İçeriğe geç

Karanlık ve Çiçek

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Karanlık ve Çiçek

Bölüm 10

10. Bölüm: Yeni Bir Başlangıç

Mert ve Defne, geçmişin yüklerinden arınmış bir şekilde, ilişkilerini yeniden kurmaya karar vermişlerdi. Birbirlerine verdikleri sözle, yeni bir sayfa açmışlardı. Ama hayat, her zaman planlandığı gibi gitmezdi. İleriye doğru attıkları her adım, yeni bir belirsizliğe işaret ediyordu.

Bir sabah, Defne erkenden uyandı. Odasında, güneşin ilk ışıkları pencereye vurmuştu. Mert, hâlâ derin uykusundaydı. Defne, kalkıp pencereye yaklaştı. Gözleri dışarıdaki manzarada kayboldu; ama bir şey eksikti. Ne kadar birbirlerine yakın olsalar da, hala bir mesafe vardı aralarında. Geçmişin gölgeleri bazen gelip, her şeyi karartıyordu.

Mert uyanıp, yavaşça yanına geldi. Gözleri hâlâ uykulu, ama onun varlığı Defne'ye bir huzur veriyordu.

Mert:

"Yine erken kalktın."

Defne gülümsedi, ama bir süre sessiz kaldı. Huzursuzdu, ama buna sebep olan şeyin ne olduğunu henüz tam olarak anlayamıyordu.

Defne:

"Bir şeyler eksik gibi hissediyorum."

Mert, onu anlamış gibi bir an durakladı. Defne'nin içindeki boşluğu hissediyordu, çünkü o da aynı şekilde hissediyordu.

Mert:

"Geçmişin eksik bıraktığı yerleri, ancak birlikte tamamlayabiliriz. Bunu hep birlikte yapacağız."

Defne, Mert’in gözlerine baktığında, onun söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu fark etti. Ama her şeyin bir bedeli vardı. Yeniden başlamak, her zaman kolay olmazdı.

İkisi de birlikte hazırladıkları kahvaltıya oturduklarında, bir süre sessiz kaldılar. Gözlerinde hala keşfetmeleri gereken çok şey vardı. İlerleyen günlerde, Defne'nin geçmişiyle yüzleşmesi gerektiği anlar ortaya çıkacaktı. Mert’in de, kendi içindeki korkularla yüzleşmesi gereken zamanlar gelecekti.

Ama her şeyin bir yolu vardı. Birlikte yürümek, her şeyin üstesinden gelmenin anahtarıydı.

O gün, Defne'nin küçük kardeşi Mina okuldan erken dönmüştü. Mina, Defne'nin evine gelince, Mert'i ve Defne'yi birlikte görünce biraz şaşırdı. Defne ve Mert’in arasındaki duygusal anları, ona garip gelse de, hemen ikisinin de etrafında sevgi dolu bir atmosfer olduğunu fark etti.

Mina:

"Abla, Mert abiyle çok gülümsüyorsunuz! Ne güzel."

Defne, küçük kardeşine sarıldı ve gözlerinde sevinçle karışık bir yorgunluk vardı. Mina'nın saflığı, Defne'nin içindeki karanlıkları bir nebze olsun aydınlatıyordu. Ama bir yandan da Mina, hala büyümemiş bir çocuktu.

Defne:

"Minacığım, evet, her şey yolunda."

Mina, Defne'nin yüzündeki huzuru görünce bir süre sessiz kaldı. Ancak yine de kafasında bazı sorular vardı.

Mina:

"Geçmişteki şeyleri unuttunuz mu? Hani... o kötü şeyleri?"

Defne, Mina'nın saf bakışlarına bakarak derin bir nefes aldı. Ne kadar küçücük olsa da, Mina'nın bu sorusu, Defne'nin içindeki fırtınayı yeniden başlatmıştı.

Mert:

"Geçmişi unutmak kolay değil, Mina."

Ama Mert, Mina'ya karşı nazik bir şekilde gülümsedi. "Ama birlikte, her şeyi çözebileceğimize inanıyoruz, değil mi?"

Mina başını sallayarak gülümsedi. "O zaman en iyi şekilde, hep birlikte çözün."

Defne ve Mert birbirlerine bakarak küçük bir gülümseme paylaştılar.

Ancak Mina'nın masum soruları, Defne'nin geçmişiyle ilgili hala tam olarak barışmadığını bir kez daha ortaya koymuştu. Mert, Mina'nın gözlerinde sadece saf bir sevgi değil, aynı zamanda geleceği sorgulayan bir ifade gördü.

Mina'nın varlığı, Defne'yi koruma içgüdüsüne yöneltiyor, ancak bir yandan da ona, küçük bir kızın bile geçmişi sorgulama cesaretini hatırlatıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.