İçeriğe geç

Karahan Konağı

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Karahan Konağı

Bölüm 11

KONAĞIN YENİ HAKİMİ

konağın kapısına dayanan polis sirenleri avluda yankılanmaktadır. Tarık’ın holding avukatıyla birlikte sunduğu kundaklama ve resmi belgede sahtecilik delilleri karşısında savcılık acil tutuklama kararı çıkarmıştır. Polis memurları, şok içindeki Belkıs’ın bileklerine kelepçeyi geçirir.

Belkıs: (Polisler onu arabaya doğru götürürken Tarık’a dönerek bağırır) Beni bu demir parmaklıkların arkasında tutamazsın Tarık! O konak da o holding de benim kocamın, benim ailemin kanıyla büyüdü! Geri döneceğim!

Tarık: (Soğukkanlılıkla) Sen ancak babamın katili olarak o mahkeme salonuna geri dönebilirsin Belkıs. Git ve hesabını ver.

Reşat Bey ise nüfuzunu kullanarak olay yerinden arabasıyla hızla uzaklaşır. Belkıs’ın tutuklanmasıyla konakta geçici bir zafer havası esse de, asıl büyük tehlikenin dışarıda serbest kalan Reşat Bey olduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Hukuki süreç başlasa da Reşat Bey’in Adana genelindeki adamları, holdingin pamuk tarlalarındaki su kanallarını sabote etmeye ve işçileri tehdit etmeye başlar. Tarık, yasal yolların Reşat gibi karanlık bir adamı durdurmaya yetmeyeceğini anlar. Gücünü toplamak ve düşmanı gafil avlamak için bir süreliğine "yeraltına" çekilmeye, yani resmi olarak holding işlerinden elini çekmiş gibi görünmeye karar verir.

Tarık, hastaneden yeni çıkan ve sırtındaki yanık ağrılarına rağmen dimdik duran Yusuf’u serada ziyaret eder.

Tarık: Yusuf, Reşat dışarıda olduğu sürece ne tarlalarda ne de bu konakta bize rahat var. Ben bir süre geri planda kalacağım. Herkes beni köşeme çekildi sansın. Sen tarlaların ve işçilerin başında duracaksın.

Yusuf: (Kasketini düzeltir, kararlı bir sesle) Yani diyorsun ki, sen gölgede kal, ben güneşte savaşayım. Tamam Karahanlı. Sen benim canımı o yangından çıkardın, ben de bu toprakları o namussuza yar etmem. Ateşkesimiz, Reşat bitene kadar geçerlidir.

İki genç adam, bu tehlikeli süreçte omuz omuza mücadele etmek için bir kez daha gizlice anlaşırlar.

Zehra, abisi Yusuf ve sevdiği adam Tarık’ın yeniden tehlikeli bir oyunun içine girdiğini fark eder. Ancak bu kez dağ köyüne kaçıp saklanmak yerine, konakta kalarak onlara yardım etmeye karar verir. Belkıs’ın odasındaki kilitli çekmeceleri ve konakta kalan eski adamların fısıldaşmalarını takip ederek içeriden istihbarat toplayacaktır.

Akşamüstü, Tarık serada Zehra’yı yalnız bulur. Zehra’nın gözlerinde artık o eski korkak kız çocuğu yoktur.

Tarık: Zehra, buralar yine karışacak. Kendine çok dikkat etmeni istiyorum.

Zehra: (Tarık’ın elini tutar) Artık arkamı dönüp gitmeyeceğim Tarık. Bir yanda canım abim, bir yanda sen... Siz benim dünyamsınız. Bu konağın içindeki her fısıltıyı, her gizli belgeyi size ulaştıracağım. Yeter ki ikiniz de sağlam durun.

Tarık, Zehra’nın bu cesur duruşu karşısında ona olan hayranlığını gizleyemez. Aralarındaki bağ, fırtınanın ortasında daha da sarsılmaz bir hal almaktadır.

Gece, Adana’nın ücra bir köşesindeki depoda Reşat Bey, Belkıs’ın tutuklanmasının ardından intikam planları yapmaktadır. Yanında, Karahanlı Holding’in eski ve güvenilmez kahyası Seyfettin vardır.

Reşat Bey: Tarık’ın sessizliği hayra alamet değil Seyfettin. Bir şeyler planlıyorlar. Yusuf’u tarlaların başına geçirmiş. İşçiler de arkalarında.

Seyfettin: Reşat Beyim, konaktaki kız... Zehra. Belkıs Hanım’ın odasını karıştırırken gördüm onu bugün. Tarık’a bilgi taşıyor.

Reşat Bey: (Cynic bir gülüşle) Demek içeriden oynuyorlar... Güzel. Seyfettin, konaktaki adamlarımıza söyle, Zehra’nın adımlarını izlesinler. Tarık’ı vurmanın yolu o kızı tamamen köşeye sıkıştırmaktan geçer. Yarın tarlalarda büyük bir yangın daha çıksın, bakalım Tarık saklandığı delikten çıkacak mı?

Karahanlı Konağı’nın loş ışıklı koridorlarına döner. Zehra odasında abisinin çocukluk fotoğrafına bakarken, odasının kapısının altından sızan bir gölge yavaşça belirmektedir. Hain, konağın tam kalbine kadar sızmıştır.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.