İçeriğe geç

KARAHAN

Bölüm 16 · 9 dk okuma

KARAHAN

Bölüm 16

K-16

• Üstümdeki beyaz kürke iyice sarılırken pek de kapanmayan göğüslerim Karahan'ı çıldırtıyordu. Zeren'e de yeterince küfür ettiği kanısındaydım. Dantel kabarık olmayan bir gelinlikti. Karnımı belli etmeyecek bel yüksekliği olsa bile hafifte olsa oğlum kendini gösteriyordu. Gelinliğin göğüs kısmı giymeden önce açık görünmüyordu. Zeren'e göre ise göğüslerimin büyümüş olması düşünebileceği bir ihtimal değilmişmiş. Haliyle iddialı bir dekolte ile oturuyordum. Bir saat önce hayatımın dönüm noktasını yaşadım. Nikahımız kıyılmıştı. Konağın bir bahçe dolusu insanının önünde Helen Sencer olmuştum. Karnımda tuhaf bir sancı vardı. Üstümde iste manasız bir ağırlık. Kendimi ait hissetmediğim bu yerde bir de yalnız hissediyordum. Kimsem yoktu. Herkes birbiriyle iç içe akraba aile kavramıyla buradayken ben tek başımaydım. Bir tek oğlum vardı. Zeren'in başıma örttüğü beyaz ince şalı düzelttim. Saçlarımı ve makyajımı birlikte yapmıştık. Kendimi övmek huyum değildir ama çok güzel olmuştum. Sevdiğim adamın kolunda,gelinliğin için rüyada gibiydim. Karahan simsiyah bir smokin giyinmişti. Gömleğine kadar siyahtı ve benim dizlerimi titreten bir yakışıklılığa erişmişti. -"İyi misin?" İmam nikahı da kıyılmış bitmişti. Boynumda kollarımda o kadar çok altın taşıyordum ki sırf onlar bile beni yormuştu. -"Yoruldum biraz." Koltuktan yardımıyla kalkarken şalı çıkartıp sehpaya bıraktım. Oda kalabalıktı. Fakat hocanın çıkmasıyla herkes birer birer bahçeye dönmek üzere kapıya yönelmişti. -"Gel gidiyoruz."dedi gözlerini üstümden çekmeden. -"Nereye? İnsanlar var." O kadar kalabalıktı ki ciddi anlamda şaşırmıştım. Ve herkes gayet olağan bir şekilde soğuğa aldırmadan oyun oynuyorlardı. -"Gidince görürsün." Soru sormama fırsat tanımadan koridora çıktık. Çalışan kadınlardan biri iki küçük bavulla yanımıza gelince iyice şaşırdım. -"Oğlum. Dinlenip sabah gitseydiniz." Meran hanım salonun kapısından bize bakıyordu. -"Sorun yok anne. Halide sen onları İrfan'a ver." Etrafında dolaşan adamlardan birisi bavulları alırken konağın avlusunda Yahya ile karşılaştık. İki adım başı mutlaka birisi durdurmuştu. -"Ben bu gece geçiyorum. Gelince görüşürüz artık." El sıkışıp erkeksi sarılmalarını yaptılar. Ardından bana elini uzatınca gülümseyip tokalaştım. -"Tekrar tebrik ederim. İstanbul'da görüşmek üzere." Umarım yakın zamanda. -"Teşekkür ederim iyi yolculuklar."dedim. Bahçe boyunca birileri Karahan'la konuşmak isteyip önümüzü kesiyorlardı. Haliyle yarım saatte ancak bahçeden çıkmıştık. Arabaya oturmamızla rahat bir nefes verdim ve kemerimi bağladım. -"Gece gece nereye gidiyoruz?" Arabayı çalıştırdı. Bu gece ne kadar yakışıklı olduğunun farkında mıydı? -"Dinlenmeye gidiyoruz güzelim." Dudağımı kemirmeye başladım. O ne demek? -"Uzağa mı?" Başını salladı. -"Bir saat kadar." Aslında uyumaya çalışacaktım fakat onu izlemeye öyle dalmıştım ki aklımdan çıktı. -"Karnım acıktı."dedim en sonunda. Midemin süzüldüğünü hissettim. -"Sen en son ne zaman yedin?"diye sordu gözlerini yoldan bir anlık çekip. Omuz silktim. Telaştan yemek yemeyi unutmuştum. Bahçeye yemek dağıtılmıştı fakat et kokusu o kadar yoğundu ki iştahımı kaçırmıştı. -"Galiba kahvaltı."dememle kaşlarını çatarak bana baktı. -"Aferin sana Helen. Niye kendini düşünmüyorsun?"derken telefonuna çıkartmıştı. -"Unuttum."dedim dudaklarımı büzerek. Birisini aramış kulağına getirmişti. -"Hamit yarım saate oradayım. Mutfağa haber ver yemek hazırlasınlar. Etsiz bir şeyler olsun."dedi kapattı. Anında gevşeyip koltukta ona doğru kaydım ve elimi kaslı koluna koydum. Aynı anda başımı yaslamayı ihmal etmedim. -"Nerden bildin?" Bedeni güçlü soluklarıyla hareket halindeydi. -"Yemek dağıtılırken yüzünü ekşitmenden." Tebessüm ettim. -"Aslında et severdim. Ama bazen kokusundan etkilenince yiyemiyorum. Yani hamilelikten sonra oldu."diye açıkladım. -"Canın ne istiyorsa ne çekiyorsa söyle önüne sereyim. Sadece bir daha böyle kendini aç bırakma lütfen." -"Olur."derken midem açlıktan burkuluyordu. Yine de dayanabilirdim. Bir yandan uykum diğer yandan açlığım bastırmış haldeyken sonunda düz bir yola girdik. İki yanda uzun çam ağaçları yükselirken ışıkları yanan bir ev göründü. Muhteşem görünüyordu. Demir kapıyı bir adam açarken Karahan arabayı evin önünde park etti. Arabadan inerken esen sert rüzgarla bedenim titredi. Karahan elini elime kavuşturup beni yönlendirirken ben hala evi inceliyordum. Oldukça büyüktü ve gecenin karanlığına rağmen iç ısıtan bir görüntüsü vardı. -"Burası kimin?"diye sordum. -"Bağ evimiz. Bana ait değil. Arada sırada uğruyoruz." -"Konakla kıyaslayınca küçük ama daha sıcak görünüyor." Kendi yorumumu dile getirmenin gereksiz mahcubiyetini yaşarken Karahan yorum yapmadı. Evin ahşap kapısından içeriye girmemizle sıcak hava yüzüme çarptı. -"Hoş geldiniz ağam. Hayırlı olsun Allah mutlu etsin inşallah." Kapıyı açan kadın ikimize tebessüm edince bende gülümsedim. -"Siz de hoş geldiniz hanımağam." Kim ben mi? -"Hoş bulduk. Teşekkür ederiz."dedim bozuntuya vermeden. -"Masa hazır mı?" Karahan ceketini çıkarırken bende üstümdeki kürkümü çıkartıp kadının uzattığı eline bıraktım. -"Hazır ağam. Hemen servise başlayayım." Masaya oturduğum esnada karşımda yer alan çok sevgili kocamla bakışıyorduk. Aslında kendisi daha çok göğüs dekolteme bakıyordu. -"Gözlerini çeker misin artık?"dedim çorbamı içmeyi bırakıp. -"Çekmeye çalışıyorum olmuyor. Resmen bakılsın diye yapılmış." Omuzlarımı düşürdüm. -"Abartma istersen." Bir şeyler homurdanıyordu ancak karnımı doyurmakla o kadar meşgul ve mutluydum ki onu dinleyemiyordum. Son olarak meyve tabağından iki üç tane çilek yiyip dudaklarımı sildim. -"Çok güzel yedim." Kendi kendime konuştuğumda Karahan gülümseyince bende güldüm. -"Çok acıkmışım ne yapayım.."dedim dudaklarımı büzerek. -"Ye güzelim.İki kişi doyuruyorsun."  Başımla onaylayıp yavaşça ayağa kalktım. -"Şimdi duş almam ve derin bir uykuya dalmam gerekiyor." Masadan kalktığı gibi yanıma ilişti ve ellerini belime koydu. -"Ne uyuması? Erken daha." Telaşıyla geç de olsa jeton düştü ve kafam bir anda alev aldı. -"Şey...hamileyim ya hani ben. Çok yoruldum uykum geldi. Duramam ki nasıl durayım?"dedim masumca. Ellerim gömleğinin yakasında gezintiye çıkmışken farkında olmadan yaklaşmıştık. -"Haklısın. Ne yapalım artık dinlenmeni bekleriz." Ne için pardon? Dudakları yanağıma değince aklım karıştı. Öpücük kondurup açık yakama eğildi ve boyun girintimi de öpüverdi. -"Yıkanmana yardım edebilirim."dedi boğuk sesiyle. Yutkunup ellerimi kullanarak onu hafifçe ittirdim. -"Ee...hiç gerek yok. Sen odayı göster ben hallederim." Bu yorgunlukla ekstra bir yakınlığı bedenim kaldıramayacaktı. Ki henüz zamanı değildi. -"Pekâla nasıl istersen." Modunun düşüşü yüzüne yansırken bana üst kata kadar eşlik etti. Ahşap tavanlı geniş bir odaya girdik. Yalnızca gelinliği çıkarmamda ufak bir yardım istemek zorunda kalmıştım. Onu da hızlıca yapıp beni odada yalnız bırakınca derin bir soluk almış kendimi banyoya atmıştım. Sıcak su üstümden aktıkça omuzlarıma çökmüş ağırlık hafifledi. Makyajımı temizlemiş dişlerimi fırçalamış olarak bornozlu bir şekilde banyodan çıktım. Benim bilgim dahilinde olmadan hazırlanmış küçük bavul kenarda duruyordu. Muhtemelen dolaba yerleşmiş olacağını düşünerek kapaklarını açtım. Gecelik seçimlerine bakarsak Zeren'in parmağı olduğu kesindi. Mümkün olduğunca en kapalısını seçtim. Derin bir v dekoltesi vardı ve göğüs kısmı askılarıyla birlikte dantelden ibaret mini saten bir gecelikti. Altıma külot geçirerek geceliği giyindim. Tam o esnada odanın kapısı tıklatıldı. -"Gelebilirsin." Büyük yatağın örtüsünü çekerek ayak ucuna kadar iteledim. Ardından yorganı açarken gözlerim Karahan'ı takip ediyordu. Soyunuyor mu o? -"Ne yapıyorsun?"diye sordum. Gömleğini yere bırakıp kemerini çözmeye girişti. Yutkunamadım. -"Duş alacağım. Sakıncası mı var?" Başımı sallayıp yatağın içine girdim. Bu yalnız olduğumuz süre içerisinde hormonlarıma zincir vurmam lazımdı. Hormonlar artı içimde büyüyen aşkımla birlikte ona tekrar yenilmeden önce zamana ihtiyacımız vardı ve bunda kararlıydım. O yüzden yatağın içine girip gözlerimi sıkı sıkı yumdum. O içeride yıkanırken ve çırılçıplakken uyuyamam zannediyordum ta ki hamile olduğumu hatırlayana kadar. Uyku öyle tatlı ve yoğundu ki hiç hayır diyemedim. Banyodan çıkmasını bile bekleyemeden uykuya dalıvermiştim. Helen Sencer olarak uyuduğum ilk geceydi. ' Sabah yatağın ortasında yüzümde bir gülümsemeyle uyandığımda etraf daha aydınlık daha bir sıcak geldi. Rahat uyumuş çok güzel dinlenmiştim. Dün gecenin sarsıcı yorgunluğu hiç olmamış gibi mutlu ve gevşemiş hissediyordum. Dikkatlice sırt üstü dönüp unuttuğum ayrıntıyı fark ettim. Pardon ama kocam nerede? -"Karahan?" Bir iki kere seslenmiştim ancak çıt çıkmadı. Banyonun kapalı kapısından da gelen olmadı. Ardından sağ tarafımdaki kapı aralandı. Perde havalandı ve yarı çıplak beyefendi göründü. Göğsüm içe çökerken dudağımı ısırmak zorunda kaldım. -"Nerdeydin?" Sesimi duyar duymaz başını çevirdi. Kapıyı kapatarak bana dönmüştü. -"Uyandın mı? Terastaydım." Sigara kokusuna yüzümü buruşturdum. -"Sabah sabah içmesen olmaz mı?" Yüzü ifadesiz kaldı ve adımlarını banyoya çevirdi. Gelen su sesiyle bir süre bekledim. Tavanı izleyip ellerim karnımda sıcak yatakta yatıyordum. -"Karnın aç mı?" Başımı salladım. -"Henüz değil." -"Hazırlatayım istersen acıkırsın." -"Acıkırsam bayılmam Karahan. Gel yatalım birazcık." Nazlı bir edayla yatakta yan dönüp yorganın arasına kıvrıldım. Göğüs kasları gözümün önünde gerilirken dizini yatağa yaslayıp yorganı kaldırdı ve yanıma girdi. Soğuk ellerinin kollarıma değmesiyle ağzımdan bir çığlık kaçtı. -"Dondum!" -"Pardon güzelim." Ellerini üstümden çekerken dudağımı büküp yavaş yavaş göğsüne doğru kaydım. -"Rahat uyudun mu? Ben çok güzel uyudum."dedim mırıldanarak. Ellerini usul usul geceliğimin üstünden belime doladı ve saçlarımın arasını öptü. -"Bütün gece kollarımdaydın. Sence nasıl uyudum?" Kıkırdadım. Mutlu mutlu güldüm. -"Göbeğimle rahatsız etmiş olmalıyım." Sağ elini karnımın altından belime doğru sararken sol elini kaldırdı ve yüzüme düşen saç tellerimi ittirdi. Tüy kadar hafif dokunuşlarla yanağımdan çeneme indirdiği parmağıyla başımı kaldırdı. Göz göze geldik. Hatta burun buruna. -"Kokun burnumda oldukça güzel bir uyku uyudum. Tek rahatsızlığım az uyumam oldu. Çünkü seni izlemekten uyumaya vakit bulamadım." Yüzüm durgunlaşırken ruhum kanatlandı çırpınarak gökyüzüne ulaştı. İçim sıcacık oluverdi. Hatta duygulandım. -"Gerçekten mi?"diye saf saf sordum. Tatlı bir şekilde gülümseyip başıyla onayladı. -"Ne o karımı izleyemez miyim?" Kalbim şimdi durdu duracak. Ellerimi göğsüne koyup oradan sakallarına çıkarttım ve burnumun ucunu burnuna sürttüm. -"Utanıyorum ama."dedim ciddi bir utanç içinde. Hep onun tarafından sevilme arzulanma hayali kurardım fakat gerçekte olunca hayal gibi olmuyormuş. İnsanın nutku tutuluyormuş. Dudaklarını dudaklarımın üstünde bastırıp çekildi. Hiç beklemeden aralanan dudaklarımla ona kavuştum. Saniyesinde birbirimize olan tutuşumuz sertleşirken dudaklarımız tarumara geçmişti. Yüreğim tir tir titriyordu ve kendimi tamamen ellerine bırakmıştım. Alt dudağını dişlerimin arasında istemsizce ezdiğimde boğuk bir inlemeyle belimi sıktı. Yanaklarım muhtemelen kızarmıştır. Adama saldırdım resmen. -"Gerçek bir gerdek gecesine ne dersin?" Alayla söylediği cümleye haliyle güldüm. Öpmeye devam ederken ensesini okşayarak iyice ona sokuldum. Artık nefesim yetmediğinde geri çekilmek zorunda kaldım. Eli ne ara kalçama gitmişti bilmiyorum fakat geceliğimi sıyırmış kalçamı avuçlamıştı. -"Artık acıktım."dedim uzaklaşması için. Aksi halde birazdan soyunacağım ve hiç istemediğim şeyler yaşanacak. -"Doyurayım güzelim." Avucunu sert bir biçimde etime bastırıp parmaklarıyla sıkınca ağzımdan bir inleme kaçtı. -"Olmaz."dedim dudaklarına doğru. Uzunca öptü. Dili damağımı yalarken göğüs kafesim patlayacak gibiydi. -"İstemiyor musun?"diye sordu soluk soluğa. Nasıl istemem ki delirdin mi?! -"Henüz değil."dedim göğsüne tutunarak. Yatağa sırt üstü yatmamı sağlayıp bacaklarımın arasına girdi. Yanaklarımı,gözlerimi, burnumun ucunu ve çenemi sırayla öperek boynuma eğildi. -"Çok azcık. Bir kerecik." Öyle konuşma işte... Kadınlığım kasılıp sızlarken kısık sesine bile inleyecektim. Dantelden belirginleşmiş sivri meme uçlarım gözlerine takıldı. Ağır ağır geceliğimin askılarını indirirken dudakları iki göğüs aramdaydı. Yutkunarak omzunu tuttum. -"Karahan...yapmasan.." Şey dayanamıyorum da. Ne azgın bir şey oldu bu adam! -"Sadece öpeceğim. Olmaz mı?" Beynimde bir basınç pompası varmış gibi hissediyorum. Zonk zonk bir şey atıyordu. Şişkin memelerimi açığa çıkaracak kadar geceliğimi sıyırmıştı. Aynı anda inlediğimize yemin edebilirim. Bakışlarının koyuluğu bile ıslaklığımı arttırıyordu. -"Çok güzeller." Kurumuş dudaklarımı ıslatırken ellerim yanaklarındaydı. Bilek içlerimi öpüp ellerim başımın iki yanına sabitledi ve üstüme eğildi. Dilini boylu boyunca mememde gezdirdiği an bacaklarımdan bir şey boşaldı. İnleyerek titredim. Başını sağa sola hareket ettirip mememi ağzının içine sıkıştırdı. Meme ucumu diliyle damağı arasına aldığında ise benim için dünya durmuştu. Seslice inledim. Ellerimi çekmek istedim izin vermedi. Kalçamı altında oynatırken hiç masum olmayan isteklerim vardı. Kıvranıyordum yanıyordum. Alev alev hissediyordum. İki memem de ağzından payını almıştı. Dakikalarca işkence etti. Basbaya işkenceydi bu. Isırdı yaladı ve uzun uzun emdi. Oğlumu emzirme hayalimden önce babasını emzirmiş olmuştum. -"Hala istemiyor musun?" Elini bacaklarımın arasına kaydırdığını hissettiğim an onu tuttum. Gözlerim irileşmişti. Şu an çok fazla şekilde azmıştım. İradem sıfırdı ve şuracıkta içime girsin diye yalvaracak kıvama gelmiştim. -"Hayır! Karahan yeter lütfen."dedim. Dudaklarıma bir buse kondurdu. -"O halde zamanı gelince tekrar buluşacağız."dedi kısık ses tonuyla. Üstümden kalkmadan şakağımı ve yanağımı öptü. Kendisi banyoya gittiğinde ben bir hayli halsizdim. Tatmin olmamış sırılsıklam halde kendime gelmeyi beklemiştim. Sonrasında ise birlikte arka bahçede meyve ağaçlarına bakan masada güzel bir kahvaltı yapmıştık. Herkesten uzakta sadece üçümüz mutlu olacağız gibi görünüyordu. • Merhaba herkese iyi geceler❤️ Bir kaç gün daha bekleyip yazabildiğim kadar yazacaktım ama en azından geçen sürenin sonrasında bir şeyler okumak istersiniz diye düşündüm. Bir sonraki bölümde görüşürüz����

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.