Bu olaydan 1 yıl sonra, yıl 2062. Karanlık varlık uzun bir süre ortaya çıkmadı. Bir gün 1425 ve 1447 etrafta dolaşırken o deneğin cesedini buldular.
"Aman Allahım- Bu da ne böyle!"
1425 oldukça şaşırmıştı. Çünkü bu cesed karanlık varlığın yanındaki bilinmeyen deneğe aitti! 1425 savaş anını hatırlayınca tüm vücudu titredi.
"Bu- bu cesed karanlık varlığın yanındaki bilinmeyen deneğe ait-"
"Ne? Emin misin?"
"E-evet. Onu bizzat görmüştüm. Hatta bir kolu robottu. Jessica o kolunu kopartmıştı. İzi hala duruyor."
1425'in dediği gibi izi hala duruyordu ama 1 yıl olduğu için cesed çürümeye başlamıştı ve kemikleri belli oluyordu. Ayrıca iğrenç kokuyordu.
"Bunu 1481 ve diğerleriyle paylaşmalıyız."
"Ama asıl soru bunu kim yaptı? Karanlık varlık mı?"
"Neden karanlık varlık kendi ortağını öldürsün ki?"
"Jessica'nın söylediklerini hatırlasana. Karanlık varlığa birşey yapmıştı ama bize söylemedi. Ve 'artık size zarar veremez." Dedi. Bununla ilgili birşey olmalı."
Bunu diğerlerine göstermek için odadan çıktılar ama biraz uzakta bir ses duydular. Ayrıca yerde siyah yapışkan sıvılar ve birkaç tane kanlı ve kırık kemikler vardı. 1425 bu kemiklerin 1124'ün bedenine ait olduğunu tahmin etti. 1447 endişeyle soru sordu.
"Oraya gidecek miyiz? Karanlık varlık orada olmalı."
"Gidip kontrol edelim."
"Ama ya bize saldırırsa?"
"Jessica bize zarar veremeyeceğini söyledi. Ayrıca yanlış birşey olursa bizi koruyabilir."
Sesin geldiği yere doğru ilerlemeye başladılar. Karanlığın içinde ilerliyorlardı. 1447'ye göre uzun bir süreden sonra bir odaya vardılar. Bu odanın ışıkları yanıp sönüyor, ara sıra ışık mavi mavi parlıyordu. 1447, Jessica'nın burayı izlediğini anladı. Kemikler ve siyah sıvı burada daha çok artıyordu. Ve ikisi de gördüğü şeyler karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Karanlık varlık odanın bir köşesine oturmuş, ellerini kafasına koymuş, sadece tek bir cümleyi tekrar ediyordu. 'Çık kafamın içinden' yanında kanlar içinde yatan bir denek vardı. Karanlık varlığın üstü kanlı, bir kolu yoktu. Vücudundaki siyah sıvıdan eser kalmamıştı. Kemikleri belli oluyordu. Karanlık varlık onları gördü ama ayağa kalkamadı. Acı çekiyor gibiydi.
"Karanlık varlık... Ona ne olmuş..?"
"Jessica yapmış olmalı."
Derken yanlarında duran ve kanlar içinde yatan deneğin sağ koluna siyah sıvılar toplanmaya başladı. 1447 hemen Jessica'nın geleceğini anladı ama yinede ürperdi. O deneğin boş boş bakan gözlerinden sağ gözü kör oldu ve sol gözü mavi mavi parlamaya başladı. Sonra sağ koluyla duvara tutunarak ayağa kalktı.
"Jessica bu sen misin?"
"Evet. Bunu ona ben yaptım."
"Ona ne yaptın?"
1522 karanlık varlığa baktı. Gözlerinden hayal kırıklığına uğradığı anlaşılıyordu. Ona acıyor gibiydi. Ağlamaya başladı ama bunu gizledi.
"O 1124'ün bedeninde. Bende 1124'ün bilincini tekrar bedenine geri getirdim."
"Nasıl yani?"
"1124 hala o bedende. Onun kafasının içinde. Ona birşeyler söylüyor. Bana yaptığı gibi."
1522 'bana yaptığı gibi' derken yumruğunu sıktı. Ve içinde her zamankinden daha fazla bir öfke birikti. Gözyaşları daha çok artmaya başladı. Uzun bir süre sessizlik oldu. İkisi de birşey söyleyemedi. 1447'nin aklına bir zamanlar 1522'nin kendisine ve ablasına beslediği kin geldi. Ailesinin intikamını almak istiyordu. Şuan kendilerini affetse de muhtemelen o kin hala içinde bir yerlerdeydi. Sadece bunu saklamaya çalışıyordu. 1447 bir an için 1522'nin neler hissettiğini merak etti. Muhmelen içinde ailesinin yanması, Williams ailesine duyduğu öfke ve 1481 hariç beslediği daha fazla öfke ve kin vardı. 1447 tüm vücudunun karıncalandığını hissetti. Ardından 1522 konuşmaya devam etti. Sesi titriyordu ve öfkeliydi.
"Hatırla. Onca öldürdüğün çocuklar, intikam ve güç. Hepsi nerede?"
Karanlık varlık kekeleyerek zorla konuştu.
"Rahat bırak beni-"
"Sen herkese zarar verdin. Onların canını yaktın. Peki şimdi mutlu musun?"
Karanlık varlık bir cevap vermedi.
"Denek odalarından kaçarak benim kızımı öldürdüğün ve bana ölümcül kansere sebep olan acılar yaşattığın anı hatırlıyor musun?"
1522'nin sesi normalde hep soğuk çıkardı. Ama bu sefer daha fazlaydı ve daha öfkeliydi. Sanki içinde biriktirdiği tüm öfkeyo açığa çıkarıyor gibiydi. Karanlık varlık tekrar konuştu.
"Evet."
"Kendi bilincimi başka bir bedene aktarıp kendimi kurtardım. Ama kızımı kurtaramadım. O BENİM KOLLARIMDA ÖLDÜ VE BUNUN TEK SEBEBİ SENSİN!"
1522'nin ağlamaya başladığı sesinden belli oluyordu.
"Ama neden..? Neden benim sevdiğim tüm insanları elimden alıyorsunuz? Annem, babam, kocam, hepsi öldü. Geriye kızım kaldı. Ve sen. Onu öldürdün. NEDEN?"
Karanlık varlık konuşmaya çalıştı. Ama 1522 onun sözünü kesti.
"Willams ailesi benim ailemi öldürdü. Sakladım. 1481 bana dünyadaki bütün kötülükleri yaptı. Sakladım. Kocam deneklerden biriyle ilgilenirken o denek onu öldürdü. Hepsi kollarımda öldü. Hepsini sakladım. Ama bu sefer saklamayacağım. Sadece bir soru sormak istiyorum."
"N-n-ne?"
"Neden? Neden sevdiğim tüm insanları öldürdünüz? Williams ailesi benim ailemi kurtararak benim en sevdiğim insanlar olabilirdi. 1481 benden nefret edip öldürmeye çalışmak yerine benimle arkadaş olsaydı ben ona değer verirdim. O denek benim kocamı öldürmeseydi ben onu evrenin en güçlü deneği yapabilirdim. Benim kızımı öldürmeyip onun gülmesini sağlasaydın. Seninle gurur duyardım. Neden yapmadınız? Neden? NEDEN!?"
Derin sessizlik devam etti. 1522 canavarı andıran sağ kolunu karanlık varlığa doğrulttu. Onun işini bitirecekken 1447 dayanamayıp bir anda 1522'ye sarıldı. 1522 konuşurken 1447 ve 1425'in arkasında olduğu unutmuştu. 1447 sarılınca tuhaf hissetti. Ve 1447, 1522'yi teselli etmeye çalıştı.
"Ama biz seni seviyoruz. Senin yanında olacağız."
1425 ise cesaretlenip 1522'nin omzuna dokundu.
"O haklı. Sadece biz değil. 1008, 1129, 1341. 1124 ve Yuna bile seviyor."
1522 konuşmaya başladı. Sesi titriyordu. Ağladığı her halinden belliydi.
"Ama onlar öldü..."
"Onlar öldü evet. Ailen de öldü ama onlar hala aramızda. Bir ruh olarak seni izliyorlar. Ve inan bana seni hala seviyorlar."
"Ama ben onların yanına asla gidemeyeceğim. Ölümsüzüm ve bu lanet olası dünyada ebediyen varım."
1425 bu gerçeği hatırlayınca üzüldü.
"Ama onlar seni görebilir. Ve inan bana. Seni seviyorlar ve seninle gurur duyuyorlar."
1522 yinede karanlık varlığa uzattığı kolunu indirmedi. 1447 itiraz etmek için ağzını açtı ama 1522'nin karanlık varlığı yok etmesinde haklı olduğunu fark etti. Ayrıca o an istese de 1522'yi ikna edemeyeceğini biliyordu. 1425, 1447'ye fısıldayarak birşey söyledi.
"Bırak yapsın. Buna ihtiyacı var."
1447 ona sarılmayı bıraktı. Birkaç saniye bile geçmeden 1522'nin eli ve karanlık varlığın tüm vücudu mavi bir şekilde parlamaya başladı. 1522'nin iki gözü birden bembeyaz oldu ve saçları havalanmaya başladı. Ve bir anda karanlık varlık acı içinde çığlık atmaya başladı ve yavaş yavaş tüm vücudu küle dönerek yok oldu. 1522 ise normale döndü.
"Eskiden- normal bir insan olmanın sıkıcı olduğunu sanardım. Ama şimdi keşke normal bir insan olsaydım diyorum. Ben seçilmiş biri olduğum için mi bunları yaşıyorum? Sanırım asla bilemeyeceğim..."
"Kader. Kaderinde bu yazılı. Ve maalesef bunu değiştiremezsin."