ADINI BİLMEDİĞİM KORKU HİKAYESİ PART 6
Odamın camından dışarıyı seyrederken kapının açıldığını duysam da başımı çevirmedim. Artık hiç konuşmuyordum. Buraya getirildiğimden beri sadece hemşireler ve doktorların bana yaptıkları zorunlu şeylere uymaya çalışıyordum. Beynimdeki ses tamamen susmuştu ve ben kendimi içi boşaltılmış bir hayvan gibi hissediyordum. Babamın ve doktorumun haricinde bir ses duyunca kıpırdamadan dinlemeye başladım. Sesin sahibini tanımıştım. Bana o küçük tuhaf odada ilk kez inanan kadının sesiydi bu. Adı neydi?… Hatırlayamadım. Dinlemeye başladım.
“Doktor Bey hastamızın gelişim göstermesine çok sevindik. Ben de size bilgi verip Kaan’ı görmek için ziyaret etmek istedim. Onun katil olduğuna inanmamıştım.”
Bu son cümleyi duyar duymaz onlara doğru döndüysem de bunu fark etmediler. Babam başını sallıyor fakat doktorum benim gibi can kulağı ile kadını dinliyordu. Nefesimi tutup, dinlemeye devam ettim.
“Kaan’ın verdiği bilgiler doğrultusunda emniyetten arkadaşlarımız olayı derinlemesine araştırmaya başladılar. Katil her ne kadar ipucu bırakmamaya çalışmışsa da evde iki farklı ayak izine rastladık. Kurbanın yanındaki kana bulanmış ilk ayak izi Kaan’ındı. Fakat farklı bir ayak izi daha vardı. Adım uzunluğu silik te olsa altmış dört santimetreye denk geliyordu. Bu da katilimizin tahminen bir metre altmış santimetre boyunda olduğuna işaret ediyordu. Kaan benimle konuşurken siyahlar giyinmiş bir kişiden bahsetmişti ve teyzem gibi demişti. Biz de soruşturma gereği tüm akraba, komşu ve aile ile iletişimi olan herkesi sorguya aldık. Sonuçta gördük ki Kaan yanılmamış. Annesini öldüren gerçekten de teyzesiymiş. Sebebi ise, miras davası!”
Bunu hatırlıyordum. Teyzem kendisine haksızlık yapıldığını annemin daha çok pay aldığını söyleyip duruyordu. Oysa ki miras eşit olarak bölüştürülmüş sadece anneannem pırlanta gerdanlığını ve küpelerini ilk çocuğu olan anneme bırakmıştı. Teyzem bir yıl önce annemden kolyeyi istemiş annem ise onun kendisine ait olduğunu söyleyince, tartışma kavgaya dönüşmüştü .