Çocuklardan biri Ali'nin üstüne yürüyüp onu omzundan itti. "Kaçıyordun sanki... bizim bölgemizde ne işin var lan senin" "Orman lan burası. Nerden sizin oluyor anlamadım?" Ali'nin sesi öfkeli bir tondaydı. Zeynep atlayıp "Kardeşim napıyorsun!? Ne diye ittin!" Herkes şaşkındı. Özellikle Ali böyle bir şey beklemiyordu. Devam etti: "İllaha da pislik yapacaksanız" bakışları sertleşti, yüzünde sinsi bir sırıtış belirdi. "Konuyu uzatmayalım." Eh, kavga dövüş. Zeynep çok kavgacı bir kişiliğe sahipti ama asla belli etmezdi. Abisi ile az dövüşmemişti. Hoca sese geldi. "NE OLUYOR BURDA!" Çok sinirli bir sesi vardı. Zeynep arkasını döndü. "Bir şey yok hocam. Biraz karıştırdık yolu." Hoca diğer öğrencileri kovdu. Zeynepleri alıp kenara çekti. "Kim başlattı bunu?" Ali tam çıkacakken Zeynep atıldı "Ben başlattım hocam" Hoca şaşırdı. "Zeynep? Senden beklemezdim. Ne oldu? Nedendi bu şamata?" "Hocam, vurmaya çalıştılar. Ezilcek halim yoktu." Sesi ve bakışları oldukça kararlıydı, pişman gibi de durmuyordu. Hoca ceza olarak yarınki serbest saatlerini iptal etti. Kamp alanına dönerken Ali "Suçu neden üstlendin?" "Ben başlat-" Ali'nin burnunun kanadığını fark etti. "BURNUN KANIYO ALİ!" Ali çok rahattı eliyle sildi. "Tamam ola-" Zeynep yükses sesle biraz telaşlı bir tonla "İYİ MİSİN?! DAYAK MI YEDİN SEN?" "Allah'ım bir de dayak yemiş!" Ali öylece suratına bakıyordu. Endişeli yüz ifadesiyle Zeynep gözünü bile kırpmadan Ali'ye bakıyordu. Ali "genelde kanar? Seninde dudağın kanıyor..." Çok rahattı. Zeynep "genelde kanar mı? İyi olduğuna emin misin?" Dudağının kanaması umrunda bile değildi. Alinin yüzünde istemsizce bir gülümseme oluştu. " İyiyim, beni bu kadar önemsediğini bilmiyordum" alaylıydı. Zeynep bozuldu "Ölürsem başıma kalırsın diye korktum. Hemen şımarma!" "Neyse canım sağ ol" Zeynep en sonunda eliyle dudağını sildi "üff nasıl acıyor" Ayşe ve Zehra arkadan koştu. "ZEYNEEP" Zeynep sesi duyunca arkasına döndü. Üçü de birbirine sarıldı. Zeynep gülüyordu. Kızlara hava hoştu tabii. Ceza alsalarda beraber duracaklardı. Bu olaysa anı olarak kalacaktı onlara. Ertesi sabah eve dönecekleri zaman hepsi trene bindi ve geri döndüler. İstasyona geldikelrinde hava kararmıştı. Herkesin velisi gelmeliydi. Tek yollamıyorlardı. Ancak Zeynep'in ailesi yanında değildi. Zeynep ortada kalacaktı. Hocalardan biri kendi arabasıyla götüreceğini söyledi. O sırada Ali yanına geldi. "Biz Zeynep'i de alıcaz hocam." Zeynep için en uygunu buydu. Yorgundu. Arabaya bindiler. Direksiyonda Ali'nin annesi Sevil teyze, ön koltukta Ali. Arka koltukta da Zeynep vardı. Sevil teyze aynadan Zeynep'e bakıp "Zeynep seni de görmek istiyordum. Kapımızın önündesiniz bir görüşemedik. Annenler nerde" "iş gezisine gittiler babamla, abim de başka şehirde okuyor şuan, eemm... isim neydi?" "Sevil bitanem. Yalnız mısın evde bir gün davet ediyim diyecektim." "Yalnızım ya evet. 2 ay var dönmelerine, döndüklerinde geliriz inşallah" "Anladım canım Ali de senden çok bahsetti bana da merak ediyordum seni" Zeynep şaşırdı, kaşlarını kaldırdı "aa gerçekten mi? Hiç öyle düşünmemiştim." Ali kısık sesle "Anne kızın yanında demesene öyle. Abartma birde şimdi" Sevil " Abartıyor muyum sanki, 3 kelimenden 2 si Zeynep. Mis gibi kız işte, bir bildiği vardır da konuşuyordur" Ali iyice utanmıştı. Kafasını cama çevirdi. Zeynep güldü "Sağ olun Selvi teyze eksik olmayın. Sizin bu oğlunuz çok fena. Kızdırıyor hep beni. Ama yine de iyi yetiştirmişsiniz. Bundan anca bu kadar olurdu zaten" Ali Zeynep'e döndü "Ama sende hep beni gömüyorsun. Azıcık kendine baksan keşke" Sevil teyze araya girdi. " Neye bakıcak kız? Ne güzel ahlaklı, saygılı" Ali bu sefer annesine dönüp " Ha sen de oğlunu sattın yani. Sen onun saygısını benle konuşurken gör birde" diye isyan etti. E haklı bir isyan. Sevil teyze "Saygıyı hak etmiyorsan demek ki.." Zeyneple ikisi kahkahalarla güldü. Çok iyi anlaşmışlardı. Ali " la havle" dedi kısık sesle. Zeynep bu sefer arkadan Ali'nin omzunu dürtüp “Efendim, edebe mugayir bir hâlimiz olduysa aff buyurula. Sizleri nasıl razı ve memnun kılarız?” dedi. Nasıl gönül alacağını çok iyi biliyordu. Ali gülmekle yetinmedi “Estağfurullah hânımefendi.” çok bir şey anladığını söyleyemem. Bir iki dakikaya kalmadan eve vardılar.
Bölüm 5
Bir Adım Öne Çıkmak
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.