İçeriğe geç

Karanlığın şövalyesi

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Karanlığın şövalyesi

Bölüm 5

" Hatalar bizi biz yapan parçamızdır.."

Halsey/Walls Could Talk

Soğuğun bıraktığı sıcak nefes alışları adeta yüzümü yaladı,o kadar yakındı ki yüzü yüzüme.

Siyah pelerini geriye savrulmuştu,yere düştüğümüzde .

Kehribar gözleri beyaz teninde parlarcasına duruyordu, gözleri şaşkınca açılmıştı.Kumral saçları yüzüne dağılmıştı,ona bakarken nefes alışlarım bir anlığına durmuştu.

Neydi bu iğrenç his?

Ahmak ahmak bana bakmaya devam etmesinden rahatsız olduğum için,hızla karın hizasına dizimi vurdum.Sol tarafa düştüğünde hızla ayağa kalktım.Elime geçen kılıcı boyun hizasına yasladım ve ayağımı elinin üzerine bastım.

"Eğlenmek gibi saçma zevklerim yoktur,başladığım işi bitirebilirim,kellen için üzüleceğine bana hangi krallıktan olduğunu söyle."

"Söyler misin?"

Yüzümü buruşturdum,kaşlarım çatıldı."Ne saçmalıyorsun?"

Aptal aptal güldü,birazdan söylemezse olucakları bilmiyor zavallı..

"Diyorum ki,biraz kibar sorguya çek."

Gözlerimi devirdim ve ayağımı sertçe eline bastırdığımda neşeli ve alaylı yüz ifadesi silindi,dudaklarından acı bir inilti koptuğunda bu sefer alayla gülümseme sırası bendeydi.

"Sorumu tekrar sormayacağım,prens."

Öfkeyle homurdandı,ardından iç çekerek,"Swepria'nın 2.Veliaht prensiyim."

Kaşlarım adeta bir ok gibi çatıldı,Swepria'nın veliaht prensi ortalıkta milleti yağmalattırıyor bu da etrafta gizleniyor.

Hafifçe eğildim,kılıcın sivri ucunu boynuna bastırdığımda,yutkundu.

"Amacınız ne?Kendi çapınızda bir oyun mu oynuyorsunuz?"

Yüz ifadesi ciddileştiğinde,bir şey söyleyeceğini anladım ve bastırdığım kılıcı biraz uzaklaştırdım.

Rahat bir nefes alarak konuşmaya başladı,"Kendi tarafındakilere zarar vermek zekice değil."

Kılıcı yaklaştırdığımda dur dercesine baktı,olduğum yerde bekledim ve dudakları aralandı,"Abim,savaş için hazırlanıyor...

Gözlerim şaşkınca açılırken,adeta fısıltıyla,"Başka bir yerde konuşmalıyız,adım sesleri yaklaşıyor."Onaylarcasına başımı salladım ve kılıcı boynundan çektim,ayağa kalkmak için doğrulamadı ve aptal aptal yerde durdu."Her yerim uyuştu,kalkamıyorum..."

Mırıldanışına alayla gülümsedim,kılıcı kınına yerleştirdim ve elini sıkıca tutarak onu kaldırdığımda kendini ayakta buldu ve afallayarak bana baktı.

Babam,Ursula ismini ayı gücünde olmamı istediği için koymuş,hep güçlü ve ayakta kalmam için....

Omuz silktim tavrına ve hızlı adımlarla atımı almak için hana yürümeye başladım.Peşimden hızlı adımlarla geliyordu,hancıya kapıdan bir selam verip atımı aldım.Ata bindiğimde,bana ahmakça baktı.

"Neyi bekliyorsun aptal?Binsene ata."

Kaşları çatıldı,"Neden sen sürüyorsun?"

Dudaklarım alayla kıvrıldı,"Kadının gücünü hafife alma prens,seni dünyaya getiren de bir kadın.."

Sessizlik içerisindeyken,daha fazla itiraz etmedi ve yavaşça arkama bindi.

Hızla ata yön verdiğimde geriye savrulur gibi oldu ve aniden belime sarıldı.

Geri çekmek için elini uzaklaştırdığında,"Sorun yok,tutunabilirsin zaten üzerimde zırh var.Yani temas filan olmayacak."

Eli olduğu yerde kaldığında,sessizce kıkırdayarak atı ormana doğru sürdüm.

Genelde avcılık için geldiğim ormanın tanıdık bir bölgesinde durdum.Attan atladım,benim peşimden indi.

"Şimdi anlat, bakalım."

Derin nefesler aldı,"Asanis'i şimdiden ele geçirdiler ve şuan abim kral olmadan önce toprakları için hazırlık yapıyor ve bu bölge onun için en ideal malzeme yeri."

Devam etmesi için işaret ettiğimde yutkunarak konuştu,"Burada ki bütün yakacak ve gıdayı tüket

tikten sonra,Asanisde ki cesetleri buraya ibret için göndericek..."

Bölüm sonu

4 yorum