Oda 35’te yalnızca bilgisayarın fan sesi duyuluyordu.
Ekrandaki klasörün adı değişmemişti.
VELİLER
Nehir fareyi yavaşça hareket ettirdi.
Dosya açıldı.
Yüzlerce isim…
Kimlik numaraları…
Adresler…
Fotoğraflar…
Her çocuğun karşısında iki sütun vardı.
Biyolojik Aile
Koruyucu Aile
Nehir’in nefesi hızlandı.
“Koruyucu aile…”
Murat sessizce başını salladı.
“Evet.”
“Çocukların çoğu öldü gösterilmedi.”
“Ailelerinden koparıldılar.”
“Neden?”
“Çünkü proje, çocukların geçmişlerini unutmaları üzerine kuruluydu.”
Nehir kendi adını aradı.
Parmakları titriyordu.
Nehir Karaca
Dosya açıldı.
Biyolojik Anne: Aylin Karaca
Biyolojik Baba: Mert Karaca
Durum:
Hayatta
Nehir’in gözleri doldu.
“Hayatta…”
“Annem ve babam…”
Murat derin bir nefes aldı.
“Evet.”
“Ölmediler.”
“Neden bana öldükleri söylendi?”
“Çünkü seni aramaları engellendi.”
“Onlar beni aradı mı?”
Murat cevap vermeden ekrandaki bir belgeyi açtı.
Yirmi yıl boyunca yapılmış resmi başvurular görünüyordu.
Çocuğumuzun bulunmasını istiyoruz.
Dosya işleme alınmadı.
Başvuru reddedildi.
Delil yetersiz.
Sayfalarca aynı cümle tekrar ediyordu.
Nehir’in gözyaşları sessizce süzüldü.
“Beni hiç bırakmamışlar…”
Kuzey, sessizce kendi dosyasını açtı.
Ekranda yalnızca tek satır vardı.
Kayıt silinmiştir.
Başka hiçbir bilgi yoktu.
Ne anne…
Ne baba…
Ne doğum tarihi.
Hiçbir şey.
Kuzey ekrana uzun süre baktı.
Sonra usulca gülümsedi.
“Demek gerçekten hiçbir iz bırakmamışlar.”
Nehir onun yanına geldi.
“Bulacağız.”
Kuzey başını iki yana salladı.
“Benim için değil.”
“Senin için.”
Murat, masanın çekmecesinden ince bir dosya çıkardı.
Üzerinde yalnızca bir harf yazıyordu.
K
“Kuzey’in gerçek dosyası.”
Kuzey irkilerek dosyaya baktı.
“Onu yıllardır saklıyordum.”
“Neden şimdi veriyorsun?”
“Çünkü artık zamanı geldi.”
Kuzey dosyayı açtı.
İlk sayfada yalnızca bir fotoğraf vardı.
Yaklaşık otuz yaşlarında bir kadın…
Kucağında yeni doğmuş bir bebek tutuyordu.
Fotoğrafın arkasında şu cümle yazılıydı:
“Eğer oğlum bunu okuyorsa… Bil ki seni ben terk etmedim.”
Kuzey’in elleri titredi.
Hayatı boyunca ilk kez…
Annesine ait bir iz bulmuştu.
Tam ikinci sayfayı çevirecekken…
Bilgisayar ekranı karardı.
Ardından tek bir görüntü belirdi.
Canlı kamera kaydı.
Oda 35…
Yukarıdan izleniyordu.
Ekranın altına bir mesaj düştü.
“Çok yaklaştınız.”
Mesaj silindi.
Yerine yenisi yazıldı.
“Şimdi sıra sizde.”
Aynı anda binanın bütün elektrikleri kesildi.
Koridorun derinliklerinden ağır adımlar duyulmaya başladı.
Bu kez gelen kişi saklanmıyordu.
Her adımı…
Oda 35’e biraz daha yaklaşıyordu.