İçeriğe geç

Karanlık gölgesindeki aşk

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Karanlık gölgesindeki aşk

Bölüm 4

Bölüm: Kapıdaki Kıyamet

3.

Şafak sökerken kule odasının ağır atmosferi, uzaklardan gelen borazan sesleri ve zırh şakırtılarıyla parçalandı. Avludan yükselen bağrışlar, yaşanılan o tutkulu yakınlığı soğuk bir gerçeklikle böldü. Sencer Hanedanı'nın sadık birlikleri ve saraya saldıran isyancılar kalenin dış surlarını aşmayı başarmıştı. Alistair, Vesper'ın kollarından acıyla ayrıldı. Miğferini eline alırken gözlerindeki o sıcak ifade yerini bir komutanın çelik gibi sert bakışlarına bıraktı.

"Gitmek zorundayım," dedi Alistair, Vesper’a son kez bakarak. "Bu savaş kaderimizi belirleyecek. Ama bil ki ne olursa olsun aklım da kalbim de senin yanında kalacak." Vesper, arkasını dönüp giden adamın arkasından baka kaldı. Az önce yaşadığı o derin teslimiyet hissi, yerini aniden büyük bir korku ve karmaşaya bıraktı. "Git ve dövüş o zaman!" diye bağırdı titreyen sesiyle. "Sen benim düşmanımsın, öyle kalmalısın!" Fakat Alistair kapıyı kapatıp gittiğinde odadaki sessizlik Vesper’ın üzerine bir kabus gibi çöktü.

Vesper balkona koştu ve avluya baktı. Aşağıda kıyamet kopuyordu. Alistair, ön saflarda devasa kılıcıyla isyancıları püskürtmeye çalışıyordu. Zırhı kısa sürede kan ve çamur içinde kaldı. Her kılıç darbesinde, her savunma hamlesinde Vesper'ın yüreği ağzına geliyordu. Kendine adamdan nefret ettiğini telkin etmeye çalışsa da, onun aşağıda düşman kılıçları arasında yalpaladığını gördükçe içinden bir parçanın kopup gittiğini hissediyordu. Savaş başlarken, ikisinin arasındaki o kırılgan aşk en büyük sınavına girmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.