İçeriğe geç

Karanlık Aşk

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Karanlık Aşk

Bölüm 5

Gölgedeki tehdit ve kaçış

Defne gözlerini açtığında başı ağrıyordu. Oda karanlıktı, sadece tavandaki tek lamba hafifçe titreyen bir ışık yayıyordu. Koltuk veya yatak yoktu; sadece soğuk, beton zeminde oturuyordu. Elleri kısıtlı bir şekilde öne bağlanmış, nefesi hızlı ve düzensizdi. Panik içinde etrafına bakındı. Kapı sertçe açıldı ve içeriye üç adam girdi. Biri önde durdu; gözlerinde soğuk ve hesaplı bir ifade vardı. — “Uyandın demek?” dedi adam, sesi keskin ve tehditkârdı. — “Hoş geldin, Defne Yalçın. Artık bizimle biraz vakit geçireceksin.” Defne irkildi ve ellerini hafifçe oynattı. — “Bırakın beni! Ben kimseye zarar vermedim!” Adam gülümsedi ama gözlerindeki gülümseme hiç sıcak değildi. — “Zarar vermedin mi? Belki Aras’ın işlerini engellemedin ama bilmen gereken bir şey var: seninle ilgilenmemiz gerekiyor. Bazen öğrenmek acı verir.” Defne kalbini hızla attığını hissediyordu. İçinde hem korku hem öfke vardı. — “Ne istiyorsunuz benden? Neden Aras’ı ilgilendiriyor?” Adam adımını Defne’ye yaklaştırdı. — “Aras bir düşman listesiyle yaşıyor ve sen bu listedeki isimlerden birinin bağlantı noktası oldun. Bilgileri bizimle paylaşmazsan… bu iş uzayacak.” Defne gözlerini kaçırdı. — “Söyleyemem! Ben hiçbir şey bilmiyorum!” Adam başını hafifçe salladı. — “Biliyorum. Ama bazen bilmesen de korkarsın. İşte o zaman biz kazanırız.” Bir süre sessizlik oldu. Defne, nefesini kontrol etmeye çalışıyor, hangi hamleyi yapacağını planlıyordu. İçinde bir umut kırıntısı vardı: Aras onu bulabilir. Ama bunu düşünmek bile kalbini sıkıştırıyordu. — “Siz kimsiniz? Gerçekten kim olduğunuzu bilmiyorum,” dedi Defne, sesi titreyerek. Adamın bakışları sertti. — “Bunu bilmek zorunda değilsin. Ama tek bilmen gereken şu: Aras’ın düşmanlarıyız ve sen bizimle kalacaksın. Kaçmaya çalışırsan… sonuçları ağır olur.” Defne gözlerini kapattı ve içinden sessizce plan yapmaya başladı. — “Saklanacağım… ya da dikkat dağıtıp fırsat yaratacağım,” dedi kendi kendine. Adamlar onu odada yalnız bırakıp kapıyı kapattılar. Defne hemen etrafı inceledi: pencere küçük, dışarıya kaçmak imkânsız gibi görünüyordu. Ama odadaki eski bir dolap ve bazı kutular onu bir süre gizleyebilirdi. Defne yavaşça dolaba doğru ilerledi. Ellerindeki kısıtlama hâlâ vardı ama dizlerini kullanarak dolaba ulaştı ve içerisine saklandı. İçinde hem korku hem de adrenalin vardı. Her an kapının açılabileceğini biliyordu. Kapı tekrar açıldı ve biri içeri girdi. Defne nefesini tuttu. Adam odayı kontrol etti, dolabın önünde durdu, bir süre sessizce etrafı süzdü. Defne donmuş bir halde bekledi. Adam bir adım geri çekildi ve kapıyı kapattı. — “İşte böyle, küçük hanım,” dedi adam dışarı çıkarken. “Bu oyun daha yeni başlıyor.” Defne dolabın içinde nefesini düzenlemeye çalıştı. İçinde hem korku hem öfke vardı. Ama bir yandan da zekasını kullanarak kaçış için fırsat yaratmayı düşünüyordu. — “Saklan… dikkat çekme… ve fırsatı bekle,” diye fısıldadı kendi kendine. “Aras gelmeli… ya da bir yol bulmalıyım.” Dışarıdan gelen ayak sesleri onu tedirgin ediyordu. Adamların konuşmaları duyuluyordu: — “Bugün çok çalıştık, ama bu küçük hanımı anlamamız gerek.” — “Evet, Aras’a karşı bilgi almak zorundayız. Pes etmezse zor kullanırız.” Defne dolabın içinde nefesini tuttu, kulaklarını açtı. Seslerin uzaklaşmasını bekledi. Bu sırada aklından geçen tek şey vardı: hayatta kalmak ve Aras’a ulaşmak.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.