Defne, Aras’ın malikânesinde tek başına kaldığında, içindeki korku ile merakın keskin bir karışımıyla nefesini tuttu. Salonun loş ışıkları, yüksek tavanın gölgelerini yere düşürüyordu. Mobilyaların soğuk yüzeyi ve duvarlarda asılı tabloların sert hatları, ortamı daha da ürkütücü kılıyordu. Defne bir an için geri dönmek istedi; ama geri dönmek mümkün değildi. Aras’ın gözleri hâlâ zihninde, bakışları hâlâ peşindeydi.Kendi kendine fısıldadı:— “Buradan çıkmalıyım. Yoksa… burası benim için bir tuzak olur.”Ayakları sessizce mermer zeminde kayarken, her adımında kalbinin daha hızlı çarptığını hissetti. Salonun arka kapısına doğru ilerledi; kapının önünde durdu ve hafifçe kulak verdi. Koridor sessizdi, sadece uzaktan akan su sesleri ve hafif bir rüzgâr duyuluyordu. Defne derin bir nefes aldı ve kapıyı yavaşça itti.O anda arkadan bir gölge belirdi. Defne irkildi ama duramadı; adımlarını hızlandırdı. Koridor dar, kapılar sık aralıklarla dizilmişti. Defne bir kapıya yaklaştığında, korumaların gölgesini fark etti. Panikledi; geri dönmek artık mümkün değildi.— “Dur!” diye bağırdı biri.Defne, köşeye saklanmak için ani bir hamle yaptı. Bir odanın içine girdi ve kapıyı sessizce kapattı. Odanın içinde eski mobilyalar, ağır perdeler ve tozlu bir halı vardı. Kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu; nefesini kontrol etmeye çalıştı. Ama içeriden gelen sesler, korkusunu artırıyordu.Bir süre bekledikten sonra, kapının arkasından sessizce seslendi:— “Aras… buradayım… lütfen…”Cevap yoktu. Ama sessizliğin içinde Aras’ın etkisi hâlâ hissediliyordu. Defne, kendini sakladığı odada dikkatle etrafı gözlemledi. Pencereler yüksekte, dışarıya ulaşmak imkânsız gibiydi. İçine bir umutsuzluk düştü; ama pes etmek istemiyordu.Aras’ın sesini uzaklardan duyduğunda irkildi. Ses derin, soğuk ama aynı zamanda tuhaf bir güven yayıyordu:— “Defne… biliyorsun ki benim dünyamdan kaçamazsın.”Defne dudaklarını ısırdı, kalbindeki korkuyu bastırmaya çalıştı.— “Ben… denemek zorundayım,” dedi kendi kendine.Kısa bir sessizlikten sonra kapı yavaşça açıldı. Aras’ın adamları içeri girdi, ama Defne hâlâ odanın karanlık köşesine saklanmıştı. Adamlar etrafa bakıyor, her yeri kontrol ediyordu. Defne’nin nefesi kesildi; kalbi göğsünde yumruk gibi çarpıyordu. Her an fark edilme ihtimali, adrenalinini artırıyordu.— “Burada kimse yok!” diye bağırdı bir adam.— “Emin ol, Aras’ın emri olmadan kimseye dokunmayız. Ama bizi fark ederse…” diye cevap verdi diğeri, sesi ciddi ve tehditkârdı.Defne, o an bir çıkış yolu bulduğunu fark etti: pencerenin önündeki ağır perdeyi yavaşça çekti ve altındaki küçük merdiveni fark etti. Kalbinin attığını hissetti; tereddüt etti. Ama zaman kaybetme lüksü yoktu. Sessizce merdivene yöneldi ve pencereden aşağı inmeye başladı.Tam o anda arkasından bir el ona dokundu. Defne ürperdi ve dönüp baktığında Aras’ın adamlarından birinin gölgesiyle karşılaştı.— “Nereye sanıyorsun gidiyorsun?” dedi adam.Defne hızlıca adımlarını hızlandırdı ama adam onu kovalıyordu. Koridor boyunca ilerlerken Defne bir başka odaya girdi ve kapıyı kapattı. Soluk soluğa kaldı; ama korku ve adrenalinin birleşimiyle cesareti artmıştı.O sırada Aras’ın kendisi de koridora çıktı. Sessiz ama güçlü adımlarla yaklaşıyordu. Defne pencerenin önüne geldiğinde Aras’ın gölgesi kapıyı doldurdu.— “Kaçmayı denedin, ama biliyorsun… benim dünyamdan çıkamazsın.”Defne gözlerini kaçırmak istedi ama yapamadı. Aras’ın bakışları ona zincir gibi bağlıydı. Kaçış yolları neredeyse tükenmişti.— “Beni bırak! Neden bunu yapıyorsun?” diye bağırdı Defne, sesinde hem öfke hem korku vardı.Aras yavaşça ona yaklaştı. Sesi sakin ama her kelimesi tehditkâr:— “Sana zarar vermiyorum, Defne. Sadece… bunu anlaman gerekiyor. Kaçış yok. Benim dünyamdan çıkamazsın.”Defne, nefesini tutarak etrafına baktı. Odada başka çıkış yoktu; Aras’ın varlığı her tarafı sarmıştı. Gerilim maksimuma ulaşmıştı.O an anladı ki, bu sadece bir başlangıçtı. Kaçış denemesi onu daha tehlikeli bir oyunun içine sürüklemişti. Aras’ın planı belliydi: onu tamamen kontrol etmek, korku ve merak arasında bir yerde tutmak. Defne, içindeki isyan duygusunu bastırmak yerine plan yapmaya başladı.— “Sana kolay olmayacak,” dedi kendi kendine. “Ama deneyeceğim.”
Bölüm 3
Kaçışın Gölgesinde
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.