Gözlerinden geçen ürkütücü pırıltıyla kanım iyice kaynarken hızla alt dudağımı kavradı. Ona karşılık vermek benim için büyük bir zevkti ve hiç itiraz etmeden dudaklarımı aralamıştım. Kendimi tutmak ve geri çekilme planım git gide zayıflamıştı. Hamilelik hormonlarımın şahlanmasıyla ona olan aşkım birleşince işler daha da zorlaşıyordu. Ancak biraz nazlanmak benimde hakkımdı. Zorla başımı geriye çekip elimi yüzünden çektim ve dudağımı yalayarak küvete yaslandım. Gözlerimdeki ışıltıdan habersiz ona yaramaz bir çocuk gülümsemesiyle baktım. -"Üşüdüm."dedim ve biraz daha suyun içine kaydım. Gözlerini gözlerimden çekmeden ayağa kalktı. Gömleğinin düğmelerini birer birer çözerken ben düzensiz soluklarımla onu izliyordum. Aceleci fakat bir o kadar ağır şekilde gömleğini çıkartıp göz alıcı üst bedenini açığa çıkarttı. Yutkunup yanak içlerimi ısırdım. Kemerini ve pantolon düğmesini çözdüğü esnada gözlerimi göğsünden yüzüne ulaştırıp sesli bir iç çektim. Sabırsızlığımı anlasın istedim. Ancak cesaret edip de çıplak bedenine bakamadım. İleriye doğru kaydığımda sertleşmiş meme uçlarım suyun üstünde kalmıştı. İstemsizce vücudumdan bir akım geçti. Geldi ve arkama oturarak beni bacaklarının arasına çekti sırtımı göğsüne dayadı. Sessiz bir inleme dudaklarımdan firar etti. O geceden sonra ilk kez tenim tenine değmişti. Çırılçıplak. Kalçam sert uzvuna dayanmış durumdayken bedenim fazlasıyla gerilmişti ve ben nefes alamıyordum. -"Rahat mısın?" Kulağıma fısıldayarak sorduğu esnada iki avucuyla karnımı kavradı. İyice geriye kayıp başımı omzuna doğru yatırdım ve başımı salladım. -"Fazlasıyla."dedim kısık tonda. Bu hayattan çok şey istediğim olmuştu. Anne ve babamı geri getirebilmek gibi. Sonra imkansız olduğuna inandım. Karahan'ı gördüm. Tekrar dilek diledim. Dilime doladım. Hayal ettim dua ettim. Yine imkansızı istediğimi düşündüm. Fakat mucize oldu. -"Yarın doktor kontrolüne gitmem gerekiyor."dedim bir anda aklımda belirince. Dolgun dudaklarını omzuma bastırıp çekti. -"Gideriz güzelim." Karnımı okşayan parmaklarıyla iyice gevşerken ellerimi kollarının üstüne koyup gözlerimi kapattım. -"Belim ağrıyor."dedim mayışmış halde. Boynuma doğru yol izleyen dudaklarıyla benim aklımı bulandırıyordu. Öpücükleri eşliğinde bir elini belime indirdi ve usulca baskı yapmaya başladı. Dudağımdan kesik bir inilti çıktı. -"Çok mu?" Başımla onayladım. Parmakları sihir gibi ağrıyı kesiyordu. -"Bana her gece masaj yapar mısın?"diye sordum gülümseyerek. Derin bir öpücükle gözlerimi açmama neden oldu. Karnımdaki elini yavaşça göğüslerime doğru kaydırıyordu. -"Yaparım. Sen yeter ki iste." Karahan hep böyle düşünceli bir adam mıydı? Ben heyecandan kıpraşırken sertliği kalçama sürtünüp duruyordu ve inanın bu pek de dayanılır gibi değil. -"Sevdin sanırım karı koca olmayı."dedim. Saç diplerimi öpüp tekrar boynuma indi. Sakallarını sürterek öpüyor ardından burnunu tenimde gezdiriyordu. -"Senin kocan olmayı..sevdim evet. Ama sen kocana hiç insaflı davranmıyorsun."dedi hırıltılı bir ses tonuyla. Yutkunup kıpırdandım. -"Nedenmiş?" Avuç içi göğsümü sardı. Soluğum takıldı kaldı. Parmaklarının yardımıyla yoğurarak beni kolayca inletti. -"Bana acımıyorsun. Senin için yanıyorum görmüyorsun.." Neler diyor o ağzı öyle? Tanrım. Benim ateşimi bilse neler olur kim bilir. -"N-nasıl yani?" Kuruyan dudağımı ıslatıp zar zor soluk aldım. Karahan'ın kalbini ısıtmak galiba kalbime çiçekler açtırıyordu. Dişlerinin arasına sıkıştırdığı etimi damağıyla diliyle ezdiğinde suyun içinde kıvranıyordum. -"Nasılımı var?" Belimi okşayan elini karnımın alt kısmına getirip beni iyice kasıklarına doğru çektiğinde sesli bir iç çektim. -"Karahan.." Saçlarımın arasını öpüp küçük küçük yüzüme kadar uzandı. -"Söyle karım." Dayanamayacağım. Ah öldürüyor bu adam beni. Ellerinin altında ona doğru dönüp dizlerimin üstünde oturdum. Alev ateş olmuştum. Vücudum adeta kaynarken boynuna uzandım ve aynı anda dudaklarımızı birleştirdik. Kalçamı kavradığı gibi beni kucağına oturttu. Bacaklarımı beline sararak tamamen ona yapıştığımda dudaklarının arasından inledim. Gözlerim kapandı. Karnım kasıldı. Sıcacık suda bedenimi üşümek aldı. Bir türlü istediğim gibi ona yaklaşamamak ve sarılamamak sinirimi bozduğu için alnımı alnına dayadım. Dudaklarımızı koparak soluk soluğa sinirle güldüm. -"Karnımdan sarılamıyorum ki."diye homurdandım. Dudakları yukarı kıvrıldı. Ellerini sırtımda birleştirip aşağı yukarı okşarken dudaklarımdan bir öpücük aldı. -"Ne yapalım oğlumuzu?"diye sordu gülerek. Gülmesene öyle. Çıplak göğüslerimi göğsüne sürte sürte boynuna sarıldım. Omuzları aldığı nefesle hareket etmişti. -"Aramıza giriyor."dedim nazlanarak. Dudaklarını boynumdan göğüs oluğuma indirirken geriye doğru hafifçe yattım. Eliyle belimi tuttuğu için rahattım. -"Yakında..sabret." Tuttuğum nefesimi bırakıp dudağımı sertçe ısırdım. Suyun üstünde kalmış meme ucumu ağzının içine alıverdi. Diğerini eliyle yoğururken emdiği memem beni usulca inletiyordu. İçimde bir alev topu büyüyordu. Patlamaya hazır hale gelmişti de geçiyordu bile. Günlerdir her dokunuşuyla sırılsıklam olduğum adama dayanamıyordum. -"Ah..Karahan.." Hassaslaşmış göğsümü bırakıp dudaklarıma yöneldi. Derin bir solukla dudaklarımı aralayıp dilimi diline karıştırmasına müsaade ettim. Dudağımı çekiştirdikçe ağzının içine inliyordum. Şehvet dolu öpüşü dizlerimi titretirken yeniden boynuna sarılıp olabildiğince yaklaştım. Karahan'ın sert erkekliği inanılmaz bir his veriyordu. Uyuşmuş gibiydim. Hiçbir şey düşünemiyordum. Onun dışında. Kalçamı üstüne sürtünce Karahan bacağımı sertçe sıktı. İnleyerek kendimi ona sürtmeye devam ettim. Suyun içinde olmama rağmen ne denli ıslandığımı hissedebiliyordum. Tek istediğim kavuşmak. -"Yavaş ol güzelim." Dudaklarını çekip çenemi öptü. Soluklarım o kadar şiddetli ve sarsıntılıydı ki Karahan'ın kararmış gözlerini bile göremiyordum. -"Dayanamıyorum."dedim itiraf ederek. Yüzünü boyun girintime sokup güldü. Minik minik öptü tenimi. -"Bir de bana sor."diye fısıldadı. Boynumu ısırıp beni acıyla inletti. Omzuna tırnaklarımı geçirmiştim. -"Acıdı." Isırdığı etimi yalayarak öpücükleriyle donattı. -"Acısın." Karnımdan aşağıya bir şeyler akıyordu. -"Her zerreni öpmek istiyorum Helen." Sonra mı öpsen acaba?! -"Her noktanı...solumak..dokunmak." Kalçamı okşayan avuç içleri kadınlığımın kasılmasına yol açıyordu. Artık delirebilirdim. O yüzden omuzlarına tutunarak ayağa kalktım. Yüz hizasına gelen kadınlığım sonradan aklıma dank etti. Ancak utanmanın hiç sırası değil. -"Sen beni öldürecek misin kadın?" Aşağıdan bana doğru öyle bir baktı ki gözle görülür biçimde sarsıldım. Kızarmış yanaklarımla birlikte küvetten çıktım. -"Gelmiyor musun?"diye sordum havluya uzanırken. Anında suyun içinden kalktı. Önüme dönüp gülümserken bedenimi havluyla sarmış saçlarımın suyunu ayrı bir havluyla alıyordum. Aynadan kendime baktığım esnada ayaklarım yerden kesildi. Elimdeki havlu yere düşerken hızla boynuna sarıldım. -"Hiç sabrım kalmadı desem..?" Kıkırdayarak yanağını öptüm. -"Islaksın ama." -"Senide ıslatacağım güzelim." Sırtım yatakla buluşurken yanaklarım ısındı. Havlum açılmış bedenim sere serpe gözünün önündeydi. Bakışları tenimi yaladı yuttu diyebilirim. Hiç beklemeden çıplak bedeniyle üstüme geldi ve dudaklarıma uzandı. Bacaklarımın arasında hissettiğim baskıyla inleyerek ona sarıldım. -"Seni istiyorum. Dayanamıyorum." Dudağını dudaklarımla sıkıştırarak çekiştirdim ve nefes almak için uzaklaştım. -"Bende..çok."dedim oldukça güçsüz tonda. Gözleri gözlerimi delip geçiyordu. Dudağımın kenarını öperek yanağıma oradan boynuma indi. Sesli şekilde tenimi solurken iki eliyle dizlerimi tuttu ve yatağa bastırdı. Kalbim adeta avucundaydı. Soluklarımın hızına yetişemiyordum. En sonunda eli kasığıma değdiği gibi yattığım yerde irkilip kaskatı kesildim. Her ne kadar bedenim hücrelerim onu istese bile ve ilkimizi yaşamış olsak dahi bu tür yakınlaşmalar hala bana yabancıydı. -"Sakinleş güzelim." Dudakları kulağıma değerken ıslaklığın hakim olduğu kadınlığıma parmağını sürttü. Dişlerimi sıkarak hafifçe titredim. Ardından kendimi sıkarak bir yere varamayacağımı anladım ve uzanıp boynuna sarılırken sıcacık tenini öptüm. Parmağı ortada kayıp dururken hırıltılı soluklarıyla üstümde kıpırdanıyordu. Dayanacak bir gram mecalim kalmamıştı. -"Hadi.."dedim arzuyla şehvetle. Dudaklarımı dudaklarıyla örttü. Öpüşmemizin ıslak sesi odanın duvarlarına çarparken kalçasını kasıklarıma hızalayıp nefesimi tutmama neden oldu. O gece her şey çok çabuk olmuştu. Şimdi böyle doya doya birbirimize dokunuyor olmamız benim için paha biçilmez bir anıydı. Elini aramıza soktuğunda erkekliğini tuttuğunu hissettim. Gerilmiştim ve öpüşmeye odaklanamıyordum. Ancak asla dudaklarımı çekmeme izin vermeden çekiştirerek öpüyor aklımı bulandırıyordu. Nihayet kavuşma zamanımız geldi dedim içimden. Sert uzvunu ıslaklığıma sürterek buladı. Saniyeler içinde bir anda kendini içime ittirdiğinde inlememiz muhtemelen bahçeden bile duyulmuştur. Rüya gibi. Bulutların üstünde uçmak gibi. -"Yavaş.."dedim inleyişlerimin arasından. İçime çarptıkça yatak sallanıyor gözlerim geriye doğru zevkten kayıyordu. Ne ara dudakları memelerimi bulmuştu hatırlamıyorum. İsmini inledikçe hızını sertliğini arttırıyordu. Artık inlemekten boğazım dahi kurumuştu. Avuç içi mememi yoğururken ağzı boynumu yalayıp geçiyordu. Daha fazla süremedi. Defalarca kez titreyerek yoğun bir rahatlamayla boynuna sıkı sıkı sarıldım. İçimi ılık bir his aldı. Hareketsiz kalıp kadınlığıma erkekliğini bastırarak hırıltılı halde soluğunu vermişti. O gece de böyle düşünmeden birbirimize ait olmuştuk. Tıpkı böyle içimi doldurup kendini bırakmıştı. İçimden dışarıya sızan yoğun sıvıyı hissediyordum. Aşırı derecede hassaslaşmıştım ve hala kadınlığım kasılıyordu. Elim kolum zevkten uyuşmuştu. Kendini üstüme bıraktığı geceden farklı olarak karnım buna izin vermediği için erkekliğini içimden çekti ve güçlü bedenini yanıma bırakarak koynuma sokuldu. Terli tenlerimiz birbirine karıştı. Kolumu kaldırıp elimi sırtına koydum ve yan döndüm. Yorgun zevk dolu sarılmayla soluklarımızın düzene girmesini beklerken hamileliğin vermiş olduğu yorgunlukla farkında olmadan uyuya kalmıştım. • Sabah yüzüme vuran güneş ışığıyla gözlerimi açmak zorunda kaldım. Sırt üstü dönerken bedenime yayılan bir bel ağrısıyla yüzümü buruşturmuştum. Tam yeniden uyumaya niyetlenmiştim ki kalçama değmekte olan sertlikle gözlerim iri iri açıldı. Gece adeta film gibiydi. Yetişkin içerikli bir film. Uyurken bile sertleşmiş olması şaka mı? Kendi içimde inleyerek ona doğru döndüm. Yüzünde gevşemiş bir ifadeyle derin bir uykudaydı. Kollarının arasında olmak ise beni de bir hayli gevşetmişti. Tenim tenine değdikçe içim bir tuhaf oluyordu. Daha şimdi gözümü açmıştım ama karnım kasılmaya tenim gıdıklanmaya başlamıştı. Aramıza koyduğum ellerimi harekete geçirip sağ elimi omzundan sırtına doğru attım. Diğerini yanağına koyup hiç çekinmeden dudaklarını usulca öptüm. Yumuşacık sıcacık teni karşısında tutmakta olduğum soluğumu bırakmıştım. Yeniden öptüm. Gülümsedim. Tanrım ıslanıyorum.. Nefes alışverişim düzensizleşti. Hormonlarıma bağlamaktan utanmadığım azgınlığım yüzümü kızartıyordu fakat bundan hoşlanmıştım. Uykusundan öperek uyandırdığım kocam gözlerini gözlerime bağlayarak ayıldığında dudaklarımı dudaklarına sürter haldeydim. Önce duraksamış ardından bedenimde olan ellerinin tutuşunu sertleştirmişti. -"Günaydın."dedim mırıltıyla. Dudaklarımı seslice öptü. -"Günaydın." Sesi uykulu boğuktu. Çok seksi. Gözlerini kapatıp sırtımı okşadı. Dudaklarımızın birleşeceği esnada odada yankılanan telefon sesiyle irkildim geri kaçtım. Karahan ise hiç duymamış gibi yaparak göğüslerime doğru sokulduğunda gülümseyerek saçlarını okşadım. -"Önemli bir şey olabilir." Göğüs oluğumu öperken omuz silkmişti. Telefon çalmaya devam edince sessiz bir küfür savurup üstümden kalktı. Yorganı attığında gözlerim iri iri geri açıldı. Gerçek mi? Bedeni adeta kalemle çizilmiş bir heykeli andırıyordu. Yanık teniyle ahenk içinde olan kas çizgileri her adımında hareket ederken telefonunu alıp yatağa geri döndü. Erkekliğini görmem ikinci şoku yaşatırken yutkunarak gözlerimi kaçırdım. Utanmasam inlerdim. Gece içimdeydi değil mi? -"Efendim?"diyerek açtı bıkkın bir tonda. Yatağa uzanırken başını göğüslerimin üstüne bırakmıştı. Anında kollarımı ona doladım. -"Ne? Ne diyorsun sen dede?" Daha ellerimi sırtına koyamadan kollarımdan fırlayarak geri kalkınca kaşlarım çatıldı. -"Nerde..nerdeler?!" Yataktan destek alarak doğruldum ve sırtımı başlığa yasladım. Açıkta kalan göğüslerimi örtüyle örterken Karahan'ın öfkeden kararmış gözleri üstümdeydi. -"Ben gelmeden bir şey yapmayın. O it herife söyle beni beklesin onu geberteceğim." Yatağa fırlattığı telefonuyla banyoya girmişti. Soru sormaya fırsat bulamadım. Hali tavrı beni endişelendirirken çıplaklığımı umursamadan yataktan kalktım ve arkasından banyoya girdim. Duş kabinine girmiş suyu açmıştı. -"Karahan ne oldu?" Kendi kendine saydırıp okkalı küfürler ediyordu. -"Sikik piç bunca derdin arasında kız kaçırmış!" Ellerini yüzünde gezdirip avucunun içiyle duvara vurdu. Şok oldum. Yanına yaklaştım. -"Kim? Kim kaçırdı?" Kaçırmak nedir ya? -"Baran." Ağzım o şeklini almıştı. Oha. -"Yok artık! Şaka mı yapıyorsun?" Bakışlarını görünce yanlış konuştuğumu anlayıp sustum. Hararetli soluklarıyla yıkanırken dudaklarımı kemirerek yanına girdim ve cam kapıyı kapattım. -"Anneme küfür ettirecek beni puşt!" -"Sikeyim senin aklını!" Derin bir nefes alıp bana dönmesini beklemeden duvarla arasına sıkıştığımda suyun altında gözlerini açtı. Uzandım ve ellerimi göğsüne koydum. -"Baran düşüncesizlik yapacak birisi değil. Önce onunla konuşup sonra karar ver. Böyle öfkeli yaklaşma." -"Sikerim onu da düşüncesini de!" Yüzümü ifadesizleştirip sakinleşmesi için yüzünü tuttum. -"Karahan..lütfen." Birbirimizi belki pek fazla tanımıyorduk ancak içimden bir ses ona iyi geldiğimi söylüyordu. -"Sakin olur musun? Korkutuyorsun beni."dediğimde gözleri karnıma kaydı. İç çekerek duvara yasladığı ellerini kaldırdı ve belime sararak beni göğsüne yasladı. -"İyi misin sen?" Isınan yüzümü tenine sürtüp başımla onayladım. Boynumu öperek derince kokladıktan sonra karnımın izin verdiği kadar sıkı sıkı sarılmıştı. Beraber uzun sayılmayacak süre zarfında yıkanıp çıktık. Üstüme bir tayt ve ince sweat geçirmiş saçımı kurutmuştum. O esnada çalışanlar eşyalarımızı bavula geri koymuşlardı. Karahan ise sinir küpüydü. Balkonda birileriyle konuşup ağza alınmayacak küfürler ediyordu. Yola çıktığımız zaman sadece gözleri yoldaydı. Sol eli alnında tek elle direksiyonu tutarken ona doğru eğildim ve koluna sarıldım. Sessizce konağa varmıştık. Karnım açlıktan guruldarken konağın karmaşasına dahil olmayarak odamıza kaçmıştım. Her yerden farklı bir bağırış yükseliyordu. Zeren'in yanıma gelmesiyle odaya kahvaltı söylemiş karnımı doyuruyordum. -"Anlayacağın bizim ömürlük düşmanımızdan gelin yapmış olduk." -"Ne olacak şimdi?"diye sordum ağzımdaki lokmayı çiğnerken. -"Bu gece aşiret toplanacak. Sabah konağa gelmişlerdi ama dedem engel oldu. Yani en azından babama olan saygılarından bir şey yapmadılar. Yapabilirler belli olmaz. Büyükler konuşacak." Dizilerde izlediğim olaylara bu şekilde tanık olmak heyecan verici olsa bile içindeyken hoş değildi. -"Benim kocama dokunmasınlar da." Zeren endişeli yüz ifadesinden sonra aniden güldü omzuma vurdu. -"Salak ya."Küçük bir kahkaha daha attı. -"Bu da kocasının derdinde." Güldüm. -"Ne yapıyım yani?" Odada bir süre daha durmuştuk. Karahan'ı özlemiştim. Aynı çatının altında olmamıza rağmen saatlerdir görüşemiyorduk ve artık dayanamadım. Zeren de gitmişti. Mecburen odadan çıkarak alt kata indim. Büyük salondan epey gürültü geliyordu. Fakat Karahan'ın sesi yoktu. O yüzden avluya çıktım. Hava kararmak üzereydi. Bahçede de bir kaç kişi vardı ve nihayet Karahan'ı görebilmiştim. Konağın merdivenlerinden inerken ona doğru ilerlediğim esnada yanındaki Baran'a gözüm gitti. İkisi hararetle konuşurken Karahan yakasından tuttuğu gibi ona vuracakken bir adam araya girdi. Çığlık atmama ramak kalmıştı. -"Karahan?"diye seslendim hemen. Konağın kapısından uzaklaşmadım. Uzaktaydı fakat beni duymuş hemen başını çevirmişti. Kalbim küt küt atarken ellerimi karnıma koydum. -"İçeri geç Helen. Odadan çıkma." Omuzlarımı silktim. -"Seni merak ettim." Etrafa göz gezdirip yanaklarımı tuttu. -"Etraf karışık işler karışık. Ortalıkta gezme." Kalbim endişeyle kasılmıştı. -"O ne demek Karahan? Beni iyice endişelendirme." Ellerini tutup indirdim ve bir adım daha yaklaştım. Alnımı öperek ellerini çekti. -"Endişelenme ben halledeceğim. Ama sen yinede içeri kal." Başımı salladım. -"Sakin kal ve kardeşine kötü davranma. Kendine de dikkat et."diye mırıldandım. Yanından ayrılırken sözünü dinlemek zorunda olduğum için yatak odasına geri dönmüştüm. Aslında çok endişeli ve huzursuzdum ancak oğlumun bana verdiği yorgunlukla uyuya kalmıştım. Geri uyandığımda yatakta üstüm örtülüydü. Muhtemelen Zerrin örtmüştü. Saat kaçtı bilmiyordum. Yalnızca konağa yoğun bir gürültü hakimdi. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra üstüme hırka geçirerek odamdan çıkmış alt kata inmiştim. Mutfağa doğru geçerken Meran hanımın yüksek sesle bağırıp ağlaması tüylerimi ürpertti. Kız kaçırmak kesinlikle normal değildi. Ancak bu kadar ağıt yakılıyorsa bir şeyler yolunda gitmiyordu. Alt katta yer alan başka bir oturma odası daha vardı. Mutfak kapısının yanından inen merdivenler direkt odanın içinde sonlanıyordu. Orada genelde erkekler oturuyordu. Cam kapısı arka bahçeye açılıyordu ve bir hayli büyüktü. Karahan'ın güçlü sesi bağırtı halinde kulağıma gelince mutfaktan geri adım attım. Uğultular yükseliyordu. Böyle gergin stresli ortamlarda bulunmamam gerekirken Karahan'dan dolayı içim içimi yiyordu. -"Hanımağam. Bir şey mi istediniz?" Mutfağın içinden kadın seslenmişti. -"Su alacaktım."dedim karnımı okşayarak. Yeniden mutfağın içine yönelmiştim ki konağı saran bir ses çıktı. Hayatımda ilk kez bir silah patlaması duymuştum ve ağzımdan kaçan çığlığa engel olamadım. Buraya gelmek korkumun yersiz olmadığını o an anladım. • İyi geceler ❤️ Umarım beğendiğiniz bir bölüm olmuştur.. Bir sonraki bölümde görüşürüz❤️
Bölüm 18
K-18
Bölüm sonu
1 yorum
Baran vuruluyor gibi hissettim ellerinize sağlık çok güzel bir bölüm olmuş
