Bölüm 19: O Kız Öğrenci
Bir gün teneffüste, okulun bahçesinde Elif bir kız öğrenci gördü. Tek başına oturuyordu, başı öne eğik. Sessizdi. Elif yanına yaklaştı:
– Adın ne tatlım?
– Zeynep…
– Neden arkadaşlarınla oynamıyorsun?
Zeynep başörtüsünü gösterdi:
– Ben farklıyım… bana “büyümüş de küçülmüş” diyorlar.
Elif diz çöktü, göz hizasına geldi:
– Farklı olmak, cesur olmaktır. Sen cesaretinle parlayan bir yıldızsın.
O günden sonra Zeynep artık yalnız değildi. Ve Elif bir kez daha anladı:
Bir kadının iyileşmesi, başka kadınların yolunu aydınlatır.
Zeynep, Elif’le geçirdiği günlerden sonra artık derslerde daha aktifti. Bir gün teneffüste başörtüsünü düzeltirken gururla aynaya baktı.
Arkadaşları artık onu dışlamıyor, onunla sohbet ediyordu. Elif ona bir defter hediye etti:
– Yaz Zeynep. Ne yaşadıysan, ne hissettiysen yaz. Belki bir gün senin hikâyen başka bir kıza umut olur.
Aylar sonra Zeynep o defteri sınıfta okumak istedi. Cümlesi şöyleydi:
– “Bir öğretmen sadece ders anlatmaz. Bazen bir öğretmen, bir kalbi hayata döndürür.”
Elif bu sözleri duyunca gözyaşlarını tutamadı. Çünkü o an anladı: Kendi acısından doğan sevgi, başkalarının hayatını değiştirebilir.