İçeriğe geç

KARANLIĞIN PENÇESİ

Bölüm 4 · 7 dk okuma

KARANLIĞIN PENÇESİ

Bölüm 4

Kırık Parçalar

~Esem aydın ~

Küçükken hayal kurardım taki dedemin ölümüne kadar. Dedem vefat ettiğinde her şey alt üst oldu bir anda. Kurduğum hayallerin hepsi ertelendi yada imkansızlaştı. Dedemin hep biricik torunuydum. Benim hep saçlarımı okşayarak severdi. Saçlar anı kaydeder derdi bana. Siyah uzun saçlarımı annemden aldığımı söyler sonra öperdi sçlarımdan. Hiç görmediğim bilmediğim baba sevgisini dedem bana göstermişti.

Ben daha 17 yaşındaydım dedem vefat ettiğinde. Dedemin ölümü nininemi yatkalara düşürecek kadar hasta etmişti .O yüzden hep kurduğum hayallerimi bir kenara bırakmak zorunda kalmkştım iyiyce. Nineme bakmak için okulu bırakıp çalımaya başlamıştım .

7 yıl önce

Dedem öleli 3 ay olmuştu. Bu küçük evde bi ben bir de ninem kalmıştık. Dedemin ölümü çok ani ölmüştü. Bu kadarını ninem nasıl kaldırabildi ki. Yazık kadıncağız acıya dayanamayıp en sonunda yatağa düşmüştü. Bana belli ettirmesede o eskisi gibi değildi. Mutfaktaki işlei bitirip ninemle Fatma ablaya çay koydum. Fatma abla ninemin çok eski bir arkadaşıydı . Ninem evden çıkamadığı için onu düzenli olarak ziyarete gelirdi. Bugün olduğu gibi yene eli boş gelmemişti. Nineme belli etmemeye çalışıyordum ama geçinmek çok zor olmuştu . Dedemin biriktirdiği para neredeyse bitmek üzereydi ve ben bunun için ne yapacağımı kestiremiyordum.

Ninemin kaldığı odaysına tam girecekken Fatma ablanın sesiyle durdum. Kapıya biraz daha yaklaştım Fatma abla

"Alime bacı nasıl geçeinirsiniz artık tek başınıza"

Demek o da farkındaydı. Sesizce dinlemeye devam ettim onları.

"Fatma ne yapalım ersiz başımızla benim elimdende bir şey gelmiyor "

" Esem'e söyle bıraksın okulu bir işe girip çalışmaya başlasın "

" Fatma ne dersin sen Allah yukarda ben bunu nasıl isterim o kızdan. Öksüz yetim birine bu kötülüğü yapamam kendim için "

Kapıdan uzaklaştım ve doğruca mutfağa geri gittim . Duyduklarımdan sonra artık net bir şekilde anlıyordum bir şeyleri. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Bugün

Dışardaki sert bir rüzgar esiyordu. Sanki insanlara bir şey anlatmaya çalışır gibi bir hali vardı. Percereme yaklaşıp açtım. Açar açmaz o sert rügar yüzüme çarptı. Kenara çektiğim perdeler de dans edercesine havalandılar . Gözlerimi kapatıp kendimi rüzgara bıraktım. Yüzüme sert çarpan rüzgarı hissetmek içimde başka duygular uyandırıyordu. Kapının sesiyle gözlerimi aralaladım .

"Gelebilir miyim "

“Gelebilirsin “

Dememle odanın kapısı açıldı. Işık kapalı olduğu için gözleri beni bulmakta zorlanmış olmalı ki hemen “ ışığa aç “ diye uyarıda bulundum Alisa'ya. Işığı açar açmaz yanıma gelip “ delirdin mi ya karanlıkta duruyorsun “ diyip gözlerini devirdi . Sadece ona gülümsedim. Her seferinde karanlıkta kalamama kızıyordu. “ ne oldu seni buraya getiren ne Alisa “ dediğimde direkt gözleri büyüdü . “ bir şey mi oldu” diye sordum.

“ hayır hayır hiç bir şey olmadı merak etme “ sesindeki huzursuzluktan, konuşurken duraksayıp durmasından bir şey olduğu belliydi. Gözlerimi sorgularcasına gözlerine diktim. Ne zaman yalan söylese ya da bir şey saklasa böyle davranırdı . Onu küçüklüğümden beni tanıyordum.okulu bıraktığımda oda benim gibi çok üzülmüştü. Okulu bırakmış olsamda onunla hep görüştük. Onunla her buluşmamızda bana kitap getiridi . O zaman anlamıştım kardeşim olmamıştı ama artık vardı. Alisa'yala kardeş gibi olmuştuk.

Ninem vefat ettikten sonra iyiyce kimsesiz kalmıştım o zaman Alisa vardı yanımda yine . Bu yüzden onun için yapamayacağım hiç bir şey yoktu. Bir ailem o ve Erşandı başka kimsem yoktu.

“benimle gelmen gerek“ diyip beni kolumdan tutup çekmeye başladı. Kolumu kurtarmaya çalışırken “ bu saatte nereye “ Alisa'nın yine kafasına kim bilir ne gelmişti. Beni umursamadan “hadi çok sorgulama da gel“ diyip beni çekiştirmeye devam etti. En son “ tamam da niye “ diye sordum.

"Dışarı çıkıcaz hemen döneriz “ benimle dalga mı geçiyordu . "Şakanın sırası Alisa hadi git uyu “ diyip onu odadan çıkarmaya çalıştım . Gözlerini büyütüp “ ne şakası ya bak gelmezsen tek giderim “ tam giderken

“Tamam geliyorum “

Çok iyi biliyordum ki giderim diyorsa tek başına giderdi ve ben buna asla izin veremedim.

Evden gizlice çıkmıştık. Rüzgar da durmuştu şimdi serin bir hava hakimdi geceye. Geceye çok yakışıyordu bu sessizlik. Kafamı kaldırarak göğe baktım yıldızları görmek için ama Alisa'nın çekiştirmesiyle yarıda kesildi tabii .

Geçtiğimiz dar sokaktan sonra karşımızda duran siyah arabanın önündeki adam dikkatimi çekti. Daha fazla incelemek içim gözlerim eteafı incelemeye koyuldu. Kimsenin olmadığı dar bir sokakta bir araba ve takım elbiseli bir adam ve biz. Aman Allah'ım bu gerçekten korkunç. Bir an kendime gelip Alisa'yı ters yöne doğru çekiştirdim ama sanırım geç kalmıştım çoktan fark edilmiştik .

“ nereye bakalım “

Gözlerim Alisa'ya kaydı o çok normal karşılamış duruyordu. “ Alisa koşalım “ dedim . Elini benden yavaşça çekti ve adama doğru yürümeye başladı . Bunun için mi çıkmıştık evden.

Kendimi toparlamalıydım ,korktuğumu belli etirmemeliydim . Derin bir nefes alıp arkamı döndüm . Ve tabikide tahmin ettiğim gibi Alisa tam adamın yanında duruyordu . Gözlerim adama kaydı . Alisa onun yanında kısa kalıyordu. Giydiği siyah takımla da ürkütücü bir hava veriyordu. “ buraya gel “ sanırım ürkütücülüğüyle sadece takım elbiseyle sınırlı değildi sesi de bir o kadar ürkütücüydü. Beni çağıryordu . Niye beni çağırıyordu ki. Alisa için gelmiştik beni niye çağırıyordu . Bunları düşünürken Alisa “Esem gelsene seni tanıştırayım"

Ne beni mi tanıştıracaktı . Niye tanışacaktım bu ürkütücü adamla. Gece gece kaçan uykumu daha çok kaçırmıştı. Yanlarına yürüyüp Alisa'nın yanına geçtim.

"Esem sana bahsetmiştim ya hani o gün beni kurtaran adam diye işte bu o " diyip gülümsedi.

Ne bu Baran Baver miydi.

Sanırım bu akşam için çok fazla şey olmuştu artık bitebilirdi. Çok şey öğrendim zaten daha ne olabilir ki. Ve tabiki bu cümleden sonra başıma her zaman daha beteri gelirdi.

“Evet hatırladım “ diyip gözlerimi adama çevirdim. Bana bakıyordu. Sanırım o kadar da ürkünç değildi. Yüzü sesi gibi değidi daha iyiydi . Bide arkadaşımı kurtarmıştı. Önyargılarımla harekat etmeyi bırakmalıydım .

“Teşekkür ederiz o gün için tekrar “ diyip adama gülümsedim.

“Bizi şimdi yalnız bırak “ dedi o soğuk sesiyle . Tam gitmeye hazırlanıyordum ki Alisa arkasını dönüp gitmeye başladı . Ben tam gidecekken kolumdan tuttu . Ne beni mi tutmuştu. Benim kolumu niye tutmuştu şimdi.

Gözlerim fal taşı gibi açıldı bir anda adama baktım. Kolumu çekiştirip “ bırak kolumu “ dedim. Sanki her şey çok normalmiş gibi .

“ sadece konuşucaz merak etme “ dedi. Önyargılı olmakta haklıydım sanırım bu adam için en azından.

“Evet gelelim asıl meselemize” diyip arabaya yaslanıp kollarını bağladı.

“Ne meselemiz ,hem benim senin gibi ürkütücü biriyle bir meselem olmaz“ diyip gözlerimi diktim. “Beni ürkütücü bulman iyi“ diyip dik olan omuzlarını daha da dikleştirdi.

“Nişanı atıyorsun"

“ne“

Ne diyordu bu adam .

“yarın nişanı attığını söyleyeceksin herkese“ bu ne saçmalıyordu.

“Sen ne dediğinin farkında mısın benim birgün sonra düğünüm var"

“Biliyorum"

Benimle dalağa geçer gibi bir hali yoktu ama olmalıydı .

“Biliyorsan bu saçmalık ne peki “ sesim hayli bir yüksek çıkmış olacakki tek kaşını kaldırıp

“Kıs o sesini" diye çıkıştı .

“sanan be“ diyip arkamı döndüm tam gidecekken

“O nişan yarın atılacak ve sonra biz evleceğiz “

Ne demişti o . Yanlış duymuş olmalıdım. Bir an arkamı tekrar dönüp “ sen ne dediğinin farkında mısın “

“ ben gayet farkındayım ve sende net bir şekilde fark edeceksin . “

...

“ve evet tabi hakkın da var ama tabi onunda sonuçları olucak “

“Ne sonuçlarından bahsediyorsun“ bu adam beni korkutmaya başlamıştı. Neyden bahsediyordu ki.

“Mesela o nişanlının kafasına sıkmak gibi sonuçları“ diyip biraz daha yaklaştı bana.

“Neydi kızın ismi Alisa demi onun zarar görmesi gibi” bu duyduklarım neydi . Gözlerimi sıkıca kapattım belki açarsam her şey bir rüya çıkar diye açtım ama değildi. Tam karşımda gayet net bir şekilde bana bakıyordu.

“Beni bu boş tehditlerinle korkutabilceğinimi sanıyorsun “ diyip bir adım yaklaştım .

“Sen Baran Baverin öylesine boş tehditler savurmayacağını bilmiyor musun “

“ o zaman sana ıspatlamak zorunda kalacağım" dedi.

Neyden bahsediyordu şimdi . Cebinden telefonunu çıkardı ve ekranı bana çevirdi.

...

Hayır hayır bu olamazdı ben yanlış görmüş olmalıydım. Alisanın kafasına silah dayanmış bir halde ağlıyordu .

“Bu kadar mı sandın“ diyip bir kahkaha attı .

Sonra tekrar başka bir video açtı

“Bu da nişanlın demi “

Erşanına da silah doğrultumuştu ve onun hiç bir şeyden haberi yoktu.

"Şimdi anladın mı benim şaka yapmadığımı.Bence anladın ne dersin“ diyip iyiyce yüzünü bana yaklaştırdı. Gözlerinde geceden bile karanlık birşey vardı. Çok iyi anlamıştım ki o geceden bile karanlık şeyin benim cehenemime dönüşeceğini.

Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayın 🥰

Kitap hakkında ne düşünüyorsunuz?

🤍

Bölüm sonu

1 yorum