İçeriğe geç

Karşı Kapı

Bölüm 7 · 6 dk okuma

Karşı Kapı

Bölüm 7

Peçete Felaketi

Konuşmaların ardından bir sessizlik oldu. Çok geçmeden bu sessizlik yine bozuldu Zeynep "Bu akşam bize gelin. Evde tekim zaten. Yatıya kalırsınız" kızların gözleri parladı. Ayşe "Evet eve gider kıyafet alır gelirizzz!" Zehra Zeynepin elini tutmuş yukarı aşağı sallıyordu. Okul bitiminde hepsi evlerine gitti. Zeynep evini derleyip toplarken kızlar da çantalarını hazırlamış, Zeyneplere doğru gidiyorlardı. Ali ise odasında bilgisayar oynuyordu. Bu gün Zeyneple bir kez bile konuşmamışlardı. Ayran olayından beri beraber de yürümemişlerdi zaten. O sırada kızlar çoktan Zeyneplere gelmiş yukarıda ortamlarını kurmuş gülüşüyor, sohbet ediyorlardı. Ali'nin annesi Ali'ye seslendi: OĞLUUUMM BİZDE DAKSİL VAR MI? Ali "YOOOKKK" Sevil "ZEYNEPLERDEN İSTESENE BE OĞLUM LAZIM YA" Ali bunu duyunca sanki eline bir fırsat geçmiş gibi hissetti. Annesine tamam dedi ve Zeynep'lerin kapısına gitti. Kapıyı çaldı. Ayşe "Kapı mı çaldı?" Zeynep öfleyerek kalktı. "Kapı çaldı tabi! Şimdi örtünücez bir de..." Zehra "Allah Allah kim geldi ki acaba?" Zeynep yine bıkkın bir sesle "Nee biliyim yaa..." Aşağı kata indi ve kapıyı açtı. Karşısında Ali. Zeynep "Ne oldu?" Ali baktı, bir soğukluk hissetmedi. Her zamanki tavrıydı. "Daksil lazım da bana, sen de varsa.." Zeynep "tamam dur bir dakika geliyorum" yukarı odasına çıktı. Kızlar sordu "kimmiş?" Zeynep çekmeceden daksili alırken "Ali gelmiş daksil sordu da" Zeynep aşağı indikten sonra onun arkasından sessizce kızlar da gitti. Zeynep kapıyı tekrar açtı daksili uzattı. Ali teşekkür etti ama bir süre daha kapıda durdu. Zeynep baktı ki gitmiyor. "Da başka birşey istemiyorsan git hadi" dedi eliyle kışkışlayarak. Tam arkasına döndü kapıyı kapatacaktı ki Ayşe ve Zehra Zeynep'e “o gözler„ ile bakıyorlardı. Zeynep "Ne?" Diye sordu. Zehra sesini dışarı duyuracak şekilde "AAAA AMA ONU DAVET ETMEYECEK MİSİİİİNN?? ÇOK AYIP ZEYNEP ÇOK AYIP" Zeynep arkadaşlarının yaptıklarına anlam veremiyordu. "Haayır? Neden davet edeyim?" Ayşe Zeynep'in omzuna dokundu "AAAH ZAVALLICIK! KOMŞUSU ONDAN NEFRET ETMESEYDİ ONU DA DAVET EDERDİ! Heeralde... yani ..." Sesleri dışarıdan duyuluyordu. Ali de tam kapının önündeydi. Zeynep bir iç çekti ve Aliye baktı. Çok masum görünüyordu gözüne. Söylenenlerden sonra davet etmese ayıp olucaktı. Zeynep Ali'ye "gelicen mi?" Dedi. Ali sırıttı. Bu evet demekti. Zeynep odasına doğru çıkarken "OFFF GELİN HADİ!" Diye söylenmeye devam etti. Ali hemen daksili annesine verdi "Anne ben Zeyneplerdeyim tamam mı?" Dedi ve hemen Zeynep'in evine koştu. Annesi daha bir şey diyememişti "vay be, benim oğlum amma aceleciymiş" diye geçirdi içinden kapıyı kapatıp içeri geçti. O sırada Ali Zeynep Zehra ve Ayşe Zeyneplerin odasında oturuyorlardı. Zehra ve Ayşe'nin asıl planı Zeynep ve Ali'yi yakınlaştırmaktı. Ali odaya girince ortam bir an sessizleşti. Kızlar gülmelerini gizlemek için elleriyle ağızlarını kapattılar ama gözlerinden sırıtma fışkırıyordu. Zeynep kollarını kavuşturdu, yüzünde “gelmesende olurdu” ifadesi vardı. Ayşe söze başladı: — “Eeh, Ali madem burdasın artık sırlarımızı da öğrenirsin” Zehra hemen atladı: — “Aynen aynen” dalga geçer gibi bir sesti. "Zeynep'ten başlasın." Zeynep, Zehra’ya ters ters baktı: — “Yeter ha! Sen de buldun eğlenceyi.” Ali sehpanın kenarına bağdaş kurdu oturdu. Gayet rahat görünüyordu. Kızlar birbirlerine bakışıp gizlice kıkırdadılar. Onların amacı belliydi. En azından Zehra'nın amacı. Zeynep, Ali’ye dönüp ciddi bir sesle: — “Bak biz muhabbet ediyorduk, sakın bozma ortamı. Hemen daksilini al git diyordum, zorla oturtuldun zaten.” Ali omuz silkti: — “Tamam ya, ben de muhabbet ederim. Sıkıntı yok sıkmam sizi" konu okuldan açıldı, sonra komik anılar anlatıldı. Ali, sürekli şaka yapıyor, rahat rahat takılıyordu. Zeynep istemese de gülüyordu. İçinden “Of ya, zorla oturdu bir de şaka yapıyor” diye söylendi. Zehra, sinsi bir gülümsemeyle aniden ortaya attı: — “Peki Zeynep, söyle bakalım… Ali’nin en sevdiğin özelliği ne?” Oda buz kesti. Zeynep’in gözleri kocaman açıldı: — “Ne alaka şimdi.” Ali sırıtarak başını yana eğdi: — “Evet Zeynep, ben de çok merak ettim.” Ayşe "Bitti bu kız" diye düşündü. Zeynep Ali'ye uzun uzun baktı. Sonra uyandığını belli etmeden — “Sevilecek özelliği var mı ki? Yok. Hadi başka konuya geçelim.” Ama bu savunma tam tersi etki yaratmıştı. Zehra: “Aaa Ayşe, seninle mutfağa inelim mi? Bir şeyler hazırlayalım, Ali uzun yoldan geldi açtır. " Ayşe : "İki adımlık yol ne yo-" Zehra Ayşe'yi çimdikledi. Ayşe refleksen bağırdı "Ahh! Doğru doğru..." Zeynep biraz şüphelendi: “Ben giderim, siz oyuna devam edin.” Ayşe hemen karşı çıktı: “Yok yok, sen kalmalısın... sanırım. Biz gidecez mutfağa, bişi yok zaten” Ne dediğini bilmiyordu. Kapı kapanır kapanmaz odada sessizlik oldu. Ali, minderden yaslanarak Zeynep’e baktı. Ali: “Bayağı iyi anlaşıyorlar, farkında mısın? Seni satıp kaçtılar.” Zeynep gülümsedi: “Bence planlı yapıyorlar. Hep böyle numaraları vardır.” Ali gözlerini kısıp sırıttı: “O zaman biz de planlıymış gibi davranalım.” Zeynep kaşlarını kaldırdı: “Ne diyon Ali?" Ali omuz silkti: “Ne bileyim işte… Madem baş başa bıraktılar, o zaman baş başa takılalım.” UNO oynadılar. Ne beklersin ki. Kızlar iyice gecikince Zeynep kalkmaya çalışırken kolunu masaya çarptı. Su bardağı devrildi, masa ve yer su içinde kaldı. Zeynep: “Ayşh! Silelim şurayı” Zeynep yere çömelip sırtını yatağa yasladı, biraz panikle etrafa bakınıyordu. Ali ise göz ucuyla yatağın üstünde duran peçete paketini fark etti. Onu almak için Zeynep’in hemen üzerinden uzandı. "Dur bakalım" -Ali Peçeteye uzanmak için sehpanın kenarına elini sertçe koydu. Sağ elini yatağa doğru uzatarak peçeteye uzanmaya çalışıyordu. Yüzü gittikçe Zeynep'in yüzüne yaklaşıyor, mesafe iyice azalıyordu. Zeynep şaşkınlıkla gözlerini açtı, kalbi hızla çarpmaya başladı. (Kendi kendine: “Yok artık… Şimdi mi… Beni öp- NAPIYO LAN BU?!”) Ali ciddi bir şekilde peçeteyi almak için uğraşıyordu, ama dışarıdan tam da öpmek üzereymiş gibi görünüyordu. Zeynep’in yüzü kıpkırmızı kesildi, nefesi hızlandı. Kaşlarını çattı, gözlerini Ali'ye dikti. Yanan suratı onu rahatsız ediyordu. Tam o sırada kapı hızla açıldı. Ayşe: “Biz geldiii—” (donup kaldı, şaşkınlıktan elindeki paketi yere düşürdü Ali, sonunda peçeteyi kaptı ve hiç farkında olmadan uzaklaştı. Ali: (gayet sakin) “Aha aldım. uzanıcam diye göbeğim çatladı ama olsun” Zeynep hâlâ kızarmış bir şekilde derin nefes aldı, o anki yanlış anlamayı kafasında düzeltmişti. Ama iş işten geçmişti. Ayşe: (paketi yerden alırken hâlâ afallamış) “B-biz şey… yani… rahatsız mı ettik acaba?” Zehra: (gülerek) “Rahatsız mı? Asıl biz kurtardık gibi oldu. Bir saniye daha geç kalsak…” Zeynep ellerini sallayarak itiraz etti: Zeynep: “Ne alakası var be! Kurmayın şimdi kafanızda. Su döküldü peçeteyi aldı o da” Zehra sinsi bir ifadeyle "Neyden bahsettiğimi ne de çabuk anladın sen öyle.." Zeynep bu cümleye cevap bulamadı "Boş yapma" Ayşe: “Tabii tabii… peçeteydi… Biz de yedik!” kısık sesle Zehraya döndü "yedik mi?" Zehra kısık sesle cevap verdi "yemedik" Ayşe "YEMEDİK!" Ali şaşkın bir şekilde onlara baktı. Ali: “Ne var ya? peçete aldım işte.” Ama kızlar hâlâ inanmıyordu. Onlara göre Ali’nin bahanesi hazırdı bile. Ayşe gözlerini kısarak hem Ali’ye hem Zeynep’e baktı. Zehra: "Açıklama bekliyoruz, ne zamandır bu kadar yakınsınız?" Zeynep iyice kıpkırmızı oldu, ellerini savurdu. Zeynep: “Allah aşkına saçmalamayın ya! Ali sadece uzandı, bitti gitti!” Ayşe: (gülerek) “Zeynep, suratın hâlâ kıpkırmızı ‘bitti gitti’ diyorsun da ben bilemedim yani” "Elimin tersindesin Ayşe'" Zehra bu sefer Ali’ye döndü. “Peki Ali Bey, siz ne diyeceksiniz? Peçete bahanesiyle öpecektin kızı” Ali şaşırdı. "Ben? Zeynep'i mi öpecek mişim?" Zeynep bozuldu "Niye neyim varmış benim?! Neden öpemezmişsin beni?!" Ali yargılayan bakışlarla "Olayın senle alakası yok" Zeynep: " “Bön zöynöpü mü opöcökmösöm” Öyle olsun Ali!" Ali Zeynep'in bu kadar üstelemesine şaşırdı, sırıtarak "Sen biraz istiyorsun sanki" dedi. Zeynep sinirlendi, dilini tutamadı "Tek kelime daha edersen balkondan atarım seni!" Ali, korktu. Sustu. Bir süre geçti, Ali evine gitti. Zeynep Alinin gitmesine epey sevinmiş olacak ki "Oh bee özgürlük sonunda!" diye bağırdı. Zehra güldü. Zeynep'i kolundan tuttu yere oturttu. "Asıl esaretin şimdi başlıyor senin. Söyle bakalım ne dedin de çocuğa böyle oldu" Zeynep'te utanma falan kalmamıştı, bu kadar üsteleme artık sadece öfkelenmesine neden oluyordu. "öpmeye çalışmadı Zehra! Su döktüm peçeteyi aldı." Ayşe kahkaha attı. "Ay hatırlatın sonra bir daha gülücem!" Zehra devam ettirdi "Niyeti sadece peçeteyi almak olsa, senin arkandaki peçeteyi senden istemek yerine neden kendi alsın! Heey yavrum hey, hiçbir şeyden haberin yok!" "Mahçup olmuştur çocuk! 10. Kez gelmiyor eve." "Aynen Zeynep çocuk mahçup olucak çocuk ya zaten" dedi Zehra. Zeynepin içine iyice kurt düşürmüşlerdi. Ama Zeynep bunun olmasına gerçekten ihtimal vermiyordu.

Bölüm sonu

1 yorum