"Yok, teşekkürler, yemeyeceğim."
Bir anda kapıya doğru yöneldi. İçindeki kilidi çevirip kapıyı kilitledikten sonra geçip koltuğa oturdu. Anahtarı ise boynundaki zincire taktı. Ben hayretler içerisinde ve bir o kadar da korkmuş şekilde onu izliyordum.
"Ya bir şeyler yersin ya da tüm gün burada seninle kalırım, beraber sabahlarız artık. "
Böyle yaparak sinirlerimi bozuyordu. Ve beni o lanet kapının kilitlendiği günlere götürüyordu.
"Sen ne halt ediyorsun? Aç hemen kapıyı!"
Kapıya yöneldim ve onu tekmeleyip yumruklamaya başladım. O kadar hızlı vuruyordum ki;kapı bir an kırılacak sandım.
"Aç kapıyı, kilitleme şu lanet kapıyı, aç hemen! Lütfen, aç kapıyı!"
Kendimi kaybetmiş, krize girmiş gibiydim. Kapıya saldırdığımı ve ağladığımı görünce tedirgin oldu. Eli ayağına dolanmış gibi anahtarı taktığı zincirden çıkarmaya çalışıyordu.
"Tamam! Sakin ol, açıyorum."
Kapıya gelip beni kollarımdan yakaladı, duvara doğru çekti ve kendime zarar vermemi engelledi. Benim yapabildiğim tek şey yere yığılmak ve başımı ellerimin arasına alıp ağlamaktı. Nihayet anahtarı boynundan çıkarıp kapıyı açabildiğinde biraz rahatlamış ama hâlâ o günlerdeydim. Açılan kapının eşiğine yığılmış, başım önümde ağlıyordum. Kesik kesik nefeslerle o korkuyu atlatmaya çalışıyordum. Dikildiği yerden hareket edip yanıma geldi ve yığıldığım yerde yanıma çöktü. Beni kolları arasına alıp sardı. Ve ben ona hiçbir tepki veremedim. Zihnim bulanıktı.
Ben kendimden geçmiş o anlardan birinin içindeydim. O canavarın yüzü gözümün önünden gitmiyordu. Bir süre sonra kendime gelmeye başlamıştım ve hâlâ beni kolları arasında tuttuğunu fark ettim. Aklıma gelenlerle onu kendimden uzaklaştırdım.
"Tamam! İyiyim, bırak beni."
Yüzüne baktığımda çok üzgün görünüyordu. Ağlamam onu da üzüyor gibiydi. 'Ama neden? Neden bana sarılıyordu ki? Belki de acımıştır. Yine de yapmamalıydı.' Kendimi toparlayıp ayağa kalktım.
"Lütfen! Beni yalnız bırakır mısın?"
"Özür dilerim. Amacım bir şeyler yemendi. Seni korkutmak veya üzmek istememiştim."
Gözlerim dolu dolu ona bakıyordum.
"Biliyorum. Ama üzüldüm işte! Şu an yalnız kalmak istiyorum."
İstemeyerek de olsa çıktı odadan; kapının kapanma sesiyle ilerleyip kendimi yatağa bıraktım ve daha çok ağlamaya başladım. O korkunç günlerin yan etkileri yeni yeni çıkıyordu ortaya. Ben bu halime dayanamıyordum. Aynadaki yansımama bile bakamıyordum. Banyoya girmiş, saatlerce kalmıştım ama aynadaki yansımama bakmaya korkmuştum. Kendimi görmek istemiyordum. Karanlıkta gezen, dans eden, şarkılar söyleyen hayat dolu Kardelen, şimdi ne hâldeydi? Görmek istemiyordum. Bir kapı kilidinden korkar olmuştum. Bir kapı kilidi bana ecel terleri döktürüyordu.
Bana, benliğime ne yapmışlardı böyle? Tanrı onları hiçbir zaman affetmesin; buna ailem de dâhil... Cehennemin en harlı yerinde azap çekip benim gibi yanarak acı çekişsinler.
Yan tarafımdaki odadan bir gürültü koptu. Bir şeyler savruluyor, bir adamın boğazından kopan bağrışlar bana kadar ulaşıyordu. Ben acılar içindeyken buna pek takılmamıştım. Hiç dermanım kalmamıştı. Ruhen bitik durumdaydım.
Yatakta ağlayarak uyuyakalmam, başka şeyleri sorgulamama engel olmuştu.
"Kurtarın beni! Anne, neredesin?" Karanlık bir yerde nereye gideceğimi bilmeden bir ışık arıyordum.
"Burası çok karanlık! Yine karanlık. "
Çok korkuyordum. Bana dokunan eller vardı, vücudumun her yerinde.
"Dokunmayın bana!"
Avazım çıktığı kadar bağırdım.
"Anne!"
Yataktan zıplayarak uyandım. Nefes nefese kalmıştım. Gözlerimi ovuşturup kabusun etkisini üzerimden atmaya çalışıyordum. Sağ tarafa baktığımda bunun bir kabus olduğuna emin olmuştum. Ay ışığını, camdan içeriye yansıtıyordu. Bugünde tek lokma yiyemeden akşam etmiştim. Yüzüm cama dönüktü. Bir süre öylece durup yataktan çıkmak için güç toplamaya çalışıyordum. Başımı diğer tarafa, kapıya doğru çevirince yine orada olduğunu gördüm.
Tekli koltukta başı geride, iki kolu yanlarda ve bacakları iki yana ayrılmış uyuyordu. Ne işi vardı burada? Gözlerim farklı bir şey görmüştü. Ellerine odaklandığımda parmaklarının boğumlarının sarılı olduğunu fark etmiştim. Tekli koltuğu sol taraftaki camın kenarına çekmiş uyuyordu. 'Neden sürekli kaldığım odada bu adam? '

'Bugün yandaki odadan gelen ses ona mı aitti? Ama neden? Neden kendine böyle zarar vermişti ki? Onu böyle delirten neydi?...'
Değerli okurlar henüz yeni olduğum için gelişme aşamasındayım. Yanlış kelimeler ve eksik noktalar olabilir. Anlayışınız için teşekkür ederim 🙏🙏
İyi okumalar✍️✍️




