Ellerimi kafama geçirdim ve tırnaklarımla sapsarı parlak saçlarımı yolluyordum çıldırmamak için artık yapabileceğim hiçbir şey yoktu.Dizlerimin üzerine çömeldim ve yere doğru oturdum.Bunların hepsini düşünmek istemiyordum sanki elimdeymiş gibi...
Ben bir Tanrı soyundan geliyordum ancak ben kendimi bildim bileli elf Eura'ydım.Demekki o yüzden benim kulaklarım sivri değildi.Tanrım ben bunu nasıl farketmemiştim.Bana hep kulaklarımın zamanla sivrileşeceklerini söylerlerdi demekki hepsi yalanmış...Üstelik bunların üstüne üstlük bir kardeşim daha vardı?Kardeşimi görmek beni içten içe merak ettirsede bir o kadarda karamsardım.Kardeşimi bu zamana kadar hiç görmemem olmam benim mutsuzluğuma yol açıyordu.Bunun yanında üzüleceğim çok daha fazla dertlerim vardı.Aklıma bir anda Karanlık lord'a büyü yaptığımda ki bakışları geldi.Muhtemelen Karanlık lord benim onu vurduğum sırada elf olmadığımı farketmiş olmalıydı.Tüm bunları düşünmekten zihnim allak bullak olmuştu.Oturduğum yerden ayağı kalkıp kendimi toparladım çünkü ben fazlasıyla güçlü bir kızdım buna Tanrı şahidim olsun ki yürekten inanıyordum.Kardeşim dediğim yaratığı zorda olsa görmek istiyordum.Bunun içinse beyaz giyinimli kadına;
- "Kardeşimi görebilme imkanım var mı" dedim.Beyaz giyinimli kadında dikkatimi çeken yaka kartı oldu.Aman Tanrım bunu nasıl farketmemiştim!Kadının yaka kartında ismi yazıyordu ve ben bunu farketmemiştim.Kadının yaka kartında Bayan voqra yazıyordu bu yüzdende ismi voqra olmalıydı.
- "Elbette kendisi içeride seni bekliyor" dedi Bayan voqra.Şatonun salonuna doğru ilerledikden sonra bizi mavi kendiliğinden açılıp kapanan sihirli bir kapı karşıladı.Mavi kapıda sarı renkli desenler vardı.Bu kapıyı oldukça zarif gösteriyordu.(Kapıdaki sarılıkların sebebi su varisinin kardeşi Eura'yı hatırlamak içindir.Varisin odasının kapısına sarı renkli güneşin yanına birde mavi renkli su vardı.)
Kapıdan içeri doğru girdiğimizde kardeşimi gördüm.Dlim tutulmuştu.Ne diyeceğimi bilemez vaziyetteydim.Kardeşini ilk defa görmüş bir abladan ne beklenebilirdi ki?Muhtemelen başka bir varlık bile benimle aynı tepkiyi veriridi...
Su varisinin gözleri yemyeşil saçlarıyla sapsarıydı.Birbirimize çok benziyorduk ama sanrım kişilik dışında.Benim kişiliğinin kimseye benzemediğine emindim.Onu tanısam bile kişiliğimiz benzemezdi.Su varisi benimle aynı duygulara katılmıştı.O da ilk kez beni görüyor ve seviniyordu.İlk konuşmayı açan kişi o oldu.Beni çok sevdiği gözlerinden okunuyordu;
- "Ablaa!"diyerek sarıldı.İçinceki hasreti gidermek için bana öyle bir sarıldı ki yüreğim dışarı çıkacaktı.Bende ona karşılık vererek sıkı bir şekilde sarıldım.İçimizde biriken hasreti tek bir sarılmada çıkaramıyacaktık ancak bu sarılama son da olmayacaktı.
Gözlerim bir anda koyulaşmaya başladı.Su varisine sarılırken ki ağladığım gözlerimi sildim ve toparlandım.Gözlerimin yanlış gördüğünü düşündüm ancak yanılmamıştım.O burayı nasıl bulmuştu? Evet şuanda tam karşımda onu en son bayılttığım lord vardı...
_KARANLIK LORD_