1447: "Ben de seninleyim. Ablamın intikamını almak için her şeyi yaparım."
Emily: "Peki biz? Biz de sana yardım edebiliriz."
O sırada Nora itiraz etti.
Nora: "Sen dalga mı geçiyorsun Emily? Bu yaptığınız hayatınıza mal olabilir! Ayrıca bizi de ölüme sürüklemiş olursunuz."
1522: "Ölümden ve savaştan korkmak için ne vaktimiz var ne imkanımız. İstemeyen defolup gidebilir sizi zorlayan yok."
Emma da öne çıktı ve konuşmaya başladı.
Emma: "Onlar haklı Nora. Laura sadece onlara değil bize de zarar verdi."
George: "Laura'dan ailenin intikamını almak isteyen sen değil miydin?"
Nora uzun bir süre sessiz kaldı. Geçmişte yaşanan olaylar aklına geldi. Ağlamak istedi ama kendini küçük düşüremezdi.
Nora: "Yalan söylemiştim. O olay tamamen benim hatamdı."
Olayın fazla uzadığını farkeden Emily, ortalık daha fazla karışmadan önce araya girdi.
Emily: "Tamam bu kadar yeter. Hep beraber çalışıp bu saçmalıklara son vereceğiz. Ama önce şu lanet olası odadan çıkalım."
Önce insanlar, sonra da 1522 ve 1447 dışarı çıktı. 1522 odanın dışında yere saplanmış baltayı alırken 1447 ona soru sordu.
1447: "Onları nasıl buraya çekeceğiz?"
1522: "Benim varlığım zaten onların gelmesi için önemli bir neden. Ama işimizi sağlama almalıyız. Alarmları aktifleştireceğiz. Canlandırdığım polislerden birini kullanacağım."
1522 odadan çıkarai koridora yöneldi. Diğerleri de peşinden onu takip etti. Biraz sonra meydana geldiklerinde 1522'nin yıllar önce canlandırdığı polislerden birini gördüler. 1522 eğilerek adamın belinde olan telsizi aldı. Boğazını temizledi ve konuşmaya başladı. Bir erkek polisin sesini taklit ediyordu.
1522: "Meraba? Orada kimse var mı?"
Bir süre sonra telsizden sesler gelmeye başladı ve biri konuşmaya başladı.
???: "Ne oldu? Acil bir durum mu var?"
1522 diğerlerine baktı ve sanki bir polis memuruymuş gibi konuşmaya devam etti.
1522: "Evet. Laura'nın ormandaki terk edilmiş labarotuvarında bir ekiple beraberim. Jessica Edwars'ın uyandığına dair bir rapor aldık ama desteğe ihtiyacımız var."
???: "Evet belediye başkanı dair herkes uyandığını düşünüyor. Kısa bir süre önce mavi bir patlama oldu. Kaynağı ise o labarotuvardan geliyor. Laura ve Denek 1481'in olduğu büyük bir ekiple kontrol etmeye geliyorlar."
1522 'denek 1481' sözünü duyunca şaşırdı. Çünkü en son 1481'e büyük bir acı vererek onu ölüme terk etmişti. Yok etmemişti ama o kurtçukların 30 yıl boyunca tüm org*nlarını y*yip bitirmesi gerekiyordu. 1522 telsizi yere fırlattı.
1522: "1481 nasıl hala hayatta? Daha doğrusu nasıl onu benimle yüzleşmesi için getirebiliyorlar?"
1447: "Hiçbir fikrim yok. Sen en son ona ne yaptın ki?"
1522: "O kadar çok zayıftı ve savaşmıştı ki kemikleri belli oluyordu. Bende tonlarca kurtçuğun organlarını yemesi için ona bir hastalık verdim. Ölemez ama nasıl savaşabilir ki?"
1447: "Biz onu hiç görmedik muhtemelen üstünde deneyler yapmışlardır. Ya bilincini başka bir bedene aktardılarsa?"
1522: "Olabilir ama güçleri zayıflar. Bu riski göze almaları mümkün değil."
1522 paniklemeye başlamıştı. Emily ve arkadaşları ise onların konuştuklarından hiçbir şey anlamamışlardı. 1522 bir anda onlara döndü.
1522: "Emily. Bu ormandan bir an önce ayrılmanız gerek."
Emily çok şaşırdı.
Emily: "Ne?! Buraya sana yardım etmek için geldik! Laura'yı öldürmeyi senin kadar biz de istiyoruz."
1522: "Bu çok tehlikeli! Ben hadi neyse ama anında ölebilirsiniz!"
1447: "Neden bu kadar panikliyorsun ki? 1481'i kör eden sendin. Onunla defalarca savaştın hatta bize göre yenilmez olan Karanlık varlığı öldürdün!"
1522: "O zaman durum farklıydı. Yanımızda Yuna'dan başka bir insan yoktu. 1481 şu an olduğu kadar güçlü değildi!"
1447: "Hadi ama Jess! Her zaman olduğu gibi-"
O sırada bir anda önlerinde büyük bir asker grubu gördüler.
Asker: "Olduğunuz yerde kalın!"
1522: "Kahretsin!"
1522 bir anda kalkan oluşturdu ve polisler onlara ateş etmeye başladı.
1522: "Emily siz saklanın biz onlarla ilgileneceğiz!"
Emily başıyla onaylayarak diğerleriyle kalkandan ayrıldılar ve koşmaya başladılar.
Asker: "Şunların peşinden gidin!"
1522 kalkanın içindeyken 1447'ye elindeki baltayı verdi.
1522: "Bunu al. Benden daha çok ihtiyacın olacak. Hazırlan."
1522 kalkanı kaldırdı ve ona sıkılan mermileri sol eliyle havada durdurarak polislere geri çevirdi ve onları öldürdü. O sırada 1447 ise baltayı bir tane polisin kafasına sapladı. Bir tanesine tekme atarak engelledi. Telekineziyi kullanarak da diğerlerini öldürdü.
1447: "Hepsi bitti mi?"
1522: "Hayır. Daha yeni başlıyor. Bir grup Emily ve diğerlerinin peşinden gidecek. Sen onları koru. Bende onlara doğru ilerleyeceğim."
Ayrılarak koşmaya başladılar. 1522 koridorun köşesinden döndüğü anda bir polis grubuyla karşılaştı. Polisler onlar ateş etmeye başlayınca duvara yaslandı. Yerden mavi ve sivri dikenler çıkartarak tüm polisleri öldürdü. Yerde öylece yatan polislere ilerledi. Hepsi kalbinden vurulmuş ve anında ölmüştü. Ama bir polis karnından yaralıydı. Zar zor nefes alıyordu. 1522 o polise doğru yaklaştı.
1522: "Patronun nerede?"
Polis öksürdü ve ağzından kan sıçradı.
Polis: "N-neden söyleyeyim?"
1522: "Kendini cehennemin dibinde bulmak istemiyorsan söyle."
O sırada 1522, polisin yerde duran bir tabancaya uzanmaya çalıştığını farketti. Silahı alarak ona doğrulttu.
1522: "3 saniyen var. 3... 2..."
Polis: "Tamam dur! Söyleyeceğim! Belediye başkanı ile konuşup anlaştılar. Denek 1481 ile geldi."
1522: "Bana denek 1481 hakkında bilgi ver."
Polis: "Denek 1481'i 30 yıl önce bulduğumuzda kördü ve ölmek üzereydi. Laura onu alarak deneylerde kullandı ve iyileşmesini sağladı. Ama hala kör."
1522: "Denek 1481 burada mı?"
Polis: "Evet. Laura da burada."
1522 istediği bilgileri almıştı. Ancak polisi vurup vurmamakta kararsız kalmıştı. Polisle bir derdi olmadığı için sağ eliyle silahı yok ederek yoluna devam etti.
O sırada 1447
1447 var gücüyle Emily ve diğerlerinin yanına koşmaya başladı. Bir kapıdan geçecekken bir şey onu duvara fırlattı. 1447 ne olduğuna şaşırmıştı. Önüne baktığında 1481'i gördü.