İçeriğe geç

Karanlık Dosya

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Karanlık Dosya

Bölüm 21

İhanetin Adı

Aras…

Kuzey’in dudaklarından dökülen bu isim, ormanın sessizliğini delip geçti.

Siyah paltolu adam sisin içinden yavaşça yürüyordu.

Yüzü hâlâ seçilemiyordu.

Elindeki tabanca yere dönüktü.

Ne Nehir’e ne de Kuzey’e doğrultmuştu.

Savcı Selim Arın, omzunu tutarak geriye çekildi.

“Sen…”

“Hayır…” diye fısıldadı.

“Sen öldün.”

Adam durdu.

“Sizin hazırladığınız raporlara göre.”

Nehir’in bakışları bir Kuzey’e, bir de yabancı adama kaydı.

“Kuzey… Kim bu?”

Kuzey cevap vermedi.

Yıllardır ilk kez yüzünde gerçek bir korku vardı.

Aras cebinden eski bir kimlik kartı çıkardı.

Toprağın üzerine bıraktı.

Nehir eğilip aldı.

Kimlikte solmuş bir fotoğraf vardı.

Aras Yalçın

Görevi:

Çocuk Psikoloğu – Umut Çocuk Evi

Nehir’nin kalbi hızlandı.

“Yetimhanede mi çalışıyordun?”

Aras başını salladı.

“Evet.”

“Ve o gece oradaydım.”

Nehir hemen sordu.

“Yangını kim çıkardı?”

Aras cevap vermedi.

Onun yerine Savcı Selim’e baktı.

“Yirmi yıldır aynı yalanı söylemekten yorulmadın mı?”

Selim acıyla gülümsedi.

“Gerçeği anlatırsan…”

“…hepimiz ölürüz.”

Kuzey bir adım öne çıktı.

“Aras.”

“Kaseti almak için mi geldin?”

“Hayır.”

“Öyleyse neden?”

Aras’ın bakışları Nehir’e döndü.

“Onu korumaya.”

Nehir öfkeyle araya girdi.

“Herkes beni koruduğunu söylüyor!”

“Ama kimse bana gerçeği anlatmıyor!”

Orman yeniden sessizleşti.

Aras derin bir nefes aldı.

“Nehir…”

“Hatırlamadığın son gece…”

“…sen yangından kaçmadın.”

Nehir’in yüzü bembeyaz kesildi.

“Ne?”

“Sen geri döndün.”

“Neden?”

Aras’ın sesi titredi.

“Çünkü içeride bir çocuk kalmıştı.”

Bir anda Nehir’in zihninde yeni görüntüler belirdi.

Duman…

Alevler…

Küçük bir el…

Ve kulaklarını delen bir çocuk çığlığı.

“Hayır…”

Başını iki eliyle tuttu.

“Ben…”

“…geri döndüm.”

Kuzey hemen yanına geldi.

“Nehir!”

Ama artık çok geçti.

Hatıralar parçalar hâlinde geri dönüyordu.

Tam o sırada…

Ormanın derinliklerinden motor sesleri yükseldi.

Siyah arazi araçları hızla açıklığa girdi.

Kapılar aynı anda açıldı.

Maskeli adamlar etraflarını sardı.

Bu kez kaçış yolu yoktu.

Maskelilerin arasından uzun boylu bir kadın öne çıktı.

Yüzündeki maskeyi yavaşça çıkardı.

Nehir’in nefesi kesildi.

Kadını tanıyordu.

Emniyetten…

Birlikte sayısız operasyona katıldığı başkomiser…

Derya Aydın.

Derya silahını doğrulttu.

“Kaseti bana ver, Nehir.”

“Neden?”

“Çünkü o kaset açılırsa…”

“…yirmi yıldır kurduğumuz her şey yıkılır.”

Nehir’in gözleri büyüdü.

“Sen…”

“Akrep’in içindesin.”

Derya’nın dudaklarında soğuk bir gülümseme belirdi.

“Hayır, Komiser.”

“Ben Akrep’in içinde değilim.”

Bir adım daha attı.

“…Akrep benim.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.