Koridordaki ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu.
Nehir silahını kaldırdı.
Kuzey kapının yanına geçti.
Murat, masanın üzerindeki dosyaları hızla topladı.
Ayak sesleri kapının önünde durdu.
Üç saniyelik sessizlik…
Sonra kapı yavaşça açıldı.
İçeri giren kişi Aras’tı.
Nefes nefeseydi.
“Çabuk!”
“Buradan çıkmamız gerekiyor.”
Kuzey silahını indirmedi.
“Neden sana güvenelim?”
Aras cebinden eski bir anahtar kartı çıkardı.
Üzerinde solmuş bir yazı vardı.
LABORATUVAR B
“Çünkü gerçeğin son parçası hâlâ orada.”
Bir saat sonra…
Şehrin dışında, yıllardır kapalı olan eski araştırma binasının önündeydiler.
Bina harabeye dönmüştü.
Camlar kırılmış…
Duvarları sarmaşıklar kaplamıştı.
Paslanmış tabelada hâlâ aynı yazı okunuyordu.
LABORATUVAR B
Nehir’in kalbi hızlandı.
“Yangının başladığı yer…”
Aras başını salladı.
“Evet.”
“Ama yangından sonra burayı tamamen kapattılar.”
İçeri girdiler.
Koridorlar bomboştu.
Tozlu duvarlarda çocukların boylarını ölçmek için çizilmiş cetvel izleri hâlâ duruyordu.
En sondaki çelik kapının üzerinde büyük harflerle yazılmış bir uyarı vardı.
SADECE YETKİLİ PERSONEL
Aras kartı okuttu.
Kapı yıllar sonra ilk kez açıldı.
Odanın ortasında büyük bir projektör duruyordu.
Elektrik yoktu.
Aras eski bir jeneratörü çalıştırdı.
Projektör canlandı.
Duvara eski bir sunum yansıtıldı.
İlk slaytta yalnızca bir cümle vardı.
AKREP PROJESİ
Amaç: Olağanüstü bilişsel yeteneklere sahip çocukların belirlenmesi ve korunması.
Nehir şaşkınlıkla okudu.
“Korunması mı?”
“Bu nasıl koruma?”
Aras acıyla gülümsedi.
“Başlangıçta gerçekten amaç buydu.”
Bir sonraki slaytı açtı.
Yıllar ilerledikçe belgeler değişiyordu.
Yeni notlar eklenmişti.
Davranış kontrolü
Hafıza manipülasyonu
Kimlik değiştirme
İtaat eğitimi
Nehir’in boğazı düğümlendi.
“Birileri projeyi değiştirmiş.”
“Evet.”
Aras’ın sesi sertleşti.
“Bilimsel bir çalışma…”
“…insanların hayatlarını kontrol eden bir örgüte dönüştü.”
Kuzey odanın arka tarafındaki kilitli dolabı açtı.
İçinde onlarca çocuk dosyası vardı.
Bazılarının üzerine kırmızı mühür basılmıştı.
SONLANDIRILDI
Bazılarının üzerinde ise yeşil mühür vardı.
AKTİF
Nehir dosyalardan birini rastgele açtı.
Fotoğraftaki çocuk yaklaşık on yaşındaydı.
Altındaki isim…
Derya Aydın
Nehir irkildi.
“Bu imkânsız.”
Aras sessizce başını salladı.
“Hayır.”
“Derya da bu projenin çocuklarından biriydi.”
“O da mı?”
“Evet.”
“Sadece siz değildiniz.”
Kuzey dosyayı kapattı.
“Demek bu yüzden bizi bu kadar iyi tanıyordu.”
Tam o sırada projektör kendi kendine kapanıp yeniden açıldı.
Ekranda canlı bir görüntü belirdi.
Siyah paltolu adam bu kez ilk kez aydınlıkta oturuyordu.
Yüzü hâlâ görünmüyordu.
Ama sesi netti.
“Tebrik ederim.”
“Doğru yere ulaştınız.”
Nehir öfkeyle ekrana yaklaştı.
“Kimsin sen?”
Adam ellerini masanın üzerine koydu.
“Ben mi?”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Ben sadece…”
“…Akrep’i tamamlayan son parçayım.”
Ekran bir anda ikiye bölündü.
Sağ tarafta bir canlı yayın açıldı.
Nehir’in nefesi kesildi.
Ekranda biyolojik annesi ve babası sandalyeye bağlanmıştı.
Ağızları bantlıydı.
Korku içinde kameraya bakıyorlardı.
Adamın sesi yeniden duyuldu.
“Otuz dakika.”
“Ya kaseti bana getirirsiniz…”
“…ya da yirmi yıl önce yarım kalan acıyı tamamlarım.”
Görüntü kesildi.
Laboratuvarda derin bir sessizlik oluştu.
Nehir’in elleri yumruk olmuştu.
“Bu kez kaçmayacağım.”
Kuzey onun omzuna dokundu.
“Hayır.”
“Bu kez birlikte savaşacağız.”