İçeriğe geç

Karanlık ve Çiçek

Bölüm 11 · 2 dk okuma

Karanlık ve Çiçek

Bölüm 11

11. Bölüm: Ateşle Barışmak

Sabah güneşi, Defne’nin odasında hala loş bir ışık bırakmıştı. Mert, yine uyuyordu. Defne ise yataktan kalkıp pencereye doğru ilerledi, dışarıdaki doğa henüz uyanmıştı ama o, içindeki fırtınayı hissetmeye devam ediyordu. Mina'nın masum soruları, geçmişin gizemli ve derin karanlık köşelerine itmişti onu. Ama başka bir şey de vardı; Mert’le arasında hissettiği bu yoğun çekim, bir ateş gibi sarmıştı etrafını. Her geçen gün, Mert'e olan duyguları daha da derinleşiyordu.

Birden Mert uyandı. Gözleri hala uyku serhoşuydu, ama bakışlarında bir şeyler değişmişti. Yavaşça kalktı ve Defne’ye doğru yürüdü. Bir adım daha attığında, Defne kalbinin hızla atmaya başladığını hissetti.

Mert:

"Sabahın körü, yine erkencisin."

Defne, ona küçük bir gülümseme ile karşılık verdi, ama içindeki boşluğu doldurmaya çalışan bir duygunun peşindeydi. İçindeki ateş, Mert’in varlığında daha da şiddetli hissediliyordu.

Defne:

"Bu sabah biraz fazla düşünmem gerekti."

Mert, yavaşça yaklaşarak Defne'nin yanına oturdu. O an, sadece ikisinin dünyasında var olduklarını hissetti. Aralarındaki mesafe her geçen gün daha da küçülüyordu, ama bir şey vardı ki, ikisi de birbirlerine tamamen teslim olmaktan korkuyorlardı.

Mert:

"Geçmişi hatırlamak zor, biliyorum. Ama bazen, geçmişi hatırlamak da insanı güçlendiriyor. Duygularını görmezden gelme, Defne."

Defne, gözlerini ondan kaçırarak bir an duraksadı. Ama Mert, ellerini Defne’nin yüzüne doğru götürdü ve yavaşça gözlerinin içine bakarak, "Bunu hissettiğini biliyorum," dedi.

İçindeki bu fırtına, en derin yerinde bir kıvılcım yaratmıştı. Mert’in elleri yüzünde, sıcaklığını hissediyordu. O an, aralarındaki gerilim tamamen patladı. İkisi de birbirlerine doğru çekildiler, adeta yıllardır bekledikleri anı yakalamışlardı.

Mert, Defne'nin dudaklarına doğru yavaşça yaklaştı ve aralarındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırarak onu öptü. İlk başta, yavaşça ama birden hızlanarak, birbirlerine her dokunuşları ateşi artırıyordu.

Defne, Mert’in öpüşüne karşılık verirken, gözlerinde beliren tutku, her şeyi unutmasına neden oluyordu. İkisi de birbirlerinin içinde kaybolmuşlardı. Geçmişin ve geleceğin ötesindeydiler; sadece bu an vardı.

Defne:

"Bu… bu gerçekten… doğru mu?"

Mert, Defne'nin saçlarını okşayarak, gözlerinin içine bakarken sessizce cevap verdi.

Mert:

"Bazen doğru olmanın, ne kadar zor olduğunu düşünüyorsun, ama bir şeyler bizi birbirimize çekiyor, Defne."

Defne’nin kalbi hızla çarpmaya başladı. İçinde bir yanda korku vardı ama diğer yanda bir arzu. Mert’in varlığı, onu bir şekilde tamamlıyordu. Her şeyin ötesindeydi, sadece birbirlerine olan bağları vardı.

Mert, Defne’yi sararken, bir an için odada her şey sessizleşti. Aralarındaki gerilim sadece duygusal değildi; bedenleri de birbirine tutkun bir şekilde yaklaşıyordu. Birbirlerinin sıcaklığını hissederek, aralarındaki ateş daha da büyüdü. Ancak, her ikisi de bu ateşi yakmaya cesaret ediyordu, çünkü başka bir şey yoktu artık. Birlikte olmak, bir tutku, bir arzu halini almıştı.

Mert:

"Geçmişi geride bırakabilmemiz için, bazen her şeyin bir kez daha ateşle yandığını kabul etmemiz gerek."

Defne, Mert’in sözlerinin ağırlığını hissederek başını salladı. "Bunu kabullenebilmek…"

Aralarındaki bu ateş, sonunda patlayarak iki kalbi de aydınlatmıştı. Ama bu sefer, geçmişin zincirlerinden kurtulmak, gerçekten mümkün oluyordu.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

12. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.