İçeriğe geç

Karanlığın İçinde

Bölüm 38 · 3 dk okuma

Karanlığın İçinde

Bölüm 38

Terk edilmiş labarotuvar

2 gündür yoldaydılar. Bu yolculuk yanlarında onlardan 20 santimetre daha büyük bir denek varken hiç bitmeyecek gibiydi ama en sonunda terk edilmiş binayı buldular. 1447 kapıyı açarak içeri girdi.

"Dikkatli olun burada hala sizi öldürebilecek tonlarca şey var."

Emily burayı görünce içini bir an için bir hüzün kapladı. Aklına burada eskiden geçirdiği günler geldi. O dalmışken George onu dürttü.

"Hey Emily. Sen iyi misin?"

"Ah evet. İyiyim."

"Dağılıp farklı yerleri arayalım böylece daha kolay buluruz."

Emma herkes gibi etrafa bakarken bir anda karşısına bir polis memuru çıktı. Ama bu polis memuru çok tuhaftı. Nefes almıyordu ancak damarları ve gözleri masmavi parlıyordu.

"Uhm- çocuklar. Bunu görmeniz gerek."

Kısa bir süre sonra diğerleri onların yanına geldi.

"Bu nasıl olmuş olabilir?"

"Nefes almıyor. Ölmüş ama sanki bir şekilde dirilmiş gibi."

1447 konuşmaya çalıştı. Ama George onun sözünü keserek Nora'ya laf attı.

"Peki bayan çok bilmiş bu adamla konuşup neler olduğunu da sorabilir mi?"

"Bunu yapan Jessica. Laura polislere Jessica'yı öldürmelerini söylemişti ama Jessica tüm polisleri öldürerek tekrar canlandırıp Laura'yı öldürtmek için kullanmıştı."

1447 polise yaklaşarak ona soru sordu.

"Jessica nerede?"

Polis ise onlara sol taraflarında duran koridoru işaret etti.

"Oraya gitti."

"Gidelim."

Kanlı duvarlarların arasında uzun bir süre yürüdüler. Sonra önlerine bir merdiven çıktı. Merdivenden birkaç kat çıktıktan sonra daha önce 1522'nin kırarak içeri girdiği demir kapıyı ve bir güvenlik kamerasını buldular. Kapıdan içeri girdiler.

"Jessica bu katta olmalı. Dağılıp farklı yerleri arayalım."

O sırada Emily.

Emily uzun bir koridora girmiş, öylece yürüyordu. Koridorda kan ve çürümüş eşyalar dışında hiçbir şey yoktu. Bir süre sonra bir depoya girdi. Depoda dev raflar ve kutular vardı. Ancak kutular bir yeri kapatıyordu. Kutuların arkasındaki yere baktı ama çok şaşırdı. Kutuların arkasında bir iskelet vardı! Emily bir anda çığlık attı ve kenara çekildi. Onun sesini duyan Emma hemen yanına geldi.

"Ne oldu?!"

"O-o-orada bir iskelet var!"

"Tamam sadece çıkalım bu odadan."

Odadan çıkmak için Emily kapıya yöneldi ancak ayağına birşey takıldı. Neye takıldığına bakınca yerde kanlı, küçük bir demir çubuk gördü. Onu eline alarak Emma'nın yanına gitti.

"Hey Emma. Bu ne?"

Emma dikkatlice çubuğa baktı.

"Buradaki herşey kan içindeyken tek demir bir çubuk mu ilgini çekti?"

"Hayır ben sadece-"

"Hadi diğerlerinin yanına gidelim."

Biraz yakınlarında George, Emma ve 1447 duruyordu. 1447 sordu.

"Birşey bulabildiniz mi?"

"Sadece bir istekelet bulduk."

O sırada George'un elinde bir şırınga, bu şırınganın içinde yeşil bir sıvı vardı. Onu Emma ve Emily'e gösterdi.

"Biz de bunu bulduk."

Ama o sıvı Emily'e çok tanıdık geldi. Sonra bir anda hatırladı.

"Bu Laura'nın Jessica'yı Zehirlediği ilaç!"

"Ne?! Emin misin?"

"Evet evet! Ben de o zaman yanlarındaydım! O ilaç ile beni zehirlemeye çalışmıştı hatta."

"O zaman fazla uzakta olamaz. En son Jessica'yı nerede gördüğünü hatırlıyor musun?"

"Evet. Bu taraftan."

Emily öne geçti ve hızlı hızlı yürümeye başladı. Sonra bir kapıyı açtı. Kapının hemen sağ tarafında yere saplanmış balta vardı.

"Bu balta Jessica'ya ait."

"Ama o nerede?"

"Hiçbir fikrim yok."

Onlar etrafa bakarken Nora söylenerek duvara yaslandı.

"Başlarım ben böyle işe-"

O sırada yanlışıkla bir düğmeye bastı ve gizli bir kapı açıldı.

"Bravo Nora!"

"Jessica orada olmalı hadi gidelim."

Kapıdan içeri girdiler. Koridor dar ve karanlıktı. Bir süre yürüdükten sonra daha geniş bir odaya girdiler. Odanın her yerinde zincirler vardı. Ama yinede önlerini göremiyorlardı. Emma önüne bakmadan yürümeye devam ederken birine çarptı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.