Eve geldiklerinde Ali, Zeynep’in valizini kapıya kadar taşıdı. Zeynep arabadan indi, Ali’ye ve annesine teşekkür etti. Kısa bir tebessümle başını sallayıp evine girdi.Ali’nin annesi Sevil, kapı kapanır kapanmaz oğluna yan gözle baktı. Laf almaya çalışır gibiydi. “Çok tatlı kız, değil mi?” dedi, masum bir sesle. Ali dalgındı. Ne dediğini tam tartmadan cevap verdi: “Tabii.” İçeri girdiler. Sevil mutfakta çay hazırlarken Ali salona geçti. Mutfak, salon ve balkon neredeyse tek bir alan gibiydi. Karşı balkonda Zeynep oturuyordu. Elinde çay bardağı, sessizce dışarıyı izliyordu.Sevil mutfaktan seslendi: “Zeynep’i çok sevdim ben Ali. Mantıklı, düzgün kız. Hazır böyle birini bulmuşken kaybetme.” Ali güldü ama sesi yarım kaldı. “İyi kız olmasına da…” Sustu. Sevil durur mu. “Bak ben sana söylüyorum. Seneye son senen, 18 oluyorsun. Bu kız güzel, samimi—”Kapı açıldı. Ali’nin babası Mustafa Bey içeri girdi. “Sohbetinizi bölmeyeyim ama… kim bu kız bakalım?” Sevil hemen atladı. “Karşı komşunun kızı, Zeynep. Ali’yle iyi geçiniyorlar. Çok da düzgün, çok da güzel kız.” Mustafa Bey koltuğa oturdu. “Ee… Zeynep’i de gelin alırız artık.” Sevil’in gözleri parladı. “Ay inşallah! Ali’ye de sözünü geçirir vallahi.” Ali şoktaydı. “Bir dakika ya… Bana sormadan evlendiriyorsunuz resmen. İnsan bir sorar, ‘oğlum istiyor musun’ diye—” Cümlesini bitiremeden Sevil terliği kaptı. “Bulmuşuz gül gibi kızı, bir de sana mı soracağız? Sorsak ona sorarız! Sen istemez misin sanki, sıpa!”Söylenerek balkona çıktı.Ali kendini savunmadan duramazdı. Peşinden balkona çıktı. “Ya isterim istemesine de—” Sevil çamaşırları silkelerken çarşafın ucu aşağı sarktı. O an Ali ve Zeynep göz göze geldi. Ali dondu. Zeynep’in her şeyi duymuş olma ihtimali beynine çarpınca tek kelime etmeden geri döndü içeri. Sevil hâlâ balkondaydı. “Zeynep, nasılsın kızım?” Zeynep sesi titreyerek karşılık verdi: “İyiyim Sevil teyze. Hava da soğudu, kalkıyordum zaten. İyi geceler size.” Balkon kapısı açıktı. Konuşmalar yüksek sesle yapılmıştı. Zeynep her şeyi duymuştu. Kıpkırmızıydı. Zeynep'i gelin alırız" ve "isterim istemesine" cümlelerini aklından çıkaramıyordu. Belki hiç dinlememeliyidi konuşulanları. Utansa da "sadece şakaydı" diye düşünse de kalbinin hızla atmasına engel olamıyordu. Hoşuna da gitmemiş değildi. Yüzünde istemsizce oluşan gülümsemeyi durdurmaya çalışıyordu. "Hayır hayır.. hayal kurdum, ya da bir rüya gördüm. Ama ben niye böyle bir rüya göreyim ki. OFF NAPICAM BEN" kendi kendine evde dolanıp duruyordu. Daha önce hissetmediği bir gariplik vardı içinde. Ne olduğunu da anlamıyordu. Yatağına gidip uyumaya çalıştı ama hoş ki uyku tutmadı. Sağa sola dönüp durdu. Konuşulanları hatırladıkça hem mutlu oluyor, hem utanıyor, hemde geriliyordu. Ne yapacağını bilemdiğinden en iyi kararın uyumak olduğunu düşündü. Zihnini boşatmaya çalıştı. Beceremedi, yatakta tepiniyor utancından kahkahalar atıyordu. --- Ertesi gün Ali, Burak ve Onur çimenlere yayılmıştı. Ali elindeki su şişesiyle rahat rahat anlatıyordu. “Dün gece size anlatmadım… Evde olay çıktı resmen.” Burak kaşını kaldırdı. “Anlat.” Ali gülerek devam etti. “Babam daha ben ağzımı açmadan ‘Zeynep’i gelin alırız’ dedi.” Burak kahkahayı patlattı. “Oha. Direkt final.” “Bitmedi,” dedi Ali.“Annem de destekledi. Ben ‘bari bana sorun’ dedim, terliği kaptı.” Onur yerlere yattı. “EV HALKI SENİ EVLENDİRMİŞ HABERİN YOK.” Ali gülüyordu ama hafif utanmıştı. “Ben ne yaptım bilmiyorum. Ev ahalisi coştu.” Onur’un gözü ilerideki kızlara kaydı. Zeynep bir şeyler anlatıyor, Ayşe gülüyordu. “Ayşe! Gel bak buraya.” Ayşe yanlarına geldi. “Alilerin evinde dün gece düğün provası varmış,” dedi Onur sırıtıp. Ayşe şaşırdı. “Ne provası?” Ali hemen atladı. “Yok ya… Abartıyorlar.” Onur dayanamadı. “Abartı dediği şey, ‘Zeynep’i gelin alırız’ cümlesi.” Ayşe’nin ağzı açık kaldı. “NE?!” Burak güldü. “Ali evlendirilmiş haberimiz yok.” Ayşe kahkahaya boğuldu. “Zeynep bunu duysa… ay sus, çok tehlikeliyim ben.” Ali parmağını salladı. “Sakın. Ağzını sıkı tut.”“Tamam,” dedi Ayşe ama kimse inanmadı. Bir anda Zehra bağırdı: “AYŞEEEE!”Ayşe el salladı. “Ben kaçtım,” deyip kızların yanına döndü. Zeynep şüpheliydi. “Ne oldu?” “Yok bir şey,” dedi Ayşe. Zehra kaşlarını kaldırdı. “Hiç yok bir şey gibi durmuyorsunuz.” Zeynep gülümsedi. “Onur’dan mı hoşlanıyorsun yoksa?”Ayşe afalladı. “Ne? Hayır!”Sonra durdu. Bu yalan işe yarardı.“Tamam… diyelim hoşlanıyorum. Tatmin oldunuz mu?” Zehra sevinçle bağırdı. “BİLİYORDUM!”Zeynep güldü. “Belliydi zaten.”Ayşe içinden söyleniyordu. “Yok öyle bir şey ama… neyse, böyle kalsın.” İleride bu numaranın gerçeğe dönüşeceğinden habersizdi.
Bölüm 6
Kulak Misafiri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.