İçeriğe geç

Karanlığın şövalyesi

Bölüm 11 · 1 dk okuma

Karanlığın şövalyesi

Bölüm 11

Dediklerinin ardından ona şaşkınca bakarken,iğneyi kendi göğsüne bastırmak için hareket ettiğinde eline sertçe vurdum ve o anda koridorda yanan ışıkla, şaşkınca gözleri açıldı.

Bir elimi tuttu ve yatağa sürükledi,ben ne olduğunu anlayamazken beni yorganın altına saklamış ve bir kenara oturup aya bakmaya devam etmişti.

Yorganın altında zorlukla nefes alırken,kapı açılma sesiyle nefesimi tuttum.

'O sürtüğün saklandığını biliyorsun William.Neden o aptal çeneni açıp doğruları anlatmıyorsun?'

1.Veliaht prensin sesiyle yüzümü tiksinti içerisinde buruşturdum.

'Abi,bir şey bilmiyorum.Ay ile olan huzurumu bozma ve cehennemine geri dön, rica ediyorum.'

Ses tonu oldukça sakindi,sanki gerçekten kendini naif bir huzura bırakmış gibi konuşmuştu.

'Bir dahakine gebermek üzere olduğunda bende huzuruma bakacağım,emin ol.'

Alaylı bir gülüş ve kapı çarpma sesi..

Üzerimde ki yorgan çekildiğinde rahat bir nefes aldım ve elimde ki zehirli iğneyi sıkıca tuttuğumu farketmeden ona doğru baktım.

"Zırh başlığım kafamdayken beni nasıl tanıdın?O kadar zeki olduğunu sanmıyorum."

Gülümsedi ve gözleri kısıldı.Ardından yatağın bir ucuna oturdu ancak yüzünde ki gülümseme buruk bir tebessüme dönmüştü.

"Çünkü kan kokuyorsun,Ursula.Hiç hazzetmediğim kadar kan kokuyorsun.Kendi saf kokunla kan karışmış ancak sadece kan kokusunu hissediyorum."

Ve bana yaklaştı,bir elini elimde ki zehirli iğneye götürdü bir elini dudaklarıma.

"Ve kanı her yere yayıyorsun.."

Aniden elimde ki iğnenin çekilmesiyle,refleksle onu ittirdim ve elime baktım.

Elimde ki deliğe bakarken kaşlarım çatıldı.

Bunu ben mi yapmıştım?

Elimde ki kan çukuruna baktı ve gülümsedi.

" Fakat kendini kanatman hoşuma gitmezdi.."

Bölüm sonu

3 yorum