İçeriğe geç

Karanlık Sırlar

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Karanlık Sırlar

Bölüm 2

Bölüm 2

Yol boyunca kollarımı önümde birleştirip oturmuştum. Bana bağırmasından sonra bir daha ağzımı açmamıştım. Adam çok sert birine benziyordu. Orman yoluna girmemiz ile gözlerim büyüdü. Bu adam beni bu ıssız yerde öldürüp kurtlara yem mi edecekti yoksa?

Korkuyla yutkunurken başımı soluma çevirip, stresten kuruyan dudaklarımı ıslattım.

"B-beni öldürecek misiniz?"

Neden hâlâ resmi bir şekilde konuşuyordum ki? Adam beni öldürecekti resmen!

Bana hiçbir şekilde bakmadan yola bakmaya devam etti. Oturduğum yerde titrediğimi hissettim. Keşke bir telefonum olsaydı. Gerçi Ezgi ile yurtta kaldığımız için gerek duymuyorduk...

Ezgi...

Şüpheli bir şekilde kaşlarım çatılırken kafamı hızlı bir şekilde yanımdaki adama çevirdim.

"Ezgi'yi sen mi kaçırdın?" Resmiyette çıkmıştım.

"Resmiyete ne oldu sakar kız?"

Bana yine 'sakar kız' demesiyle sinirlenmiştim.

"Bir soru sordum?" diyerek tek kaşımı kaldırdım ve öyle bakmaya devam ettim.

Evet, tek kaşımı kaldırabiliyorum.

"Kimden bahsettiğini bilmiyorum." derken araba durdu ve aşağı indi. Kafamı ön cama çevirdiğimde iki katlı bir kulübeye geldiğimizi gördüm. Adama bak ya! Fakir haliyle beni kaçırmıştı bir de! Kesin aç kalırdım ben burada.

Düşündüğüm saçma şeylerle kafamı iki yana salladım. O sırada yanımdaki kapı açılmıştı. Yüzüme çarpan buz gibi havayla ince ceketime daha çok sığındım ama bir faydası yoktu.

"İn."

Kafamı kaldırıp kapıyı tutan adama ters bir bakış attım. "Niye geldik ki buraya? Benim kardeşimi bulmam lazım anlıyor musun?Kim bilir şu an ne haldedir?!"

Sonlara doğru sesimi yükseltmiştim. Birden üzerime doğru eğilip burnumun dibine girdiğinde donakalmıştım.

Dudağının kenarının ilk kez havaya kalktığını gördüm kısa bir an için. "Nefes al sakar kız. Önce içeri geçelim sonra buluruz arkadaşını."

"T-tamam." derken gözlerine kilitlenmiştim nedense. Orman yeşili gözleri beni içine çekmişti sanki.

Hâlâ dibimde olduğu için utanarak başımı eğdim. Kolunu üzerimden uzatarak kemeri açtı ve doğruldu.

"Hadi in sakar kız."

Arabadan indigim gibi karşısına geçtim. "Bana sakar kız deyip durma. Benim bir adım var, Yosun."

Düz bir ifadeyle yüzüme baktı...baktı...baktı...

Arkasını dönüp yürümeden önce, "Beni takip et sakar kız yoksa dışarda donarak ölürsün."

Ağzım açık bir şekilde arkasından bakakalmıştım.

"Bu arada ayılar da var tabi, bir de kurtlar. Hangisinin seni öldürmesini istiyorsan orada beklemeye devam et sakar kız." demesiyle arkama bir bakış atıp hızla arkasından ilerledim. Yetiştiğimde ayağımın bir şeye takılmasıyla sendeledim.

Kafamı kaldırıp göz ucuyla baktığımda kafasını iki yana sallarken güldüğünü gördüm ama çok kısa bir andı.

Kapıyı açmış ve içeri girmiştik. Etrafı incelerken arkamdan kapının kapanması ile telaşlandım. Beni buraya bırakıp gitmiş olamazdı değil mi? Hemen kapıya yaklaşıp kolu indirdiğimde kapı açılınca rahatlamıştım. Kafamı dışarı çıkarıp sola baktığımda kimse yoktu.

"Sok o kafanı içeri. Şömine için odun getireceğim."

Sağ tarafa baktığımda da kimseyi göremeyince içeri girdim. Odun getirmesine gerek yoktu aslında kendini de şömineye atabilirdi.

Düşündüğüm şeye gülerken kendimi şöminenin önündeki koltuğun üzerine bıraktım. Oldukça rahattı.

Acaba Ezgi şu an ne yapıyordu?

...

____________________Ezgi'den_______________________

"Manyak mısın kızım sen?! Ne diye vazoyu kafama atıyorsun ki?!"

"Sen de beni kaçırmasaydın pislik herif! Yosun'u istiyorum ben! Kardeşimi istiyorum."

Şu an karşımda kafasına salondan bulduğum vazoyu attığım adam duruyordu. Yolda koşarken birden arabasının önüne atlamam ile ondan da kaçacakken kolumdan tuttuğu gibi beni arabasına bindirmişti.

Uzun bir yolculuktan sonra iki katlı müstakil bir evdeydik.

"Tamam lan! Ben sana yardım etmek için buradayım zaten beni bir dinle!" dediğinde kendimi sakinleştirmeye çalışarak onu dinlemeye başladım.

"Heh şöyle birazcık sakin ol be kızım!"

Hâlâ ona dik dik bakarken kaşlarımı çattım.

"Bak ben o arkadaşını bulmana yardım edebilirim. Çevrem epey geniştir benim. Ve abim.. kendisi polis olur. O yardım-" derken sözünü kestim.

"Olmaz!" Hayatta olmazdı. Eğer polise gidersek o adamlar bizi öldürmeden bırakmazdı. Şimdi de bırakacaklarını sanmıyordum ya, neyse...

"Neden olmaz?"

Ona cevap vermeyerek koltuğa çöktüm. Saatlerdir Yosun ortalıkta yoktu. Yurttaki gibi bir yerden çıkıp şaka olmasını istiyordum her şeyin. Ama her şey gerçekti. Hoca eğer bize kütüphaneyi temizleme cezası vermeseydi ne yurda geç kalacaktık ne de yolda o adamları görecektik.

Ellerimle yüzümü kapatıp ani gelen bir hıçkırıkla ağlamaya başladım.

__________________________________________

İki arkadaş ayrı evlerde güvendeydi aslında bir nevi. Ama onlar kimlerin evlerinde kaldıklarından haberleri yoktu. (😁)

Bir yanda sert olan adamla birlikte olan Yosun şömineden ısınmaya çalışırken, bir yanda yumuşak kalpli adamın yanına olan Ezgi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.