İçeriğe geç

Kardelen Çiçeği

Bölüm 25 · 3 dk okuma

Kardelen Çiçeği

Bölüm 25

25-KÜÇÜK BİR BEDEL

Bir süre komşularda kaldık. Daha sonra Rex böyle olamayacağını anlayınca okulu bırakıp çalışmaya başladı. Ne iş olursa yapıyordu; okumamız için bize bakmak için kendini feda etmişti. Gençliğini bize bakmak için harcamıştı. Annem ailesini çiğneyip babamla birlikte ülkesini terk edip geldiği için onlarda sahip çıkmadı. Babam tarafı zaten düşman gibilerdi bize. Kısacası ortada kalmıştık. Rex bize hem babalık yaptı hem de kendini feda etti. Bir gün elinde bir deste parayla geldi; nereden getirdiğini sorsak da söylemedi. Aslında o gün anladık ki abim kötü insanlarla iş yapmaya başlamış, telikeli işlere girdiğini anlamıştık.Bazen çok kızıyordum ona, bazen de hak veriyordum. Hayat anne babasız kalan üç çocuğa acımayacaktı. O güçlü durmak zorunda kaldı Kardelen. Duvarları var, yanlışları var kabul, ama hayat onu bu hâle getirdi."Zar zor konuşup,

​"Abin mi anlatmanı istedi?"dediğimde,

​"Hayır, abim bir şey söyleyecek durumda değil. Senin bu halini görmek annemi hatırlatıyor, canım yanıyor. Bu yüzden anlatmak istedim.Kardelen, ne olur hatrım için iki lokma yesen olmaz mı?"

​Onun anlattıkları acımı az da olsa unutmamı sağlamıştı ve Rena'nın bu hâli beni üzmüştü. Bir süre üzgün yüzüne baktım. "Tamam, ama sadece iki lokma."

​Bu kadar sevinmesini beklemiyordum. Kararımdan vazgeçmemem için hızla yerden kalkıp bana yaklaştı, iki yanağıma birer öpücük kondurup odadan çıktı. On dakika sonra elinde tepsiyle içeri girdi. Tepsiyi önüme koyduğunda bir kase çorba, bir dilim ekmek,vitamin ilaçları ve bir bardak su vardı. Kendimi zorlayarak iki lokma ekmek, iki kaşık çorba ve ilaçla birlikte birkaç yudum su içebildim. Sonra tepsiyi önümden kaldırıp komodine bıraktım. Rena memnun olmamış gibi bana bakıyordu.

​"Kaç gündür bir şey yemedin. Kendini zorlayıp birkaç lokma daha yeseydin."

​Yüzümü buruşturup, "İnan yersem yediğimi de çıkarırım," dediğimde daha fazla zorlamamıştı.

​"Kayra nerede? Kaç gündür göremiyorum. Özledim onu."

​"Geliyordu aslında yanına, kendinde olmadığın için fark edememişsindir. Ben çağırıp geleyim."

​Odadan çıkıp gitti ve biraz sonra Kayra geldi. Yüzü gülüyordu; beni ayık gördüğüne memnundu. "Yengelerin en güzeli, kendine geldin mi?"

​Yanıma gelip oturdu. Her ne kadar gülmeye çalışsa da bir sıkıntısı olduğu belliydi. "Kayra, iyi misin?"

​Bana bakıp hüznünü gizleyerek, "Bunu bizim sana sormamız gerekmiyor mu?" dedi. Başımı iki yana sallayıp, "Ben nasıl olduğumu bilmiyorum ki," dedim.

​"Seni bahçeye çıkarayım ister misin?"

​Bir anda sorduğu soru cazip geldi, ardından halsizlikten reddettim. "İsterdim ama hiç hâlim yok."

​Bana yaklaşıp gizli bir şey söyleyecek gibi konuştu. "Aramızda kalacaksa seni kucaklayıp indirebilirim."

​Dediğinde tebessüm etmemi sağlamıştı. "Abim duyarsa beni öldürür."

​Abi kelimesi bile beni germişti.

"Senin abin hiçbir halt edemez."

​Lafım biter bitmez, "Tamam o zaman," deyip beni bir anda kucakladı. Ne desem de beni indirmedi. Merdivenden inip bahçeye çıkınca Rena'nın üzgün olduğu gözüme çarptı. Bizi görmesi yüzüne sahte bir gülücük yerleştirmesine sebep olmuştu. Kayra beni bahçedeki koltuklardan birine oturttu. Benim bakışlarım hâlâ Rena'daydı.

​"Canım, neyin var?"

​Bana bakıp "Bir şey yok" dese de üzgün olduğunu anlamıştım. "Var bir şeyin. Lütfen söyler misin?"

​Üzgün yüzünü bana çevirdi. "Söylersem canın sıkılır, boş ver."

​Meselenin Rex ile alakalı olduğunu anlamıştım. "Sıkmayacağım canımı. Söyle sen. Seni bu kadar üzen şey ne?"

​"Abim bu sabah seni sormak için aradığında, üç gündür bir şey yemediğini söyledim. Telefonu kapattıktan sonra kriz geçirmiş. Kaldığı evde kırmadık eşya bırakmamış. Adamları baş edemeyince hastaneye götürmüşler. Şimdi hastanede yalnız, aklım ona takıldı."

"Canım aklın abinde kaldıysa gidebilirsin."

Başını önüne eğip başını yanlara sallıyor kabul etmiyordu. Kayra Rena aynı yaşta olsa da ona abla bana da yenge demesinin sebebi saygıdandı. Onlardan sadece bir yaş büyüktüm. Rena'nın bu halini görünce

" Abla yengem doğru söylüyor ben gitsem de sakinleştiremem. Sen bir yolunu bulursun. " Rena hala başını yanlara sallarken dudaklarından dökülen kelimeler başını sallayışının kanıtı gibiydi...

Bölüm sonu

3 yorum