İçeriğe geç

KARA SEANSLAR

Bölüm 27 · 2 dk okuma

KARA SEANSLAR

Bölüm 27

27.BÖLÜM

ADINI BİLMEDİĞİM KORKU HİKAYESİ #3

O kadar hızla başımı sağa sola salladım ki boynum acıdı. Derinlerde bir yerde nerede olduğumu bilsem de bunu kabul etmekte zorlanıyordum. İnkâr edersem kâbusumun sona ereceği gibi bir düşünceye kapılmıştım. Adam ellerini masanın üzerine koyup tekrar aynı soruyu sordu. Bense dilimi yutmuş, sanki ömrümce hiç konuşmamışım gibi ağzımdan kelimeleri çıkartamıyordum. Başımı önüme eğdim, ne yaptığımın bilincinde değildim. Birden sanki bana ait olmayan zayıf bir çocuk sesi ile “Anne” dedim. Buna ben bile şaşırdım, sonrasında ise çok komiğime gitti ve kahkaha ile gülmeye başladım. Karşımdaki adamın önce ellerini sonra kendisini masadan bir adım geriye çektiğini gördüm. Bense hala gülüyordum, beynimdeki ses de bana eşlik ediyor, o da gülüyordu.

Adam bir an öyle kaldıktan sonra masanın üstünden bana yaklaşarak, “Kendine gel, birazdan çocuk psikoloğu ve çocuk şubeden bir memur senin ifadeni almak için gelecekler,” deyince gülmem bıçak gibi kesildi.

Ona baktım. Nasıl bir yüzle baktıysam adam elini uzatarak saçlarımı okşamaya yeltendi. Bense oturduğum sandalyenin üzerine bacaklarımı karnıma çekerek tekrar sallanmaya başladım. İstem dışı gözlerimden yaş akıyordu.

Neden ağladığımı ben anlamamışken, adam şefkatli bir ses tonu ile ”Ağla, kendini sıkma rahatlarsın,” dedi. Neden öyle söylediğini anlamasam da ağlamaya ve sallanmaya devam ettim.

Beynimdeki ses, artık her şeyin bittiğini, korkmamam gerektiğini, bundan sonra birlikte daha neler neler yapacağımızı söylüyordu. Ama ben hala çok korkuyordum. Ellerimle kulaklarımı kapatıyordum. Ben onu duymamaya çalıştıkça o sesini daha çok yükseltiyordu.

Kapı ne zaman açıldı ve kadınla adam ne zaman içeri girdi hiç fark etmemiştim. Gelen kadın omuzuma dokununca korkudan neredeyse sandalyeden düşecek gibi oldum. Bana siyah gözlerini dikmiş, garip bir biçimde bakıyordu. Rahat olmamı ve korkmam için bir sebep bulunmadığını söyleyen sesini sanki rüyadaymışçasına çok uzaktan duyuyordum.

İlk gelen adam odadan çıktı ve elinde bir sandalye ile geri geldi. Kadın bu sandalyeye oturdu, karşıma geçti ve “Birkaç soru soracağım ama istemezsen cevaplamak zorunda değilsin,” dedi. “Benim adım Zeynep, psikoloğum. Senin adın ne?”

Adımı sorunca ürktüm. Beynimin içindeki ses, onun bana zarar vereceğini, sorularına cevap vermemem gerektiğini söylüyordu. Ama söyledim.

Kadın, kendi kendine konuşur gibi, “Güzel, güzel,” diyerek başını salladı. Sonra hafifçe tebessüm ederek, “Kaan buraya gelmeden önce neler yaptığını hatırlıyor musun?” diye sordu.

Bu soruyu sormasıyla birlikte ben yine başımı hızlıca sallayıp gözlerimi kapattım ve kollarımla, karnıma çektiğim bacaklarıma sarıldım. Sallanmam, istemediğim halde şiddetleniyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.