorlayınca anlattı olayı. Annesi "Anladım.. baksana bana" dedi Ali cama doğru olan kafasını annesine çevirdi Annesi eliyle alnına bir tane vurdu. "Bir de utandırdın mı kızı?! Salak oğlum benim" Ali acıyla "üüfff! Napıyon anne ya! Ben mi dedim kıza yanlış anla diye benim suçum ne?!" "Ah benim hödük oğlum, odun oğlum benim. Dikkat ediceksin kızla beraberken" "Aman o da ummasaymış!" "Ali yapmak istesen yapacağını ikimizde biliyoruz. Ben doğurdum seni, her şeyini biliyorum" Ali bir anlık suçluluk hissetti. Ama bu olay hoşuna gitmişti. Ertesi gün Cumartesi sabahı Zeynep'in telefon sesiyle kızlar uyandı. Arayan sevil teyzeydi. "Zeynep naber kızım?" Zeynep uykulu bir sesle konuştu "İyi teyze... Ne oldu bir şey mi var?" "Yok yok. Kahvaltı hazırladım seni de davet ediyim dedim, anne eliyle hazırlanmış kahvaltı et istedim." Zeynep güldü "Teyze sağ ol ya. Ama biz 3 kişiyiz, zahmet vermeyelim." Sevil teyze sinirli bir tonla "KIZ NE ZAHMETİ KIZDIRMA BENİ! 3 kişi olmanız daha iyi yavrum fazla fazla yaptım gelin" arkadan Ali'nin "anne bırak ya" sesleri duyuluyordu. Zeynep gülmeye devam etti. "Tamam teyzecim geliyoruz şimdi" Kızlar çok mutluydu. Ne kahvaltıya uğraşıcaklardı ne bulaşığa. Zeynep evden çıkarken "Hadi hayırlısı" dedi ve karşı evin kapısını çaldılar. Sevil teyze güler yüzle kapıyı açtı "BUYRRUUUNNN" içeri geçip masaya oturdular. Çok sevecen ve mutlu olan sevil teyzenin aksine Ali'nin yüzü "yer yarılsada içine girsem" gibiydi. Hep beraber oturdular sofraya. Sofra da sofra maşallah! Yok yok. Dertsiz tasasız kahvaltı edilirken Zehra başladı: " Ali Zeynep'e peçete uzatır mısın?" Dedi. O kadar alakasız olmuştu ki Zeynep referansı anlamamıştı. "Ben peçete istemedim ki?" Dedi masum bir sesle. Zehra gülerek "Dün akşam da istememiştin" Ali Zeynep'e baktı "Lazım mı?" Dedi. Olayı anlamamazlıktan geliyordu. Tabi orda Ali hariç kimse Sevil'in de bu olaylardan haberdar olduğunu bilmiyordu. Zeynep arkasına yaslandı. "AAAHHHH" diye bir tepki verdi. Aliye bakıp "ver sen peçete ver" Sesi öfkeli çıkıyordu. Ali peçeteden bir iki yaprak koparıp Zeynep'e verdi. Zeynep "Zehra" Zehra hala gülerleken Zeynep'e doğru baktı. Zeynep elindeki peçeteyi Zehra'nın ağızına tıkadı. "Bir huzurlu yemek bile yedirtmiyorsun" Ayşe gülmekten nerdeyse yere düşecek, Ali kıkıkırdıyor, sevil teyze ise kendini zor tutuyordu. Zehra peçeteyi ağızından çıkardı. "Aaööğğğ... Iıyy...Öf Zeynep bir eğlendirtmiyorsun adamı" Zeynep Zehraya ters ters baktı. "Daha ne kadar eğlenebilirsin sen acaba" diye çıkıştı. Sevil teyze o sırada Ali'nin kafasına hafifcene vurdu "Kızları birbirine düşürüdün Bak!" Dedi. Ayşe o kadar çok gülmüşti ki, karnı ağrıyordu. Ali "Ne alaka şimdi ben" diye isyan etti. Haklıyıdı. Sofrada herkes gülüyordu. Ali başta her ne kadar istemesede şimdi hiç pişman değildi. Akşama doğru Zeynepler tam çıkarlarken mahalle kargaşa içindeydi. 5-6 kişi ordan oraya koşuyor "ESİLAA" diye bağırıp duruyordu. Zeynep kadına sordu "Abla ne oluyo?" Kadın telaşlı bir şekilde "Küçük bir kız kayıp. 4 yaşında Esila diye bir kız. Annesi şurada ağlıyor. Bizlerde kızı arıyoruz." Ayşe'nin gözleri büyüdü. Çocuklarla arası hep iyiydi. "BİZDE ARAYACAĞIZ" dedi bir anda. Hoş ki kızlar da aynı fikirdeydi. Zehra ve Ayşe, Ali'yle de Zeynep ikiye ayrılıp kızı aramaya başladılar. Hava kararmaya başlamıştı. Zeynepin gözleri doluyordu. Ali Zeynep'e baktı "Sakin ol, buluruz inşallah" Zeynep başını Ali'ye çevirdi. Kafasını aşağı yukarı salladı. Biraz daha ilerledikten sonra biraz arkalarından hıçgırık benzeri bir ses duydular. Zeynep Ali'ye "DUYDUN MU?" dedi. Ali evet anlamında başını salladı. Zeynep hemen koşup çalıların arkasına baktı. 4 yaşlarında bir kız oturmuş, kan çanağı gözlerle hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Zeynep yanına çömeldi "Esila?" Kız başını kaldırdı. Zeynep mutlulukla "ALLAH'IMA ŞÜKÜR BURDASIN! Gel bitanem gel" çocuğu kucakladı. Parmaklarıyla göz yaşını sildi. Başını okşadı. Kız Zeynep'in boynuna sarıldı. Zeynep Ali'ye döndü, gülerek "Bulduk!" Dedi. Ali o anda düşünmeden edemedi. Zeynep'in o haline hayran kalmıştı. "Hem merhametli, hem sevecen hem..." Zeynep'in yüzüne bakıyor, durmadan sırıtıyordu. "Evet, ben gerçekten Zeynep'te tutulmuşum. Ben böyle bir kızdan hoşlanıyorum..." "boş boş bakma da annesine götürelim" bıkkın ve tartışmacı bir ton vardı Zeynep'in sesinde. Tüm havayı da bozmuştu zaten. Ali başını salladı ama gözlerini zeynep'ten alamıyordu. Ali'nin bu farkındalığı ilerde işleri daha iyi yerlere götürebilirdi. Bir süre sonra hava iyice karardı. Zeynep elini tuttuğu kızı mahalleye geri götürdü. Az ilerde Annesi oturmuş perişan bir şekilde ağlıyordu. Zeynep "ANNESİ! KIZINI GETİRDİM SANA!" diye bağırdı. Minik Esila annesini görünce koşup sarıldı. Çocuğunun iyi olduğunu gören anne mutluluktan ağlıyor çocuğunu öpüp kokluyor hasret gideriyordu. Bir yandan da "ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN" diye Zeyneplere dua ediyordu. Ayşe Zeynep'in yanına gitti. "Nerdeymiş? Çok aradık hiç bir yerde yoktu?" Ali söze atıldı "Mahalleden çıkmış çoktan, ilerideki ağaçlık alana gitmiş. Çalının arkasında ağlıyordu." Zeynep Ali'ye baktı "bana sordu" "bir şey olmaz" sonra Ali Zeynep'in omzuna yaslanıp gülerek "Ben olmasam bulamıyordu" dedi. Zeynep şaşkın bir suratla ters ters baktı. "Sadece etrafta dolaştın, hiç bir yararın yoktu ne uyduruyorsun sen" "En azından panik yapmanı engelledim" "Ben zaten panik yapmazdım" Alinin kolunu omzundan itti. Ali "he aynen tamam. Ağlayan da bendim zaten" "Ağlamadım ben Boş konuşma" Zehra bu konuşma karşısında kollarını kavuşturdu. İç çekti. "Hemen eski halinize dönmüşsünüz." Diye homurdandı.
Bölüm 8
O An Fark Etti
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.