İçeriğe geç

Karanlık Gözlerimin Parlayan İncisi

Bölüm 10 · 1 dk okuma

Karanlık Gözlerimin Parlayan İncisi

Bölüm 10

Kırmızı Çizgi

​Zil çaldığında sınıftakiler hızla dışarı uğradı ama ben masamda donakalmış bir şekilde elimdeki o mavi kaleme bakıyordum. Üzerindeki kazınmış "A" harfi, tenimi yakıyordu sanki. Sıramdan kalkıp çıkışa yöneldiğim an, kolumdan sert ama bir o kadar da narin bir tutuşla çekilmem bir oldu.

​Beni koridorun köşesindeki o karanlık, kimsenin uğramadığı boş dolapların arasına çeken Atlas’tı.

​Sırtım yine soğuk dolap kapaklarına yaslandı. Atlas, iki elini başımın iki yanından dolaba dayayarak beni adeta dünyaya kapattı. Üzerimdeki o ağır tütün ve odunsu parfüm kokusu yine tüm nefesimi tıkadı. Gözlerinde dünkünden çok daha farklı, tehlikeli bir öfke vardı.

​"Pelin ve o yancısı," dedi, dişiyle tırnağıyla konuşur gibi kalın ve pürüzlü bir sesle. "Bugün teneffüste sana yine yaklaşmaya çalıştılar, değil mi, inci?"

​Kalbim göğüs kafesimi döverken gözlerinin içine baktım. "B-nereden biliyorsun?" diye fısıldadım.

​Atlas yüzünü yüzüme biraz daha yaklaştırdı; nefesi dudaklarımın üzerindeydi. "Çünkü gözüm hep üzerindeydi," dedi, fısıltısı tenimi dağladı. "Onlara kaç kere söyledim bilmiyorum ama sen benim kırmızı çizgimsin. Bunu anlamamakta ısrar ediyorlar."

​"Kırmızı çizgin mi?" diye mırıldandım, sesim titriyordu. "Ben... ben sadece sıradan bir kızım, Atlas. Neden..."

​Atlas parmağıyla dudaklarımın üzerine dokunup kelimelerimi kesti. Gözlerindeki o karanlık yumuşadı, yerini delice bir sahiplenmeye bıraktı.

​"Bir daha sakın o kelimeyi kullanma," dedi, sesi canımı yakacak kadar keskin ama bir o kadar da büyüleyiciydi. "Sen sıradan değilsin. Sen benim bu hayattaki tek gerçeğimsin."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.